kandil ile cümle
kandil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-cũng làm các hoa, thếp, và nỉa bằng vàng ròng;
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-de bloemdecoraties
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-florile, candelele, şi mucările de aur, de aur foarte curat:
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-i fiori, le lampade e gli spegnitoi d'oro, di quello più raffinato
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-i kvety, lampy a štipce na čistenie taktiež zo zlata, a to bolo najvýbornejšie zlato,
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-I kwiaty, i lampy, i nożyczki złote, które złoto było wyborne;
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-또 순정한 금으로 만든 꽃과 등잔과 화젓가락이며
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-kultaisine kukkalehtineen, lamppuineen ja lamppusaksineen - puhtainta kultaa;
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-Květy také a lampy i utěradla z zlata, a to bylo zlato nejvýbornější.
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-Las flores, las lámparas y las tenazas fueron hechas de oro purísimo
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-les fleurs, les lampes et les mouchettes d`or, d`or très pur;
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-med Blomsterbægrene, Lamperne og Lysesaksene af Guld, ja af det allerbedste Guld,
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-med blomverket, lamporna och lamptängerna av guld -- allt av yppersta guld;
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-og blomstene på dem og lampene og lysesaksene av gull - av det reneste gull -
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-und die Blumen und die Lampen und die Schneuzen waren golden, das war alles völliges Gold;
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-και τα ανθη και τους λυχνους και τας λαβιδας εκ χρυσιου, και τουτο χρυσιον καθαρον
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-и цветы, и лампады, и щипцы из золота, из самого чистого золота,
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-и цветята, светилата и клещите, от злато, и то чисто злато;
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-והפרח והנרות והמלקחים זהב הוא מכלות זהב׃
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-والازهار والسرج والملاقط من ذهب. وهو ذهب كامل.
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-燈 臺 上 的 花 、 和 燈 盞 、 並 蠟 剪 、 都 是 金 的 、 且 是 純 金 的
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-燈臺 上 的 花 、 和 燈盞 、 並蠟 剪 、 都 是 金 的 、 且 是 純金的
‹‹Haruna de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin.››Govóri Aronu in mu reci: Ko prižgeš svetilnice, naj svetijo sedmere svetilnice proti ospredju svečnika.
‹‹Haruna de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin.››Hãy nói cùng A-rôn : Khi nào người đặt các đèn , thì bảy ngọn đèn phải chiếu trên phía trước chân đèn .
‹‹Haruna de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin.››Hãy nói cùng A-rôn: Khi nào người đặt các đèn, thì bảy ngọn đèn phải chiếu trên phía trước chân đèn.
‹‹Haruna de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin.››Hovor Áronovi a povieš mu: Keď rozsvietiš lampy, do popredia svietnika bude svietiť sedem lámp.
‹‹Haruna de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin.››아론에게 고하여 이르라 등을 켤 때에는 일곱 등잔을 등대 앞으로 비취게 할지니라 하시매
‹‹Haruna de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin.››Mluv k Aronovi a rci jemu: Když rozsvěcovati budeš lampy, ven z svícnu sedm lamp svítiti má.
‹‹Haruna de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin.››Powiedz Aaronowi, a rzecz mu: Gdy zapalisz lampy, siedem lamp przeciwko świecznikowi świecić będą.
‹‹Haruna de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin.››Szólj Áronnak és mondd meg néki: Mikor felrakod a mécseket, a gyertyatartó elé világítson a hét mécs.
‹‹Haruna de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin.››דבר אל אהרן ואמרת אליו בהעלתך את הנרת אל מול פני המנורה יאירו שבעת הנרות׃
‹‹Haruna de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin.››كلم هرون وقل له. متى رفعت السرج فإلى قدام المنارة تضيء السرج السبعة.
‹‹Haruna de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin.››你 告 訴 亞 倫 說 、 點 燈 的 時 候 、 七 盞 燈 都 要 向 燈 臺 前 面 發 光
‹‹Haruna de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin.››你 告訴亞 倫說 、 點燈 的 時候 、 七盞燈 都 要 向 燈臺 前面 發光
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.A Áron bude na ňom kadiť kadivo z voňavých vecí, každého rána; keď upraví lampy, vtedy to bude kadiť.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Aäron moet elke morgen als hij de lampen in orde maakt, geurige kruiden op het altaar verbranden.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Aarón quemará incienso aromático sobre él; lo quemará cada mañana cuando prepare las lámparas
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Aaron va arde pe el tămîie mirositoare; va arde tămîie în fiecare dimineaţă, cînd va pregăti candelele;
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Aaron y fera brûler du parfum odoriférant; il en fera brûler chaque matin, lorsqu`il préparera les lampes;
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.A będzie kadził na nim Aaron kadzeniem z wonnych rzeczy na każdy poranek; przygotowawszy lampy, będzie kadził.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Aronne brucerà su di esso l'incenso aromatico: lo brucerà ogni mattina quando riordinerà le lampad
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.I kaditi bude na něm Aron kadidlem z vonných věcí; každého jitra, když spraví světla, kaditi bude.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.In Aron naj zažiga na njem blagodišeče kadilo; vsako jutro, ko pripravlja svetilnice, naj zakadi.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.아론이 아침마다 그 위에 향기로운 향을 사르되 등불을 정리할 때에 사를지며
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Mỗi buổi sớm mai, khi A-rôn làm đèn, sẽ xông hương tại nơi đó.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Mỗi buổi sớm_mai , khi A-rôn làm đèn , sẽ xông hương tại nơi đó .
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Og Aron skal brenne velluktende røkelse på det; hver morgen når han steller lampene, skal han brenne den.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.På det skal Aron brænde vellugtende Røgelse; hver Morgen, når han gør Lamperne i Stand, skal han antænde den.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Setiap pagi pada waktu Harun datang untuk menyiapkan lampu, ia harus membakar dupa harum di atas mezbah itu
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.Und Aaron soll darauf räuchern gutes Räuchwerk alle Morgen, wenn er die Lampen zurichtet.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.И всяка заран Аарон нека кади над него благовонен темян; когато приготвя светилата нека кади с него.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.На нем Аарон будет курить благовонным курением; каждоеутро, когда он приготовляет лампады, будет курить им;
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.והקטיר עליו אהרן קטרת סמים בבקר בבקר בהיטיבו את הנרת יקטירנה׃
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.فيوقد عليه هرون بخورا عطرا كل صباح. حين يصلح السرج يوقده.
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.亞 倫 在 壇 上 要 燒 馨 香 料 作 的 香 . 每 早 晨 他 收 拾 燈 的 時 候 、 要 燒 這 香
‹‹Harun her sabah kandillerin bakımını yaparken sunağın üzerinde güzel kokulu buhur yakacak.亞倫 在 壇上 要 燒馨 香料 作 的 香 . 每 早晨 他 收拾 燈 的 時候 、 要 燒這香
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.Aaron a făcut aşa; a aşezat candelele în partea dinainte a sfeşnicului, cum poruncise lui Moise Domnul.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.Aäron deed dit.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.Aaron fit ainsi; il plaça les lampes sur le devant du chandelier, comme l`Éternel l`avait ordonné à Moïse.
Harun söyleneni yaptı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.A Áron učinil tak, do popredia svietnika rozsvietil jeho lampy, tak ako prikázal Hospodin Mojžišovi.