kandil ile cümle

kandil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.A-rôn bèn làm như vậy; đặt bảy ngọn đèn trên phía trước chân đèn, y như Ðức Giê-hô-va đã phán dặn Môi-se.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.A-rôn bèn làm như_vậy ; đặt bảy ngọn đèn trên phía trước chân đèn , y_như Ðức_Giê - hô-va đã phán dặn Môi-se .
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.I uczynił tak Aaron, a przeciwko świecznikowi zapalił lampy jego, jako był rozkazał Pan Mojżeszowi.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.아론이 그리하여 등불을 등대 앞으로 비취도록 켰으니 여호와께서 모세에게 명하심과 같았더라
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.Аарон так и сделал: на передней стороне светильниказажег лампады его, как повелел Господь Моисею.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.ויעש כן אהרן אל מול פני המנורה העלה נרתיה כאשר צוה יהוה את משה׃
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.ففعل هرون هكذا. الى قدام المنارة رفع سرجها كما امر الرب موسى
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.亞 倫 便 這 樣 行 . 他 點 燈 臺 上 的 燈 、 使 燈 向 前 發 光 、 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 摩 西 的
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.亞倫 便 這樣 行 . 他 點燈臺 上 的 燈 、 使燈 向前 發光 、 是 照 耶和華 所 吩咐 摩西 的
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,chơn đèn , và cái thếp nó bằng vàng_ròng đặng thắp trước nơi chí thánh , theo lệ đã định ;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,chơn đèn, và cái thếp nó bằng vàng ròng đặng thắp trước nơi chí thánh, theo lệ đã định;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,die Leuchter mit ihren Lampen von lauterem Gold, daß sie brennten vor dem Chor, wie sich's gebührt;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,i candelabri e le lampade d'oro da accendersi, come era prescritto, di fronte alla cella
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,in svečnike ž njih svetilnicami, ki naj bi gorele po predpisu pred govoriščem, iz čistega zlata,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,내소 앞에서 규례대로 불을 켤 정금 등대와 그 등잔이며
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,lampunjalat lamppuineen, jotka oli sytytettävä säädetyllä tavalla kaikkeinpyhimmän eteen, puhtaasta kullasta,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,les chandeliers et leurs lampes d`or pur, qu`on devait allumer selon l`ordonnance devant le sanctuaire,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,Lysestagerne med Lamperne, der skulde tændes på den foreskrevne Måde, foran Inderhallen, af purt Guld,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,og lysestakene med sine lamper, som skulde tendes på foreskrevet måte, foran koret - de var av fint gull -
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,os castiçais com as suas lâmpadas, de ouro puro, para arderem perante o oráculo, segundo a ordenança;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,så ock ljusstakarna med sina lampor, som skulle tändas på föreskrivet sätt, framför koret, av fint guld,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,sfeşnicile şi candelele lor de aur curat, cari trebuiau aprinse, după poruncă înaintea Locului prea sfînt,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,svietniky a ich lampy, aby ich rozsvecovali podľa poriadku pred svätyňou svätých, všetko z rýdzeho zlata;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,Także świeczniki, i lampy ich z szczerego złota, aby je rozświecano według obyczaju przed świątnicą;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,Tolikéž svícny i lampy jejich z zlata nejčistšího, aby je rozsvěcovali příslušně před svatyní svatých,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,и светилниците със светилата им, от чисто злато, за да горят пред светилището според наредбата;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,и светильники и лампады их, чтобы возжигать их по уставу пред давиром, из чистого золота;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,ואת המנרות ונרתיהם לבערם כמשפט לפני הדביר זהב סגור׃
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,والمنائر وسرجها لتّتقد حسب المرسوم امام المحراب من ذهب خالص
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,並 精 金 的 燈 臺 、 和 燈 盞 、 可 以 照 例 點 在 內 殿 前
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,並精金 的 燈臺 、 和 燈盞 、 可以 照例點 在 內殿前
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.Hãy truyền cho dân Y-sơ-ra-ên đem dầu ô-li-ve ép, trong sạch, đặng thắp đèn, để giữ cho đèn cháy luôn luôn.
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.이스라엘 자손에게 명하여 감람을 찧어 낸 순결한 기름을 켜기 위하여 네게로 가져 오게 하고 끊이지 말고 등잔불을 켤지며
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.너는 또 이스라엘 자손에게 명하여 감람으로 찧어낸 순결한 기름을 등불을 위하여 네게로 가져오게 하고 끊이지 말고 등불을 켜 되
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.Ngươi hãy truyền cho dân Y-sơ-ra-ên đem đến dầu lọc ô - li-ve ép , đặng thắp đèn cho đèn sáng luôn_luôn .
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.Ngươi hãy truyền cho dân Y-sơ-ra-ên đem đến dầu lọc ô-li-ve ép, đặng thắp đèn cho đèn sáng luôn luôn.
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.ואתה תצוה את בני ישראל ויקחו אליך שמן זית זך כתית למאור להעלת נר תמיד׃
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.צו את בני ישראל ויקחו אליך שמן זית זך כתית למאור להעלת נר תמיד׃
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.اوص بني اسرائيل ان يقدموا اليك زيت زيتون مرضوض نقيا للضوء لإيقاد السرج دائما.
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.وانت تامر بني اسرائيل ان يقدموا اليك زيت زيتون مرضوض نقيا للضوء لاصعاد السرج دائما.
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.你 要 吩 咐 以 色 列 人 、 把 那 為 點 燈 搗 成 的 清 橄 欖 油 拿 來 給 你 、 使 燈 常 常 點 著
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.你 要 吩咐 以色列人 、 把 那 為點燈搗 成 的 清 橄欖油 拿 來給 你 、 使 燈 常常 點著
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.要 吩 咐 以 色 列 人 、 把 那 為 點 燈 搗 成 的 清 橄 欖 油 、 拿 來 給 你 、 使 燈 常 常 點 著
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.要 吩咐 以色列人 、 把 那 為點燈搗 成 的 清 橄欖油 、 拿來給 你 、 使 燈 常常 點著
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;A svícen k svícení s nádobami jeho i lampy jeho, a olej k svícení;
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;A világító gyertyatartót és a hozzá való eszközöket, mécseit, és világító olajt.
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;chân đèn , đồ phụ_tùng , các đèn và dầu thắp đèn ;
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;chân đèn, đồ phụ tùng, các đèn và dầu thắp đèn;
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;den Leuchter, zu leuchten, und sein Gerät und seine Lampen und das Öl zum Licht;
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;el candelabro para la iluminación y sus utensilios, sus lámparas y el aceite para la iluminación
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;il candelabro per illuminare con i suoi accessori, le sue lampade e l'olio per l'illuminazione
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;I świecznik do świecenia z naczyniem jego, i lampy jego, i oliwę do świecenia.
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;kaki lampu untuk penerangan dengan perlengkapannya, lampu dengan minyaknya
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;불 켜는 등대와 그 기구와 그 등잔과 등유와
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;le chandelier et ses ustensiles, ses lampes, et l`huile pour le chandelier;
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;ljusstaken med dess tillbehör och dess lampor, oljan till ljusstaken,
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;Lysestagen med dens Tilbehør, dens Lamper og Olien til Lysestagen,
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;o candelabro para a luz, os seus utensílios, as suas lâmpadas, e o azeite para a luz;
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;og lysestaken og det som hører til den, og lampene og oljen til lysestaken,
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;seitsenhaaraisen lampun kaluineen ja lamppuineen, öljyä seitsenhaaraista lamppua varten,

İlgili Sayfalar