kandil ile cümle

kandil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kandili yakmanı istiyorum.I want you to light the candle.
Kandili yak.Light the candle.
Tom kandili yaktı ve kibriti söndürdü.Tom lit the candle and then blew out the match.
Tom kandili yaktı ve alevine baktı.Tom lit the candle and then stared at its flame.
Tom onun kandillerini yaktı.Tom lighted his candles.
Miraç Kandili'n mübarek olsun.Have a blessed Isra and Mi'raj.
Miraç Kandili'niz kutlu olsun.Have a blessed Isra and Mi'raj.
Berat Kandili'n kutlu olsun.Have a blessed Mid-Sha'ban.
Berat Kandili'niz mübarek olsun.Have a blessed Mid-Sha'ban.
Enstitü, İstanbul'daki Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Kampüsü içinde yer alır.The institute is located within the Kandilli Campus of the Boğaziçi University in Istanbul, Turkey.
Bu kandillerden doğacak yangın riskine karşı birkaç oda yüzlerce su kovası ile doldurulmuştur.To prevent the risks of fire, several rooms were filled with hundreds of water buckets.
Mısır Başbakanı, Hişam Kandil, 16 Kasım’da Gazze’yi ziyaret etti.Egyptian Prime Minister Hesham Qandil visited Gaza on Friday, 16 November.
Kandil, 2011 yılından 2012 yılına kadar önceden Su Kaynakları ve Sulama Bakanı idi.Qandil previously served as Minister of Water Resources and Irrigation from 2011 to 2012.
Kandil aynı zamanda birçok görev daha üstlendi.Walter also held several other positions.
Bu gecelere "Kandil Geceleri" denir.This is the lamp with night light.
Kampüs içinde Kandilli Deprem Müzesi yer almaktadır.Within its campus, the Kandilli Earthquake Museum is located.
1875 yılında gece kitap okumak istiyorsanız Bir kandilinizin ya da gaz lambanızın olması lazım.If you wanted to read in 1875 at night, you needed to have an oil or a gas lamp.
kandil için zeytinyağı, mesh yağıyla güzel kokulu buhur için baharat,oil for the light, spices for the anointing oil and for the sweet incense,
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi olacak.and in the lampstand four cups made like almond blossoms, its buds and its flowers;
Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altından olacak.Their buds and their branches shall be of one piece with it, all of it one beaten work of pure gold.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcanacak.It shall be made of a talent of pure gold, with all these accessories.
masayla takımlarını, saf altın kandillikle takımlarını, buhur sunağını,the table and its vessels, the pure lampstand with all its vessels, the altar of incense,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;oil for the light, spices for the anointing oil and for the sweet incense,
ışık için kandilliği ve takımlarını, kandilleri, kandiller için zeytinyağını;the lampstand also for the light, with its vessels, its lamps, and the oil for the light;
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.and the spice, and the oil for the light, for the anointing oil, and for the sweet incense.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.In the lampstand were four cups made like almond blossoms, its buds and its flowers;
Kandillik için saf altından yedi kandil, fitil maşaları, tablalar yaptı.He made its seven lamps, and its snuffers, and its snuff dishes, of pure gold.
Bütün takımları dahil kandilliğe bir talant saf altın harcandı.He made it of a talent of pure gold, with all its vessels.
RABbin kendisine buyurduğu gibi, RABbin huzurunda kandilleri yaktı.He lit the lamps before Yahweh, as Yahweh commanded Moses.
RABbin huzurunda saf altın kandillikteki kandiller sürekli yanacaktır.››He shall keep in order the lamps on the pure gold lampstand before Yahweh continually.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.They shall put it and all its vessels within a covering of sealskin, and shall put it on the frame.
Çiçek süslemeleri, kandiller, maşalar. -Bunlar saf altındandı.-and the flowers, and the lamps, and the tongs, of gold, and that perfect gold;
Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Yanındaki kandil sönecek.The light shall be dark in his tent. His lamp above him shall be put out.
Kandilinin başımın üstünde parladığı, Işığıyla karanlıkta yürüdüğüm günler,when his lamp shone on my head, and by his light I walked through darkness,
Akılsızlar yanlarına kandillerini aldılar, ama yağ almadılar.Those who were foolish, when they took their lamps, took no oil with them,
Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da aldılar.but the wise took oil in their vessels with their lamps.
Bunun üzerine kızların hepsi kalkıp kandillerini tazelediler.Then all those virgins arose, and trimmed their lamps.
‹‹Akılsızlar akıllılara, ‹Kandillerimiz sönüyor, bize yağ verin!› dediler.The foolish said to the wise, 'Give us some of your oil, for our lamps are going out.'
‹‹Kuşaklarınız belinizde bağlı ve kandilleriniz yanar durumda hazır olun."Let your waist be dressed and your lamps burning.
Toplanmış olduğumuz üst kattaki odada birçok kandil yanıyordu.There were many lights in the upper room where we were gathered together.
Bunlar yeryüzünün Rabbi önünde duran iki zeytin ağacıyla iki kandilliktir.These are the two olive trees and the two lampstands, standing before the Lord of the earth.
Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altındı.Their knops and their branches were of the same: all of it was one beaten work of pure gold.
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nuru, içinde lamba bulunan bir kandile benzer.God is the light of the heavens and the earth.
Parıldadıkça parıldayan bir kandil (güneş) kıldık.And placed a lamp therein brightly burning.
Allah göklerin ve yerin Nur'udur. O'nun nuru, içinde ışık bulunan bir kandil yuvasına benzer.God is the light of the heavens and the earth.
Ve yalımyalım yanan bir kandil yarattık.And placed a lamp therein brightly burning.
Allah, göklerin ve yerin Nur'udur. Onun nurunun örneği, içinde çerağ bulunan bir kandile benzer.God is the light of the heavens and the earth.
Ve Allah'ın izniyle bir davetçi, ışık saçan bir kandil olarak...And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
"Ve Ay'ı, bunlar içinde bir nur yaptı ve Güneş'i bir kandil haline getirdi."And has placed the moon therein, an illumination, and has placed the sun, a lighted lamp?
Bir de parıl parıl parlayan kandil yerleştirdik.And placed a lamp therein brightly burning.
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir.God is the light of the heavens and the earth.
Allah'ın izniyle, bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak (gönderdik).And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
(Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık.And placed a lamp therein brightly burning.
Ve hem de izniyle Allah'a bir davetçi ve nurlar saçan bir kandil (olarak gönderdik).And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
İçlerine ışık saçan bir kandil astık.And placed a lamp therein brightly burning.
O'nun nuru, içinde lamba bulunan bir kandile benzer.The allegory of His light is that of a pillar on which is a lamp.
(Bu kandil) Allah'ın yükseltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir.In houses which God has permitted to be raised, and His name is celebrated therein.
Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip-donattık ve bir koruma (altına aldık).And We decorated the lower universe with lamps, and for protection.
O'nun nuru, içinde ışık bulunan bir kandil yuvasına benzer.The allegory of His light is that of a pillar on which is a lamp.
Onun nurunun örneği, içinde çerağ bulunan bir kandile benzer.The allegory of His light is that of a pillar on which is a lamp.

İlgili Sayfalar