Ana içeriğe geç
Sözlük

kanun ile cümle

kanun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bir kanun veya yönetmelik maddesi, bir uluslararası anlaşma hükmü veya yüksek mahkeme kararı olabilir.Może powstać w drodze umowy, orzeczenia sądowego, orzeczenia administracyjnego lub zasiedzenia.
Say kanunu mahreçler kanunu olarak da bilinir.Problematyka absolutorium znana jest również prawu spółdzielczemu.
Sakin bir hayat umarlarken burada da karşılarına çıkan kanunsuzlarla çarpışmak zorunda kalırlar.Oczywiście, gdy nadejdzie już czas zapłaty, razem z winnymi będą musieli cierpieć niewinni.
BGB birçok ülkenin medeni kanununun yapılmasında şablon olarak alındı.Na BGB wzorowano wiele kodeksów cywilnych całego świata.
Kanun önünde eşitlik liberalizmin temel ilkelerinden biridir.Zasada równego traktowania w zatrudnieniu – jest jedną z podstawowych zasad prawa pracy.
Ancak kanun kongreden geçemedi.Nie objęła ona Królestwa Kongresowego.
Bu formüle kare kanunu da denir.Taką formułę nazywa się też formułą atomową.
Bu kural da kesin olmayıp çeşitli ülkelerin kanunlarına göre değişiklik göstermektedir.Nie mogą też zmieniać wysokości podatków, jako że są one określane na poziomie kraju w drodze ustawy.
Erişim tarihi: 24 Mayıs 2013. Emniyet Genel Müdürlüğü resmi sitesinde polis şiddeti Kanunlar ve polis şiddetiUstawa z dnia 24 maja 2013 r. o środkach przymusu bezpośredniego i broni palnej.
Fransız ceza kanunu çevrilerek uygulamaya konuldu.Prawo karne wojskowe opierało się na dekretach francuskich.
Ayrıca Silah Serbestliği Kanunu'nu destekler.Zawieszenie prawa do posiadania broni.
Anayasa kanununa göre görev süreleri kısaltılanlar:Prezydenci, których kadencja została skrócona na mocy ustawy konstytucyjnej:
Başta Musa olmak üzere peygamberler Kanun'un koruyucularıdırlar.Han blir den förste (och ende) faraon av den tjugoåttonde dynastin.
Alman vatandaşlığı kanunu temel olarak jus sanguinis prensibine dayalıdır.Förvärv av finländskt medborgarskap bygger främst på den rättsliga principen om jus sanguinis.
Kanunlar 282 adet yasa içerir.De egentliga lagarna utgör omkring 282 lagparagrafer.
Fizik kanunları bir diğerine göre tek biçimli bir hareketle tüm gözlemciler için aynıdır.De fysikaliska lagarna är desamma för alla observatörer.
484 - Turin Saeros'u öldürür ve Doriath'tan kaçar, kanun kaçaklarına katılır.484: Under sommaren dräper han Saeros, flyr från Doriath och ansluter sig till de laglösa.
Başlıca yasalar arasında Anayasa (1976), Medeni Kanun (1966) ve Ceza Kanunu (1982) sayılabilir.De viktigaste lagarna är konstitutionen från 1976, civilrätten (från 1966) samt strafflagen (från 1982).
Fakat ideal gaz kanunu çoktan elde edilmiş olacaktı.Flera generaliseringar av den ideala gaslagen har gjorts.
Ara sıra kanun dışı tilki avcıları bu kedileri de öldürürler.Även vid illegala rävjakter faller dessa katter ibland offer för jägare.
Bu kanun 1884'te teorik olarak Ludwig Boltzmann tarafından üretildi.Lagen härleddes teoretiskt av Ludwig Boltzmann år 1884.
Bestekâr ve iyi kanûnî idi.Han var en god talare (även på vers) och omtyckt sällskapsmänniska.
Japonya'nın mevcut şirketler hukuku, 30 Aralık 2005 tarihli Ticaret Kanunu'na dayanmaktadır.Roamingavgifterna inom Europeiska unionen är reglerade enligt europeisk lag sedan den 30 juni 2007.
1833: Heinrich Lenz, Lenz Kanununu ileri sürdü.Heinrich Lenz upptäcker Lenz lag.
Arnavutluk; sigara kullanımı kısıtlayan kanunu 2007'de kabul etmiş ancak uygulamada pek başarılı olamamıştır.Albanien införde anti-rökningslagar 2007, men de efterföljs inte strikt.
Bu devirde çıkarılan Lübeck Kanunları, daha sonra Baltık bölgesindeki 100'den fazla şehirde uygulandı.Lybska rätten som användes för många städer i Östersjöområdet.
Bu kurallar içinde regl nida kanunları bulunur.Genom regional lagstiftning regleras följande förhållanden.
Kanun, 1 Ocak 1952'de yürürlüğe girdi.Lagen träder i kraft den 1 januari 1955.
Bu hususta kanun teklifinde bulunacağım" diyordu.Därför har jag gått med på att underteckna lagen".
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (m.Kommentar till lagen om skydd för samhällsviktiga anläggningar m.m..
Kongre kanunu (bakınız 47 U.S.C. § 151 ve 47 U.S.C. § 154) ile kurulmuştur.Han var konsul 471 f.Kr. och 451 f.Kr.
19 Mart - Wyatt Earp, Amerikalı kanun adamı. (ö.19 mars – Wyatt Earp, amerikansk sheriff.
Ancak böyle bir kanun için parlamentoda üçte iki çoğunluk kararı gerekmektedir.Sådana beslut måste fattas med två tredjedels majoritet.
Bu kanunların 100 tane olduğu söylenir.Samma frågor har ställts till 100 personer.
Zorunlu askerlik kanununu onayladı.Den svenska lagen om totalförsvarsplikt antas.
Kanunun türü ne olursa olsun dini içeriklidir.Detta oavsett vad religionen föreskriver om detta.
Büyük Buhran yıllarında çok sayıda bankanın batması sonucu 1933'te Glass-Steagall Kanunu ile kurulmuştur.Av den långa karriären i senaten blev han främst ihågkommen för 1933 års banklag Glass-Steagall Act.
Belki termodinamikte bir kanun bulan bizler at gözlükleriyle bakıyor olabiliriz.En metaforanays gör det möjligt att se något nytt med nya glasögon.
Eyalet 1660 yılında ayrılarak kurulmuş 1864'te vilayet kanunuyla kaldırılmıştır.Självmord avkriminaliseras genom 1864 års lag.
Fakat bu yorum termodinamiğin ikinci kanununu bozmaktadır.Det bryter mot termodynamikens andra lag.
Fakat bunun kanunen imkânsızlığı kendisine anlatıldı.Detta har de berättat om i boken Impossible Love.
Kanuna ek 4 ayrı tarifede yer alan ürünlerin vergilendirilmesi esastır.HO kunde driva enskilda personers ärenden enligt fyra olika lagar.
Newton kanunlarıyla kıyaslandığında, bu durum eylemsiz yerçekimini büyük derecede azaltır.Dessa rör sig enligt Newtons lagar långsammare ju längre bort från centrum de befinner sig.
Hubble kanununun durgun hız ve mesafe arasında temel bir ilişki oluşturduğu düşünülür.Hubbles lag anses vara ett grundläggande samband mellan fjärmande hastighet och avstånd.
Aynı kanunlar geçerlidir.Lagarna är likartade.
Kanunlara uymak, onların test edilemeyeceği anlamına gelmez.Om denna modell inte uppfylls, kan lagarna inte tillämpas.
Bu metropoliten kontluk 1974'te resmen yürürlüğe giren "1972 Yerel İdare Reformu Kanunu" ile kurulmuştur.Maj:t. Detta blev verklighet vid förvaltningsprocessreformen 1972.
Eşcinsellik, 1951'de Ürdün Ceza Kanunu'nun reform edilmesi sonucu ile yasallaştırılmıştı.Strafflagen blev formellt ändrad 1951 för att överensstämma med avskaffandet av dödsstraffet.
Bu Seçim Kanunu'nda gizli oy, açık sayım ve yargı denetimi ilkeleri yerine getirildi.Vid deras enskilda överläggningar fattades de viktiga principbesluten och de reella avgörandena.
Bu önlemler, Naziler tarafından 1935’te yürürlüğe giren Nürnberg Irk Kanunlarını model almıştı.Denna lag var en föraning av de mera omfattande Nürnberglagarna som kom att antas 1935.
Farsça olarak yazılan bu eser Kanuni devrinde 1530 senesinde Türkçeye çevrilmiştir.Detta straff kvarstod med en ny lag år 1528.
Kanun tektir.Förbud enligt lag.
Ancak yabancı futbolcular ile ilgili bir kanundan dolayı anlaşma sağlanamadı.Det blev dock inget av detta på grund av ett importförbud av utländska tränare.
1975 - Yeni İmar Kanunu yürürlüğe girdi.År 1875 trädde den nya lagen om kommunal förvaltningen i kraft.
22 Ocak - Yeni Seçim Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.26 januari – Allmän rösträtt för män införs i Österrike-Ungern .
İlk modern kanunlar 1863'te İngiltere'de yayınlandı.De första patentlagarna stiftades i England 1623.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis’te kabul edildi.451 f.Kr. gav den atenska församlingen sitt tillstånd till detta.
Kanuna göre sağ göğüs üzerine her gün takılır.Den högra pennan markerar varje hel timme.
Seçim kanunu değişiklikleri, yürürlük tarihinden başlayarak 1 yıl içinde olacak seçimlerde uygulanmaz.Om det säkerhetspolitiska läget förändrades skulle full krigsduglighet nås inom ett år.
Mişna'da, anti-tefecilik kanunlarından kaçınma metotları da işlenmektedir.BNP vill även riva upp anti-diskrimineringslagstiftning.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod