kanunları ile cümle
kanunları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Theodosius kanunlarında bir kanun (C. Th.مرسوم عملي Théodoridés. "law".
Bu yasalar "İngiliz Seyrüsefer Kanunları" (Navigation Acts) olarak adlandırılır.ويسمي البعض هذا القانون بـ"قانون التحرك".
Rusya'nın bir parçası olarak Rusya'daki LGBT kanunlarının çoğu bu bölgede de yürürlüktedir.Como parte da Federação Russa, muita da legislação LGBT da Rússia se aplica a região.
1942'den itibaren kendi öğrencilerine Vichy kanunlarının Fransız hukuk geleneğine aykırı olduğunu öğretmiştir.Ensinava a seus alunos que as leis de Vichy eram contrárias à tradição jurídica Francesa.
İtme, Newton'un ikinci ve üçüncü kanunları tarafından nicel olarak tanımlanan bir tepki kuvvetidir.Em termos da Física, é uma força de reação descrita quantitativamente pelas segunda e terceira leis de Newton.
Boyutlar, Kâinat'ın temel bir özelliği veya başka fiziksel kanunların sonucunda ortaya çıkan bir sonucu mudur?As dimensões são propriedades fundamentais do universo ou um resultado emergente de outras leis da física?
Hükumeti seçme ve devletin kanunlarına karar verme hakkı sadece vatandaşlara ait olacaktır.O direito de fixar a orientação e as leis do Estado é reservado unicamente aos cidadãos.
Sünnetullah: Allah'ın sünneti, tabiat kanunları.Para tanto enfatiza o cumprimento das leis (ordenanças) de Deus.
Merkezi Zürih'te bulunan FIFA, İsviçre Kanunları çerçevesinde kurulmuş bir federasyondur.A IHF está sediada em Basileia e é uma federação estabelecida sob a Lei da Suíça.
Kanunların uygulanmasına ilişkin esasları gösterir.Perguntas surgem quanto à aplicação da lei de direitos autorais.
Bu mezhepler arasındaki farklılığın temeli, Halaha’ya (Yahudilik kanunları) yaklaşımlarıdır.A principal diferença entre esses grupos é a sua abordagem em relação à lei judaica.
Faraday'in elektroliz kanunları aracılığıyla bu temel yükün (e) değerini tahmin edebildi.Ele foi capaz de estimar o valor desta carga elementar e por meio da lei de Faraday da eletrólise.
Bu dönem süresince, Madencilik ve İşgücü Kanunları da devreye konulmuştur.A questão da violência e do trabalho infantil também foi abordada ao longo do programa.
Adaleti sağlayacak kanunların olmasını istemiştir.Vocês deveriam conhecer a justiça.
Devrinde hazırlanan kanunların ve kurulan kurumların büyük kısmı onun elinden çıkmıştı.A maior parte das composições e arranjos foram feitas por ele.
Bu kurallar içinde regl nida kanunları bulunur.Legalmente, é, pois, esta a regra em vigor.
Sokrates'in Spartalıların kanunlarını takdir ettiği bilinmektedir.O próprio Sócrates é retratado elogiando as leis de Esparta e Creta.
7. Yeni Dünya’nın doğa kanunları üzerine.Em 3º lugar ao direito romano.
Ayrıca peygamberlerin kitaplarına, halkına ve kendi şeriat kanunları olanlarına referansdır. ^ "Ey Muhammed!De boeken van Profeten zijn volgens hen geschreven door profeten die de woorden van God hebben gehoord.
Bu kanunlar termodinamiğin kanunlarına benzemektedir.Dit is in strijd met de wetten van de thermodynamica.
4. ve son bölüm doğa kanunları ile iç içe yaşamanın insanlar için ne anlama geldiğini araştırıyor.Het vierde en laatste deel handelt over de geboorte van de gevangenis in de eigenlijke zin.
Bunun sebebi fizik kanunları yapılan gözlemlerin özetidir.Die gebaseerd zijn op de wetten van de fysica.
Termodinamik kanunları (ya da termodinamik yasaları) termodinamiğin temelini oluşturan dört kanun.De vier hoofdwetten van de thermodynamica leggen verbanden tussen de grondbegrippen van de thermodynamica.
Böylece Clarke kanunları bilim kurgu yazımlarda Isaac Asimov`un üç robotkanunların önemine ulaştılar.Robby de robot houdt zich aan De drie wetten van de robotica van Isaac Asimov.
Bu olayın gerçekten bağış mı, yoksa kanunları delmek içim bir plan mı olduğu bugün bilinmiyor.Onbekend is of deze tekst een eigen verzuchting is dan wel een bestaand rijmpje.
Yahudi kanunlarına göre, İsrail’de bir gün, diasporada iki gün olarak kutlanır.In Israël wordt deze zegen elke dag uitgesproken, in de diaspora alleen op feestdagen.
Yahudi kanunları boşanmaya izin verir.Czy Biblia dopuszcza rozwody?.
Justinyen ayrıca eski Roma kanunlarını 12 ciltlik bir kitap halinde toplatmıştır.Istniała już przed kodyfikacją prawa rzymskiego w Ustawie dwunastu tablic.
Ayrıca peygamberlerin kitaplarına, halkına ve kendi şeriat kanunları olanlarına referansdır. ^ "Ey Muhammed!Bóg powoływał kolejnych proroków, a Księga Mormona ma stanowić zbiór ich pism.
1582'de Daugavpils'e Magdeburg kanunları hükümünce haklar verildi.W 1586 wprowadzono prawo magdeburskie.
Bunun sebebi fizik kanunları yapılan gözlemlerin özetidir.Najbardziej istotne, że obserwujemy zapisane w mechanizmie prawa fizyki.
Bu kanunlar termodinamiğin kanunlarına benzemektedir.Podobna zależność występuje przy prawach termodynamiki.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre, her iki taraf ta savaş kanunlarını ihlal etti.Według Human Rights Watch obie strony dopuszczały się łamania praw człowieka.
Tüm maddeler enerjinin bir formudur ve Termodinamik kanunlarına göre işlemektedir.Z punktu widzenia termodynamiki niektóre formy energii są funkcjami stanu i potencjałami termodynamicznymi.
Kriminalistiğin kendi değişmez kanunları yoktur.Piotr nie zna zmieniających się przepisów prawnych.
Kanuni'nin kanunlarını burada yazdırdığı söylenir.Na jego rozkaz powstał nowy kodeks prawny Kanunname.
Basın Özgürlüğü Kanunları 1532 yılında kabul edilmiştir.Ærøskøbing prawa handlowe otrzymał w 1522 roku.
Adaleti sağlayacak kanunların olmasını istemiştir.Sprawiedliwość miała być cechą prawa.
Bu kural da kesin olmayıp çeşitli ülkelerin kanunlarına göre değişiklik göstermektedir.Nie mogą też zmieniać wysokości podatków, jako że są one określane na poziomie kraju w drodze ustawy.
Fizik kanunları bir diğerine göre tek biçimli bir hareketle tüm gözlemciler için aynıdır.De fysikaliska lagarna är desamma för alla observatörer.
Bu devirde çıkarılan Lübeck Kanunları, daha sonra Baltık bölgesindeki 100'den fazla şehirde uygulandı.Lybska rätten som användes för många städer i Östersjöområdet.
Bu kurallar içinde regl nida kanunları bulunur.Genom regional lagstiftning regleras följande förhållanden.
Bu kanunların 100 tane olduğu söylenir.Samma frågor har ställts till 100 personer.
Newton kanunlarıyla kıyaslandığında, bu durum eylemsiz yerçekimini büyük derecede azaltır.Dessa rör sig enligt Newtons lagar långsammare ju längre bort från centrum de befinner sig.
Bu önlemler, Naziler tarafından 1935’te yürürlüğe giren Nürnberg Irk Kanunlarını model almıştı.Denna lag var en föraning av de mera omfattande Nürnberglagarna som kom att antas 1935.
Mişna'da, anti-tefecilik kanunlarından kaçınma metotları da işlenmektedir.BNP vill även riva upp anti-diskrimineringslagstiftning.
Bir başka eski ceza hukuku kaynağı ise Babil hukukunun çekirdeğini oluşturan Hammurabi Kanunları'dır.Den äldsta kända uppteckningen av lagar är Hammurabis lagar som bygger på äldre gammalbabyloniska lagar.
Bu dönem süresince, Madencilik ve İşgücü Kanunları da devreye konulmuştur.Även senare sammanfattningar av lag och praxis gjordes.
Fizik kanunlarının birçok genel özellikleri tanımlanmıştır.Många fysikaliska lagar är proportionaliteter.
Murphy Kanunları'nın tersi Yhprum Kanunu olarak tanımlanır.Golfbana räknas per definition i lagen som terräng.
İlk uygulamalar Hammurabi kanunlarına dayandırılır.Термін широко використовується в законах Хамурапі.
Tartışma sanatının kanunlarından bahsedilir.Автор пише про правила ораторського мистецтва.
Merkezi Zürih'te bulunan FIFA, İsviçre Kanunları çerçevesinde kurulmuş bir federasyondur.ФІФА — асоціація, яка була заснована згідно з законами Швейцарії.
7. Yeni Dünya’nın doğa kanunları üzerine.А далі, закон про землю.
Justinyen ayrıca eski Roma kanunlarını 12 ciltlik bir kitap halinde toplatmıştır.Вони опублікували ще дві таблиці Римського закону, яких стало 12.
1582'de Daugavpils'e Magdeburg kanunları hükümünce haklar verildi.1582 року в Дюнабурзі отримав Магдебурзьке право.
Parlamento tüm kanunları yapma yetkisini elinde tutar.Парламент збирається за повним правом.
Amaç bu kanunların optimal olarak kullanmaktır.Мабуть, слід більш точно враховувати закон оптимальності.
İngiliz kanunlarındaki Tutu yasaları bu istisnadan faydalanmak için yaratılmıştır.Існуюче авторське право в Англії ґрунтується на положеннях цього закону.
Boyutlar, Kâinat'ın temel bir özelliği veya başka fiziksel kanunların sonucunda ortaya çıkan bir sonucu mudur?Чи є розмірність фундаментальною властивістю Всесвіту чи вона є результатом інших фізичних законів?
İlgili Sayfalar