Ama temiz sayılan kanatlı yaratıkların tümünü yiyebilirsiniz.凡 潔 淨 的 鳥 、 你 們 都 可 以 喫
Ama temiz sayılan kanatlı yaratıkların tümünü yiyebilirsiniz.凡 潔淨 的 鳥 、 你 們 都 可以 喫
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.A były dwoiste drzwi u kościoła i u świątnicy.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.A chrám i svätyňa maly po dvoje dverí.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.A dvojnásobní dvéře byly u chrámu i u svatyně,
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Ðền thờ và nơi thành có hai cửa ;
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Ðền thờ và nơi thành có hai cửa;
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Det Hellige havde to Dørfløje;
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.El lugar santo y el lugar santísimo tenían dos puertas
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.És kettõs ajtói valának a szenthelynek és a szentek szentjének,
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Il santuario e il Santo dei santi avevano due porte ciascuno
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.In tempelj in svetišče sta imeli dvojne duri.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.내전과 외전에 각기 문이 있는데
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Le temple et le sanctuaire avaient deux portes.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Och både tempelsalen och det heligaste hade dubbeldörrar.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Og templet og helligdommen hadde to dører.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Ora, a nave e o santuário ambos tinham portas duplas.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Sekä temppelisalissa että pyhimmässä oli kaksoisovet.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Templul şi Locul prea sfînt aveau două uşi.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Und die Türen am Tempel und am Allerheiligsten
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Zowel de centrale ruimte als het Heilige der Heiligen hadden dubbele deuren,
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Και ο ναος και το αγιαστηριον ειχον δυο θυρωματα.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.А храмът и светилището имаха две врати.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.В храме и во святилище по две двери,
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.ושתים דלתות להיכל ולקדש׃
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.وللهيكل وللقدس بابان.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.殿 和 至 聖 所 的 門 、 各 有 兩 扇
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.殿和 至聖所的門 、 各有兩扇
- Annecim ţimdi burada iki tane kanat var. <- Kelebek kanadý gibi mi yani? <- Olabilir..Mommy is here now has two wings ?You mean like butterfly wings
Apollo kurtarma operasyonu esnasında kanatlarına metal bantlar takılanlardı.물고기를 받아먹는 방법을 더 먼저 배운다는 것을 알았죠
Apollo kurtarma operasyonu esnasında kanatlarına metal bantlar takılanlardı.là những con có mang một tấm kim loại trên cánh của chúng từ vụ tràn dầu Apollo Sea sáu năm trước đó.
Apollo kurtarma operasyonu esnasında kanatlarına metal bantlar takılanlardı.היו אלה שהיתה להם את רצועת המתכת על הכנף מאסון האפולו שש שנים מוקדם יותר.
Apollo kurtarma operasyonu esnasında kanatlarına metal bantlar takılanlardı.هي التي على جناحها شريط معدني من عملية (أبوللو) قبلها بست سنوات
Apollo kurtarma operasyonu esnasında kanatlarına metal bantlar takılanlardı.アポロ=シー号作戦で救出された鳥たちです ペンギンたちも やはり過去の事例から
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.ARES는 날개 길이 6.4 m, 동체 길이 5.2 m입니다.
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.ARES are deschiderea aripii: 6,5 m și lungimea: 5 m.
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.ARES có sải cánh 21 feet, dài 17 feet.
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.ARES fait 6,5 m d'envergure, 5 m de long.
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.ARES hat eine Flügelspannweite von 6,50 m und ist 5 m lang.
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.ARES heeft een zes meter spanwijdte en is vijf meter lang.
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.ARES ma rozpiętość skrzydeł 6 m i długość 5 m.
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.ARES tiene 6 metros de envergadura, 5 de largo.
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.ARES има размах на крилата от 21 фута (6,4 м.), 17 фута дължина (5,2 м.)
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.ARES הוא 7 מטר מוטת כנפיים ובערך 6 מטר אורך
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.Lebar sayap ARES 21 kaki, panjangnya 17 kaki.
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.legszélesebb átmérője 2,7 m, az ARES fesztávja pedig 6,5 m, és 5 m hosszú.
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.Το ARES έχει άνοιγμα φτερών 21 πόδια (6,4 μέτρα) και μήκος 17 πόδια (5,18 μέτρα).
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.Размах крыльев Ареса составляет 6.4 метра, а длина 5.2
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.أما مجاز أجنحة - آريس - فيبلغ 17 قدم
ARES'in kanat açıklığı 6.4 metre, uzunluğu 5.2 metre.それをどうやって火星に送り込むのか?
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Ardem de fapt paletele pe măsură ce zburăm.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Během letu v podstatě křídlo hoří.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Di fatto, bruciamo la superficie aerodinamica mentre siamo in volo.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.En esencia, la superficie aerodinámica se quema al volar.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.En fait, on consume le revêtement a mesure qu'on le fait voler
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Estamos a queimar o aerofólio enquanto ele voa.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Im Prinzip verbrennen wir das Flügelprofil während des Flugs.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.In feite verbranden we de vleugel tijdens de vlucht.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.간단히 말하면 비행을 하며 에어포일을 태운다고 말할 수 있죠.
Aslında bununla uçarken kanat yapısını bir nevi yakmış oluyoruz.Repülés közben gyakorlatilag elégetjük a szárnyat.