kandil ile cümle
kandil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.واما الحكيمات فاخذن زيتا في آنيتهن مع مصابيحهن.
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.聰 明 的 拿 著 燈 、 又 豫 備 油 在 器 皿 裡
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.聰明 的 拿著 燈 、 又 豫 備油 在 器皿裡
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.A bláznivé povedaly rozumným: Dajte nám zo svojho oleja, lebo naše lampy hasnú.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.A bolondok pedig mondának az eszeseknek: Adjatok nékünk a ti olajotokból, mert a mi lámpásaink kialusznak.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Ale głupie rzekły do mądrych: Dajcie nam z oleju waszego, boć lampy nasze gasną.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Bláznivé pak opatrným řekly: Udělte nám oleje vašeho, nebo lampy naše hasnou.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Các ngươi dại nói với các ngươi khôn rằng : Xin bớt dầu của các chị cho chúng_tôi , vì đèn chúng_tôi gần tắt .
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Các ngươi dại nói với các ngươi khôn rằng: Xin bớt dầu của các chị cho chúng tôi, vì đèn chúng tôi gần tắt.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Cele nechibzuite au zis celor înţelepte: ,Daţi-ne din untdelemnul vostru, căci ni se sting candelele.`
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Die törichten aber sprachen zu den klugen: Gebt uns von eurem Öl, denn unsere Lampen verlöschen.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.E as insensatas disseram �s prudentes: Dai-nos do vosso azeite, porque as nossas lâmpadas estão se apagando.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.E le stolte dissero alle sagge: Dateci del vostro olio, perché le nostre lampade si spengono
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Ja tyhmät sanoivat ymmärtäväisille: `Antakaa meille öljyänne, sillä meidän lamppumme sammuvat`.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.미련한 자들이 슬기 있는 자들에게 이르되 우리 등불이 꺼져가니 너희 기름을 좀 나눠 달라 하거늘
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Les folles dirent aux sages: Donnez-nous de votre huile, car nos lampes s`éteignent.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Men Dårerne sagde til de kloge: Giver os af eders Olie; thi vore Lamper slukkes.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Men de dårlige sa til de kloke: Gi oss av eders olje! for våre lamper slukner.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Nespametne pa reko modrim: Dajte nam olja svojega, ker naše svetilnice gasnejo.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Och de oförståndiga sade till de förståndiga: 'Given oss av eder olja, ty våra lampor slockna.'
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Y las insensatas dijeron a las prudentes: "Dadnos de vuestro aceite, porque nuestras lámparas se apagan.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Και αι μωραι ειπον προς τας φρονιμους Δοτε εις ημας εκ του ελαιου σας, διοτι αι λαμπαδες ημων σβυνονται.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.А неразумните рекоха на разумните: Дайте ни от вашето масло, защото нашите светилници угасват.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Необачні ж казали до розумних: Дайте нам олії вашої, бо каганці наші гаснуть.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.Неразумные же сказали мудрым: дайте нам вашего масла, потому что светильники наши гаснут.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.ותאמרנה הכסילות אל החכמות תנה לנו משמנכן כי יכבו נרותינו׃
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.فقالت الجاهلات للحكيمات اعطيننا من زيتكن فان مصابيحنا تنطفئ.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.愚 拙 的 對 聰 明 的 說 、 請 分 點 油 給 我 們 . 因 為 我 們 的 燈 要 滅 了
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.愚拙 的 對聰明 的 說 、 請分點 油給 我 們 . 因為 我 們 的 燈要 滅了
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.A kik bolondok valának, mikor lámpásaikat elõvevék, nem vivének magukkal olajat;
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Bláznivé vezmúc svoje lampy nevzaly so sebou oleja;
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Cele nechibzuite, cînd şi-au luat candelele, n'au luat cu ele untdelemn;
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Cuando las insensatas tomaron sus lámparas, no tomaron consigo aceite
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Dårerne toge nemlig deres Lamper, men toge ikke Olie med sig.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.de dårlige tok sine lamper, men tok ikke olje med sig;
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.De oförståndiga togo väl sina lampor, men togo ingen olja med sig.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Die törichten nahmen Öl in ihren Lampen; aber sie nahmen nicht Öl mit sich.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Kelima gadis yang bodoh membawa pelita, tetapi tidak membawa minyak persediaan
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.미련한 자들은 등을 가지되 기름을 가지지 아니하고
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Les folles, en prenant leurs lampes, ne prirent point d`huile avec elles;
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.le stolte presero le lampade, ma non presero con sé olio
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Người dại khi cầm đèn đi thì không đem dầu theo cùng mình .
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Người dại khi cầm đèn đi thì không đem dầu theo cùng mình.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.One głupie wziąwszy lampy swoje, nie wzięły oleju z sobą.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Ora, as insensatas, tomando as lâmpadas, não levaram azeite consigo.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Ty bláznivé vzavše lampy své, nevzaly s sebou oleje.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Tyhmät ottivat lamppunsa, mutta eivät ottaneet öljyä mukaansa.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Zakaj tiste nespametne so vzele svetilnice svoje, olja pa niso vzele s seboj.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Αιτινες μωραι, λαβουσαι τας λαμπαδας αυτων, δεν ελαβον μεθ' εαυτων ελαιον
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Защото неразумните, като взеха светилниците, не взеха масло със себе си.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Котрі необачні, взявши каганці свої, не взяли з собою олїї.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Неразумные, взяв светильники свои, не взяли с собою масла.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.הכסילות לקחו את הנרות ולא לקחו עמהן שמן׃
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.اما الجاهلات فاخذن مصابيحهن ولم ياخذن معهن زيتا.
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.愚 拙 的 拿 著 燈 、 卻 不 豫 備 油
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.愚拙 的 拿著 燈 、 卻 不 豫 備油
Akşamüstü kandilleri yakarken yine buhur yakacak. Böylece huzurumda kuşaklar boyunca sürekli buhur yanacak.또 저녁때 등불을 켤때에 사를지니 이향은 너희가 대대로 여호와 앞에 끊지 못할지며
Akşamüstü kandilleri yakarken yine buhur yakacak. Böylece huzurumda kuşaklar boyunca sürekli buhur yanacak.Tudi ko prižiga svetilnice proti večeru, naj zakadi: neprestano bodi kadilo pred GOSPODOM po rodovih vaših.
Akşamüstü kandilleri yakarken yine buhur yakacak. Böylece huzurumda kuşaklar boyunca sürekli buhur yanacak.ובהעלת אהרן את הנרת בין הערבים יקטירנה קטרת תמיד לפני יהוה לדרתיכם׃
Akşamüstü kandilleri yakarken yine buhur yakacak. Böylece huzurumda kuşaklar boyunca sürekli buhur yanacak.وحين يصعد هرون السرج في العشية يوقده. بخورا دائما امام الرب في اجيالكم.