kanunları ile cümle

kanunları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ülkümen ise cevap olarak; “Türk kanunlarına göre ise bütün vatandaşlar eşittir.Ülkümen lui a répondu que « selon la loi turque tous les citoyens sont égaux.
Ayrıca peygamberlerin kitaplarına, halkına ve kendi şeriat kanunları olanlarına referansdır. ^ "Ey Muhammed!Autres : Des messagers, des gardes de nuit et des gens de service.
Hükumeti seçme ve devletin kanunlarına karar verme hakkı sadece vatandaşlara ait olacaktır.Le droit de fixer la direction et les lois de l'État est réservé aux seuls citoyens.
Yahudi kanunları boşanmaya izin verir.Cependant, le Judaïsme admet le divorce.
1935’te Hitler, Nürnberg Kanunlarını getirdi.1935 : adoption des lois de Nuremberg.
Günümüzde de Kepler Kanunları halen geçerlidir.La loi Merlin est encore en vigueur de nos jours.
Bu önlemler, Naziler tarafından 1935’te yürürlüğe giren Nürnberg Irk Kanunlarını model almıştı.Suivirent les lois dites de Nuremberg, en 1935.
Yine kanunların düzenlenmesinde tanrı-merkezcilliği değil insan-merkezcilliği önermektedir.Il ne s'agit pas de nier les valeurs chrétiennes, mais de rendre à l'homme, et non à Dieu, sa place centrale.
Bitki fizyolojisi, bitkilerdeki hayati olayları fizik ve kimya kanunlarına dayanarak inceler.La symbiose de l’ensemble de ces éléments a fait émerger la vie dans le respect des lois physico-chimiques.
Bunun sebebi fizik kanunları yapılan gözlemlerin özetidir.Ceci s'explique grâce aux lois de la physique mécanique.
Böylece Clarke kanunları bilim kurgu yazımlarda Isaac Asimov`un üç robotkanunların önemine ulaştılar.Les trois lois de la robotique dans les romans d'Isaac Asimov.
Arap Ülkelerinde Ticari Marka Kanunları: Ülke Kılavuzları (1998).Leyes de Marcas en los Países Árabes: Guía de Países (1998).
(Feynman) Fizik kanunları bilimsel teorilerden basitliklerinden dolayı ayrılır.(Feynman) Las leyes físicas se distinguen de las teorías científicas por su simplicidad.
Rusya'nın bir parçası olarak Rusya'daki LGBT kanunlarının çoğu bu bölgede de yürürlüktedir.Como parte de la Federación Rusa, muchas de las leyes LGBT de Rusia se aplican en Chechenia.
Bütün eylemsiz çerçevelerde, bütün fizik kanunları aynıdır.En todos los sistemas inerciales, todas las leyes de la física son las mismas.
İngilizce Tercüme, “Arap Ülkelerinin Fikri Mülkiyet Kanunları” (2000).Traducción al Inglés de “Leyes de Propiedad Intelectual de los Países Árabes” (2000).
Bütün eylemsizlik çerçevelerde Newton kanunları ve yerçekimi geçerlidir.En todos los sistemas inerciales, las leyes de Newton y la gravedad se mantienen.
Parlamento tüm kanunları yapma yetkisini elinde tutar.El parlamento reserva el poder de hacer todas las leyes del país.
Uygurlar'ın tabi olması ve kanunların düzenlenmesi.Legislación específica sobre fumigantes y su aplicación.
Fizik kanunları: Gerçek, eninde sonunda geçerlilik düzeninin içinde yer alacaktır.Las leyes físicas son: Verdaderas, al menos en su ámbito de validez.
Böylece Clarke kanunları bilim kurgu yazımlarda Isaac Asimov`un üç robotkanunların önemine ulaştılar.Por ejemplo, sus Tres Leyes de la Sexualidad Robótica parodian las historias de robots de Isaac Asimov.
Yhprum kanunu (İngilizce Yhprum's Law), Murphy Kanunları'nın tersidir (Yhprum = Murphy kelimenin tersi).La ley de Murphy hace referencia a varios artículos : La ley de Milo Murphy La ley de Murphy (película)
Bu olayın gerçekten bağış mı, yoksa kanunları delmek içim bir plan mı olduğu bugün bilinmiyor.Todavía se desconoce si alguien fue realmente ahorcado según esta orden.
Amaç bu kanunların optimal olarak kullanmaktır.Es mi más sincero deseo que este legado sea debidamente ejecutado.
Çoğunluk sisteminden farklı bir sistem de seçim kanunlarıyla getirildi.Además, un nuevo sistema electoral se presentó, con dos votos.
7. Yeni Dünya’nın doğa kanunları üzerine.7 de "TRATADO DEL MEDIO NATURAL".
Kriminalistiğin kendi değişmez kanunları yoktur.Actualmente el escudo carece de cualquier sanción legal.
Ancak Endonezya kanunları LGBT topluluğunu ayrımcılık ve nefret suçlarından korumamaktadır.Palestina no tiene leyes de derechos civiles que protejan a las personas LGBT de la discriminación o el acoso.
Theodosius kanunlarında bir kanun (C. Th.Una legge appartenente al Codice Teodosiano (C. Th.
İngilizce Tercüme, “Arap Ülkelerinin Fikri Mülkiyet Kanunları” (2000).Traduzione in lingua inglese d, “Intellectual Property Laws of the Arab Countries” (2000).
Tripitaka sözcüğü Sanskrit çedir ve üç sepet anlamına gelir, estetik Budist kanunlarına gönderme yapar.La parola tripitaka è sanscrita e significa "tre cesti", con riferimento alle leggi buddhiste dell'estetica.
Örneğin, klinik standartlarına göre ölü sayılan biri Yahudilk kanunlarınca henüz ölmüş sayılmayabilir.Ad esempio, uno che è morto secondo gli standard clinici potrebbe non esserlo secondo la legge ebraica.
Hükûmeti seçme ve devletin kanunlarına karar verme hakkı sadece vatandaşlara ait olacaktır.Il diritto di decidere del Governo e delle Leggi dello Stato può appartenere soltanto ai cittadini.
Bu kanunlar termodinamiğin kanunlarına benzemektedir.Le condizioni di sistema rispettano le leggi della termodinamica.
Ancak Endonezya kanunları LGBT topluluğunu ayrımcılık ve nefret suçlarından korumamaktadır.Non ci sono leggi anti-discriminazione per proteggere la comunità LGBT da molestie e abusi.
VI. Leon, Yunanca bütün Bizans kanunlarını yazdırdı.Leone VI realizzò la codifica completa del diritto bizantino in lingua greca.
Murphy Kanunları ise olaya tersinden yaklaşır: Bir olay mümkünse, gerçekleşir.Ancora, la Legge di Murphy è esprimibile in Italiano come: Se qualcosa potrà andare storto, lo farà.
Tartışma sanatının kanunlarından bahsedilir.Il testo della sentenza menziona l'art.
Atom numarasını ve Moseley kanunları'nı(en) keşfetmiştir.Questo è spiegato dalla legge di Pascal e dalla legge di Laplaces.
Varış zamanı ve fizik kanunlarının varlığı için kaçınılmazdır.Le normali leggi del tempo e della fisica cessano di esistere.
Kanunların uygulanmasına ilişkin esasları gösterir.Assicura l'esecuzione delle leggi.
Pakistan'ın hijab'ı yasaklayan veya yürürlüğe koyan kanunları yoktur.В России нет закона, запрещающего либо ограничивающего бейсджампинг.
Arap Ülkelerinde Ticari Marka Kanunları: Ülke Kılavuzları (1998).«Законы о товарных знаках в арабских странах: руководства», (1998).
İngilizce Tercüme, “Arap Ülkelerinin Fikri Mülkiyet Kanunları” (2000).«Законы об интеллектуальной собственности в арабских странах», английский перевод, (2000).
Bu kanunlar termodinamiğin kanunlarına benzemektedir.Это толкование противоречит законам термодинамики.
1947'de Şirket Kanunlarıyla işçilerin %75'inin maaşlı ve %90'ının Mısırlı olma zorunluluğu getirildi.По закону принятом в 1947 году, не менее 75 % служащих компаний были египетскими гражданами.
Merkezi Zürih'te bulunan FIFA, İsviçre Kanunları çerçevesinde kurulmuş bir federasyondur.ФИФА — международная футбольная федерация, созданная в соответствии с законами Швейцарии.
Kriminalistiğin kendi değişmez kanunları yoktur.Уголовные законы не имеют обратной силы.
Basın Özgürlüğü Kanunları 1532 yılında kabul edilmiştir.В 1855 году был введён закон о свободе печати.
Yahudi kanunları boşanmaya izin verir.Галаха (еврейский закон) допускает разводы.
Temmuz 1959'da Devrim Kanunları Bakanı olarak atandı.После победы Революции в январе 1959 года назначен министром по делам революционной законности.
O zamandan beri çıkarılan koruma kanunlarıyla zamanımızda orada yeniden 20.000 deniz ayısı yaşar.Лишь изданные с тех пор законы, запрещающие охоту на них, позволили популяции вновь возрасти до 20 тысяч.
Konu boşanma olunca, içinde bulunulan ülkenin kanunları, dini kanunlardan önce gelir.Когда брачный возраст ниже по религиозному праву, чем по закону страны, то преобладает закон государства.
Adliye, Şer'iye ve Maliye Kanunları Encümenlerinde çalışmıştır.Продажа их осуществлялась в казначействах и судебных установлениях.
İlk uygulamalar Hammurabi kanunlarına dayandırılır.Он был закреплён уже в законах Хаммурапи.
Kanunları veto edebilir, referanduma sunabilir, parlamentoyu dağıtarak seçimlere gidebilir.Президент может накладывать вето на законы, распускать парламент и назначать выборы.
Pakistan'ın hijab'ı yasaklayan veya yürürlüğe koyan kanunları yoktur.لا يوجد في باكستان قوانين تمنع أو تفرض الحجاب.
Fakat 1901'de James Bryce zevce satış hakkında "İngiliz kanunlarımızda böyle bir hak kesinlikle yoktur" der.يكتب جيمس برايس أنه: "ليس هناك أي أثر لما يضمن حق بيع الأزواج في قانوننا الإنكليزي".
İlk uygulamalar Hammurabi kanunlarına dayandırılır.وتكرر ذكرها في قانون حمورابي .
Çoğu Arap ükesi Yahudilere karşı ayrımcı kanunları yürürlüğe soktu.ومن بين القوانين القديمة التي تم إلغاؤها كانت القوانين القاسية ضد اليهود.
İlgili Sayfalar