Ana içeriğe geç
Sözlük

kanlar ile cümle

kanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Um Gilraens willen hoffe ich, dass das Blut Eures Vaters in Euren Venen fließt.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Dla dobra Gilraeny mam nadzieję, że w twych żyłach płynie krew twego ojca.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Espero por el bien de Gilraen que tu padre tenga sangre en sus venas.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Eu espero pelo bem de Gilraen que o sangue de seu pai corra por suas veias.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.För Gilraens skull hoppas jag... att din faders blod flyter i dina ådror.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Gilraen érdekében remélem, hogy apád vére folyik benned.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Ik hoop voor Gilraen dat uw vaders bloed door uw aderen stroomt.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Jeg håber for Gilraens skyld at din faders blod flyder i dine åre.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.J'éspère, pour le salut de Gilraen, que le sang de votre père coule dans vos veines.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Kvôli Gilraen dúfam, že v tvojích žilách koluje krv tvojho otca.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Kvůli Gilraen doufám, že ve tvých žilách koluje krev tvého otce.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Spero solo che per il bene di Gilraen Il sangue di vostro padre scorra anche nelle vostre vene.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Ελπίζω, για το καλό της Γκιλράεν, το αίμα του πατέρα σου να κυλά στις φλέβες σου.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Думая о благе Гилраэнь, надеюсь, что ты воистину сын своего отца.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.父上に相応しくあられよ もし 民を裏切れば-
Gördüğümüz şu, kanlarında bu ilaca yanıt vermelerine neden olan bir durum mevcut.혈액을 통해 그들의 상태를 확인하고 효과적인 치료제를 처방할 수 있는 겁니다.
Gördüğümüz şu, kanlarında bu ilaca yanıt vermelerine neden olan bir durum mevcut.אנו מבינים שבתוך הדם, מתקיימים אצלם התנאים המאפשרים להם להגיב לתרופה זו.
Gördüğümüz şu, kanlarında bu ilaca yanıt vermelerine neden olan bir durum mevcut.نراها في ذلك الدم، لديها الحالة التي تمكنها من الاستجابة لهذا الدواء.
Gördüğümüz şu, kanlarında bu ilaca yanıt vermelerine neden olan bir durum mevcut.この薬品に反応することができる 条件を持っていると分かります どのタンパク質か分からなくても
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.El aire apestaba a descomposición y pólvora, y la arena estaba empapada con la sangre derramada.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.Ilma haisi mädälle ja ruudille. Hiekka oli veren värjäämää.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.Luften fyldtes med en lugt af forrådnelse og krudt. Sandet opslugte meget blod.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.Luften fylldes med lukt av förruttnelse och krut. Sanden dränktes av blod.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.O ar estava saturado de decadência e pólvora e a areia estava empapada com o sangue que era derramado.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.W powietrzu unosił się odór rozkładu i prochu, a piasek był przesiąknięty przelaną krwią.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.Ο αέρας μύριζε σαπίλα και μπαρούτι, και η γη ήταν μουσκεμένη στο αίμα που είχε χυθεί.
Havada çürüme ve barut kokusu vardı ve kumlar akan kanlarla ıslanmıştı.В воздухе витал запах гнили и пороха, а песок был пропитан пролитой кровью.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Al que golpeaban hasta sangrar cada semana en el baño de los chicos, hasta que una maestra me salvó la vida.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Én voltam az, akit véresre vertek minden héten a fiú WC-ben, amíg egy tanár meg nem mentette az életem.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Jag var killen som slogs blodig varje vecka på pojkarnas toalett, fram tills en lärare räddade mitt liv.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Jeg var den fyr som blev tævet blodig hver uge i drengenes omklædningsrum, indtil én lærer reddede mit liv.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.저는 매주 남자화장실에서 피나도록 얻어 맞았습니다. 한 명의 선생님이 저를 구하기 전까지는 말이죠.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Saya dipukuli sampai berdarah setiap minggu di kamar mandi laki - laki sampai seorang guru menyelamatkan saya.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Tôi là cậu bé bị đánh dã man hàng tuần tại phòng của nam sinh, cho tới khi 1 giáo viên đã cứu sống tôi.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Бях момчето, което го пребиваха всяка седмица в мъжката съблекалня, докато един учител не спаси живота ми.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.Мене били до крові кожного тижня у хлопчачому туалеті, доки одна вчителька не врятувала моє життя.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.אני הייתי זה שקיבל מכות כל שבוע בשרותי הבנים, עד שמורה אחת הצילה את חיי.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.كنت ذلك الشاب الذي ضُرب بدموية كل اسبوع في غرفة الاولاد حتى انقذت حياتي معلمة.
Her hafta, erkekler tuvaletinde kanlar içinde dövülen çocuktum, taa ki bir öğretmen hayatımı kurtarana kadar.血が出るほどボコボコにされていました そんな時 ある教師が私の人生を救ってくれたのです 彼女は 職員室にあるトイレの使用を許可することで
Iraklı Müslümanların kanlarına gömüldü.이라크 이슬람교도들의 피로 물들였습니다.
Iraklı Müslümanların kanlarına gömüldü.טבעה בדמם של המוסלמים העירקים.
Iraklı Müslümanların kanlarına gömüldü.غرق في دماء المسلميين العراقيين
Iraklı Müslümanların kanlarına gömüldü.ビン・ラディンを殺したのは? シール・チーム・6です
Kanlar içindesin.Du har blod överallt.
Kanlar içindesin.Du har blod overalt.
Kanlar içindesin.Estás coberto de sangue.
Kanlar içindesin.Estás cubierto de sangre.
Kanlar içindesin.Jesteś cały we krwi.
Kanlar içindesin.Olet aivan veressä.
Kanlar içindesin.Sei coperto di sangue.
Kanlar içindesin.Ты весь в крови.
Kanlarında yeterli şeker ve bir yemek istediğiniz şekilde geçmek istiyoruz.Det finns inte tillräckligt mycket socker i deras blodomloppet och de vill skicka så de vill ha en måltid.
Kanlarında yeterli şeker ve bir yemek istediğiniz şekilde geçmek istiyoruz.Er is niet genoeg suiker in hun bloed, en ze gaan flauwvallen, dus ze willen eten.
Kanlarında yeterli şeker ve bir yemek istediğiniz şekilde geçmek istiyoruz.왜그러냐면 피에 충분한 당이 돌지 못해서 쓰러질거같은거죠 그래서 밥이막 떙기는 거에요.
Kanlarında yeterli şeker ve bir yemek istediğiniz şekilde geçmek istiyoruz.No hay suficiente azúcar en su torrente sanguíneo y desea pasar modo quieren una comida.
Kanlarında yeterli şeker ve bir yemek istediğiniz şekilde geçmek istiyoruz.Non c'è abbastanza zucchero nel suo sangue e ha bisogno di un pasto.
Kanlarında yeterli şeker ve bir yemek istediğiniz şekilde geçmek istiyoruz.Tidak ada cukup gula dalam aliran darah mereka dan mereka ingin pingsan sehingga mereka ingin makan.
Kanlarında yeterli şeker ve bir yemek istediğiniz şekilde geçmek istiyoruz.V ich krvi je málo cukru a preto chcú jedlo.
Kanlarında yeterli şeker ve bir yemek istediğiniz şekilde geçmek istiyoruz.W jego krwiobiegu jest za mało cukru i nie chce zemdleć, więc musi coś zjeść.
Kanlarında yeterli şeker ve bir yemek istediğiniz şekilde geçmek istiyoruz.意識が飛びそうになるので、食事をとらないといけない。 逆にキャンディーバーを食べれば、「高血糖」になることもある。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod