kandil ile cümle
kandil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.să -l pună cu toate uneltele lui într'o învelitoare de piele de viţel de mare; apoi să -l pună pe targă.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.Und sollen um das alles tun eine Decke von Dachsfellen und sollen es auf die Stangen legen.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.и покроют его и все принадлежности его покровом из кож синих, и положат на носилки;
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.и ще турят него и всичките му прибори вътре в покрива от язовски кожи и ще го окачат на лост.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.ונתנו אתה ואת כל כליה אל מכסה עור תחש ונתנו על המוט׃
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.ويجعلونها وجميع آنيتها في غطاء من جلد تخس ويجعلونه على العتلة.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.又 要 把 燈 臺 和 燈 臺 的 一 切 器 具 、 包 在 海 狗 皮 裡 、 放 在 抬 架 上
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.又 要 把 燈臺 和 燈臺 的 一切 器具 、 包在 海狗 皮裡 、 放在 抬 架上
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.E de seus lados sairão seis braços: três de um lado, e três do outro.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Hai bên thân đèn sẽ có sáu nhánh nứt ra , hạ nhánh ở bên nầy và ba nhánh ở bên kia .
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Hai bên thân đèn sẽ có sáu nhánh nứt ra, hạ nhánh ở bên nầy và ba nhánh ở bên kia.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.In šest vej naj se razpenja iz debla njegovega: tri veje od ene strani in tri veje od druge strani svečnika.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.가지 여섯을 등대 곁에서 나오게 하되 그 세 가지는 이편으로 나오고 그 세 가지는 저편으로 나오게 하며
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Kuusi haaraa lähteköön lampun sivuista, kolme haaraa toisesta sivusta ja kolme haaraa toisesta sivusta.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Och sex armar skola utgå från ljusstakens sidor, tre armar från ena sidan och tre armar från andra sidan.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Pada pegangan itu harus dibuat enam cabang, tiga cabang pada setiap sisinya
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Sechs Röhren sollen aus dem Leuchter zu den Seiten ausgehen, aus jeglicher Seite drei Röhren.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Seks armer skal gå ut fra lysestakens sider, tre armer fra den ene side, og tre fra den andre.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Seks Arme skal udgå fra Lysestagens Side, tre fra den ene og tre fra den anden Side.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.Vanuit de schacht moeten aan elke zijde drie armen uitsteken, versierd met amandelbloesems.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.וששה קנים יצאים מצדיה שלשה קני מנרה מצדה האחד ושלשה קני מנרה מצדה השני׃
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.وست شعب خارجة من جانبيها. من جانبها الواحد ثلاث شعب منارة. ومن جانبها الثاني ثلاث شعب منارة.
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.燈 臺 兩 旁 要 杈 出 六 個 枝 子 、 這 旁 三 個 、 那 旁 三 個
Kandillik üç kolu bir yanda, üç kolu öteki yanda olmak üzere altı kollu olacak.燈臺兩 旁 要 杈出 六 個 枝子 、 這旁 三 個 、 那 旁 三 個
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.a voňavé veci a olej na svetlo a potrebné na olej na pomazávanie a voňavé koreniny na kadivo.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.balsami e olio per l'illuminazione, per l'olio dell'unzione e per l'incenso aromatico
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.dầu thắp đèn , các hương_liệu để_chế dầu xức và dầu thơm .
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.dầu thắp đèn, các hương liệu để chế dầu xức và dầu thơm.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.des aromates et de l`huile pour le chandelier, pour l`huile d`onction et pour le parfum odoriférant.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.e as especiarias e o azeite para a luz, para o óleo da unção e para o incenso aromático.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.en kruiden en olie voor de lampen en voor de zalfolie en het reukwerk.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.Illatozó szert is és olajat, a mécsbe és a kenethez, és fûszereket a füstöléshez.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.in dišav in olja za svetilo in za mazilno olje in za blagodišeče kadilo.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.ja hajuaineita ja öljyä seitsenhaaraista lamppua varten sekä voiteluöljyksi ja hyvänhajuiseksi suitsutukseksi.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.등불과 관유와 분향할 향에 소용되는 기름과 향품을 가져 왔으니
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.Mereka juga membawa rempah-rempah dan minyak untuk lampu, minyak upacara dan dupa yang harum
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.mirodenii şi untdelemn, pentru sfeşnic, pentru untdelemnul ungerii şi pentru tămîia mirositoare.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.og de vellugtende Stoffer og Olien til Lysestagen og til Salveolien og Røgelsen.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.og krydderiene og oljen til lysestaken og til salvings-oljen og til den velluktende røkelse.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.Także rzeczy wonne i oliwę do świecenia, i na olejek pomazywania i na wonne kadzenia.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.Též vonné věci a olej k svícení, a k oleji pomazání, a k vonnému kadidlu.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.und Spezerei und Öl zu den Lichtern und zur Salbe und zum guten Räuchwerk.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.vidare kryddor och olja, till att användas för ljusstaken och smörjelseoljan och den välluktande rökelsen.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.και τα αρωματα, και το ελαιον δια το φως και δια το χριστηριον ελαιον και δια το ευωδες θυμιαμα.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.и ароматите, и маслото за осветление, и за мирото за помазване, и за благоуханния темян.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.также и благовония, и елей для светильника и для составления елея помазания и для благовонныхкурений;
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.ואת הבשם ואת השמן למאור ולשמן המשחה ולקטרת הסמים׃
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.وبالطيب والزيت للضوء ولدهن المسحة وللبخور العطر.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.又 拿 香 料 作 香 、 拿 油 點 燈 、 作 膏 油
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.又 拿 香料 作香 、 拿 油 點燈 、 作 膏油
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.Ani nezapaľujú sviece nato, aby ju postavili pod nádobu, ale na svietnik, a svieti všetkým, ktorí sú v dome.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.Ani zapalają świecy, i stawiają jej pod korzec, ale na świecznik, i świeci wszystkim, którzy są w domu.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.Aniž rozsvěcují svíce a stavějí ji pod kbelec, ale na svícen; i svítí všechněm, kteříž v domu jsou.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.eikä lamppua sytytetä ja panna vakan alle, vaan lampunjalkaan, ja niin se loistaa kaikille huoneessa oleville.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.en tender heller ikke et lys og setter det under en skjeppe, men i staken; så skinner det for alle i huset.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.사람이 등불을 켜서 말 아래 두지 아니하고 등경 위에 두나니 이러므로 집안 모든 사람에게 비취느니라
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.Şi oamenii n'aprind lumina ca s'o pună supt obroc, ci o pun în sfeşnic, şi luminează tuturor celor din casă.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.Tudi ne prižigajo sveče in je ne devljejo pod mernik, ampak na svečnik: in sveti vsem, ki so v hiši.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.И, зажегши свечу, не ставят ее под сосудом, но на подсвечнике, и светит всем в доме.
Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.И когато запалят светило, не го турят под шиника, а на светилника, и то свети на всички, които са вкъщи.