Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.등대와 그 모든 기구를 해달의 가죽 덮개 안에 넣어 메는 틀 위에 두고
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.Lo pondrán con todos sus utensilios en una cubierta de pieles finas y lo colocarán sobre las varas
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.og de skal lægge den med alt dens Tilbehør i et Dække af Tahasjskind og så lægge det på Bærebøren.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.Og de skal legge den og alt som hører til den, i et dekke av takasskinn og legge det på en bærebør.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.Rồi để chân đèn và hết thảy đồ phụ tùng trong một tấm phủ bằng da cá nược, để lên trên cái sề.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.Rồi để chân đèn và hết_thảy đồ phụ_tùng trong một tấm phủ bằng da cá nược , để lên trên cái sề .
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.să -l pună cu toate uneltele lui într'o învelitoare de piele de viţel de mare; apoi să -l pună pe targă.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.Und sollen um das alles tun eine Decke von Dachsfellen und sollen es auf die Stangen legen.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.и покроют его и все принадлежности его покровом из кож синих, и положат на носилки;
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.и ще турят него и всичките му прибори вътре в покрива от язовски кожи и ще го окачат на лост.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.ונתנו אתה ואת כל כליה אל מכסה עור תחש ונתנו על המוט׃
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.ويجعلونها وجميع آنيتها في غطاء من جلد تخس ويجعلونه على العتلة.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.又 要 把 燈 臺 和 燈 臺 的 一 切 器 具 、 包 在 海 狗 皮 裡 、 放 在 抬 架 上
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.又 要 把 燈臺 和 燈臺 的 一切 器具 、 包在 海狗 皮裡 、 放在 抬 架上
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.E de seus lados sairão seis braços: três de um lado, e três do outro.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Hai bên thân đèn sẽ có sáu nhánh nứt ra , hạ nhánh ở bên nầy và ba nhánh ở bên kia .
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Hai bên thân đèn sẽ có sáu nhánh nứt ra, hạ nhánh ở bên nầy và ba nhánh ở bên kia.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.In šest vej naj se razpenja iz debla njegovega: tri veje od ene strani in tri veje od druge strani svečnika.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.가지 여섯을 등대 곁에서 나오게 하되 그 세 가지는 이편으로 나오고 그 세 가지는 저편으로 나오게 하며
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Kuusi haaraa lähteköön lampun sivuista, kolme haaraa toisesta sivusta ja kolme haaraa toisesta sivusta.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Och sex armar skola utgå från ljusstakens sidor, tre armar från ena sidan och tre armar från andra sidan.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Pada pegangan itu harus dibuat enam cabang, tiga cabang pada setiap sisinya
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Sechs Röhren sollen aus dem Leuchter zu den Seiten ausgehen, aus jeglicher Seite drei Röhren.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Seks armer skal gå ut fra lysestakens sider, tre armer fra den ene side, og tre fra den andre.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Seks Arme skal udgå fra Lysestagens Side, tre fra den ene og tre fra den anden Side.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Vanuit de schacht moeten aan elke zijde drie armen uitsteken, versierd met amandelbloesems.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.וששה קנים יצאים מצדיה שלשה קני מנרה מצדה האחד ושלשה קני מנרה מצדה השני׃
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.وست شعب خارجة من جانبيها. من جانبها الواحد ثلاث شعب منارة. ومن جانبها الثاني ثلاث شعب منارة.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.燈 臺 兩 旁 要 杈 出 六 個 枝 子 、 這 旁 三 個 、 那 旁 三 個
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.燈臺兩 旁 要 杈出 六 個 枝子 、 這旁 三 個 、 那 旁 三 個
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.Ani nezapaľujú sviece nato, aby ju postavili pod nádobu, ale na svietnik, a svieti všetkým, ktorí sú v dome.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.Ani zapalają świecy, i stawiają jej pod korzec, ale na świecznik, i świeci wszystkim, którzy są w domu.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.Aniž rozsvěcují svíce a stavějí ji pod kbelec, ale na svícen; i svítí všechněm, kteříž v domu jsou.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.eikä lamppua sytytetä ja panna vakan alle, vaan lampunjalkaan, ja niin se loistaa kaikille huoneessa oleville.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.en tender heller ikke et lys og setter det under en skjeppe, men i staken; så skinner det for alle i huset.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.사람이 등불을 켜서 말 아래 두지 아니하고 등경 위에 두나니 이러므로 집안 모든 사람에게 비취느니라
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.Şi oamenii n'aprind lumina ca s'o pună supt obroc, ci o pun în sfeşnic, şi luminează tuturor celor din casă.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.Tudi ne prižigajo sveče in je ne devljejo pod mernik, ampak na svečnik: in sveti vsem, ki so v hiši.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.И, зажегши свечу, не ставят ее под сосудом, но на подсвечнике, и светит всем в доме.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.И когато запалят светило, не го турят под шиника, а на светилника, и то свети на всички, които са вкъщи.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.і, засьвітивши сьвічку, не став лять під посудину, а на сьвічнику то й сьвітить вона всїм, хто в хатї.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.גם אין מדליקים נר ושמים אותו תחת האיפה כי אם על המנורה ויאר לכל אנשי הבית׃
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.ولا يوقدون سراجا ويضعونه تحت المكيال بل على المنارة فيضيء لجميع الذين في البيت.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.人 點 燈 、 不 放 在 斗 底 下 、 是 放 在 燈 臺 上 、 就 照 亮 一 家 的 人
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.人 點燈 、 不 放在 斗 底下 、 是 放在 燈臺 上 、 就 照亮 一 家 的 人
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.Apoi să aduci masa, şi să pui pe ea cele rînduite. După aceea, să aduci sfeşnicul, şi să -i aşezi candelele.
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.A vnesieš stôl a upravíš ho podľa poriadku, vnesieš i svietnik a vyložíš a rozsvietiš jeho lampy.
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.Breng daarna de tafel met alle toebehoren naar binnen, zet de kandelaar erbij en steek de lampen aan.
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.Cũng hãy đem bàn đến , chưng_bày các đồ trên bàn cho có thứ_tự , cùng chân đèn và thắp các đèn ;
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.Cũng hãy đem bàn đến, chưng bày các đồ trên bàn cho có thứ tự, cùng chân đèn và thắp các đèn;
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.또 상을 들여 놓고 그 위에 물품을 진설하고 등대를 들여 놓고 불을 켜고
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.Meterás la mesa y la pondrás en orden. Meterás también el candelabro y encenderás sus lámparas
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.Og du skal bringe Bordet ind og ordne, hvad dertil hører, og bringe Lysestagen ind og sætte Lamperne på.
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.Tempatkanlah meja dengan perlengkapannya. Masukkan juga kaki lampu dan pasanglah lampunya
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.Und sollst den Tisch darbringen und ihn zubereiten und den Leuchter darstellen und die Lampen darauf setzen.
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.Vneseš i stůl a zřídíš řád jeho, vneseš také svícen a rozsvítíš lampy jeho.
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.Wstawisz i stół, i porządnie go sporządzisz, wniesiesz także świecznik, i zaświecisz lampy jego.
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.и внеси стол и расставь на нем все вещи его, и внеси светильник и поставь на нем лампады его;
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.והבאת את השלחן וערכת את ערכו והבאת את המנרה והעלית את נרתיה׃
Masayı içeri getir, gereken her şeyi üzerine diz. Kandilliği getirip kandillerini yak.وتدخل المائدة وترتب ترتيبها. وتدخل المنارة وتصعد سرجها.