Ana içeriğe geç
Sözlük

kanat ile cümle

kanat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kanatları vardır.Les ailes.
Uçuşta, büyük beyaz yamalar, mavi ve siyah kanatlarda görünürdür.En vol, de grandes taches blanches sont visibles sur le bleu et le noir des ailes.
Kanat ve kuyruğu kısa boyludur.Le bec et la queue sont courts.
Cephenin sağ kanat birlikleri, 2. Baltık Cephesi kuvvetleriyle birlikte Daugavpils'i geri aldı.Les troupes de l'aile droite du front, en interaction avec les forces du 2e Front balte libérèrent Daugavpils.
Kelimenin anlamı "on şad, on şadlık" ya da "sağ kanat, ülkenin sağı"tır.Someone says « bring me the cup, or ten bear skins or whatever ».
Uçak, dünyanın ilk gemi tabanlı tek kanatlı avcı uçağı olup Mitsubishi A6M Zero'nun da halefidir.Le principal chasseur de l'aéronavale était le très manœuvrable Mitsubishi A6M « Zero ».
Burada sağ kanat oyuncusu olarak oynadı.Il joue au poste de défenseur droit.
Buna ek olarak, vücudu oldukça güçülüdür, ama kanatları değil.Son corps entier est vulnérable, à l'exception de ses ailes.
Garip kanatları vardır.Ils disposent d'anneaux sclérotiques.
Sağ kanat, kumsalda dizilmişti, dolayısıyla daha düz ve alçak arazideydi.La ville s'est étendue sur la rive droite, plus large et plate.
53. Kanat ile."Chair de poule" n° 53.
Kanatlı kediler kedilerLes Chiens sauvages Portail des canidés
Mitsubishi 1MF, Mitsubishi tarafından üretilen Japon yapımı bir çift kanatlı avcı uçağıdır.Le Mitsubishi F-2 est un avion de chasse multirôle japonais construit par Mitsubishi.
Kanatları melek kanatlarını andırır.La polychromie des ailes de l'ange sont similaires.
Kanatları koyu renklidir.Les ailes sont sombres.
Bazı söylencelerde sihirli güçleri olan kanatlı bir atı olduğu söylenir.Elle le soupçonnait notamment de posséder des anneaux dotés de pouvoirs magiques.
Kahverengi bir atı vardır ver bu atın şahin kanatları bulunur.En Yakoutie, le cheval chamanique est doté d'ailes.
Kanatları yoktur.Il ne possède pas d'ailes.
Kanat uçları yuvarlaktır.Les angles extérieurs sont arrondis.
Ve sonra buhar yön değiştirir ve kanatların hızına göreli olan hızını azaltır.La vapeur change ensuite de direction et sa vitesse augmente en fonction de la vitesse des pales.
Fabregas, hem ofansif olarak hem kanatlarda oynayabilen bir göbek oyuncusudur.Pedro Henrique est un joueur offensif pouvant jouer dans les deux couloirs.
Düz uçar, kanat uçları yuvarlak ve esnek olur, kuyruğunu sık sık yelpaze gibi açıp kapar.Remuante, elle agite la queue et les ailes et circule souvent la queue levée.
Bazı çam türlerinde kanatlar körelmiştir (Pinus pinea).Les collines sont couvertes de pins (Pinus brutia).
Kanatları yoktur ama uçabilmektedir.Ils sont incapables de voler mais peuvent tenir des armes.
Ayrıca, kanatlara giren sıvı su türbin milinin taşıyıcı yatağına zarar verebilir.Également, l'eau liquide entrant dans les lames peut endommager les paliers de butée de l'arbre de la turbine.
Cromwell ise sağ kanatta altı buçuk süvari alayının başındadır.L'aile droite est composé de 6 et demi régiments de cavalerie commandés par Cromwell.
İki kanatta süvariler vardı.Il existe deux toques de Cavalaria.
Erişkinlerin kanatlarının ucunda bulunan siyah kısımlar yalnızca uçarken görünür.Les rémiges noires des ailes ne sont pas visibles lorsque les ailes sont repliées.
Uzun ve oldukça geniş kanatları vardır.Elle a des ailes longues et larges.
Uçağın kanatlarının altında yaklaşık 60 kg ağırlığında bomba da taşınabiliyordu.Seulement 30 kg de bombes pouvait être chargées sous les ailes.
Kanat çırparak uçmanın vücut yağını süzülerek uçmaktan 23 kat daha hızlı yaktığı hesaplanmıştır.On estime que le vol battu métabolise en moyenne 23 fois plus de graisse corporelle que le vol ascensionnel.
Diğer iki kolordu ise kanat taarruzları yapacaklarlardır.Quant aux deux autres secteurs ils correspondent à des marais d'eau douce.
Bu familyadaki kuşların uzun ve genil kanatları vardır.Cet oiseau vole bien grâce à ses ailes longues et larges.
Sol ayaklı oyuncu 1.80 boyunda stoper ve sol kanatta görev yapıyor.Il mesure 1,83 m et occupe le poste d'ailier droit.
Aynı zamanda iki büyük siyah tüylü kanatları da vardır.Il a aussi deux bandes blanches plus étroites.
Kanatları ince uzundur.Les ailes sont assez longues.
Yayılan kanatlı altın Amerikalı kel kartallar, yıldızın noktaları arasındadır.Águilas de Oro de América con alas de pie entre los puntos de la estrella.
Sağ kanatta Sir Thomas Fairfax yer almaktadır.A la derecha, el ala de sir Thomas Fairfax se fue peor.
Diğer oğlu Robert Kagan ise halen muhafazakar kanatta aktif politika yapıyor.Otro hijo suyo, Robert Kagan, está también activo en la política conservadora y en relaciones internacionales.
Uçuşta, büyük beyaz yamalar, mavi ve siyah kanatlarda görünürdür.En vuelo se hacen visibles grandes manchas blancas en las alas azul y negro.
Bell X-5, kanatlarının açısını uçuş sırasında ayarlayabilen ilk uçak.El Bell X-5 fue la primera aeronave capaz de cambiar el ángulo de sus alas en vuelo.
Erişim tarihi: 25 Aralık 2018. ^ "Kyoto Animation: Kyōkai no Kanata Anime Is in the Works".Consultado el 27 de abril de 2013. «Kyoto Animation: Kyōkai no Kanata Anime Is in the Works».
Hercules yapılmış en büyük deniz uçağıdır, tarihin en geniş kanatlı ve en yüksey boylu uçağıdır.El Hercules es el hidroavión más grande que ha existido, y es el avión de mayor envergadura de la historia.
Zehirlidir ve kanatlarında kırmızı benekler taşır.Es venenosa y tiene patrones de color rojo en sus alas.
Eylül 1911'de ABD'yi ziyaret edip Henry Farman type III çift kanatlı uçakla uçtu.En septiembre de 1911 Dutrieu viaja a los Estados Unidos con su biplano Henry Farman tipo III.
Kanatları yoktur.No hay paredes.
Sol kanat çökmüştü ve bunu düzeltmeye olanak yoktu.Sin embargo, la escotilla se hundió y no pudo ser recuperada.
Kılavuz kanatlar etkili bir çalıştırma için ayarlanabilir yapıda olabilir.Las posiciones de la cuerda pueden tener que ajustarse para obtener el óvalo completo.
Senato (Fransızca: Sénat ), Fransa Parlamentosu'nu oluşturan üst kanattır.El Senado (Sénat) constituye la cámara alta del Parlamento francés.
2001 Şiddet ve Kutsal, Kanat y.1996 La palabra de salvación y sanación.
Kanatların beyaz yamalar vardır, bunlar uçuş sırasında fark edilir.Posee manchas blancas en las alas, que son evidentes durante el vuelo.
Kanatları ve kuyrukları siyahtır.Las alas y la cola son negras.
Uçak, dünyanın ilk gemi tabanlı tek kanatlı avcı uçağı olup Mitsubishi A6M Zero'nun da halefidir.La empresa también fabricaba aeronaves de otras compañías, como el caza Mitsubishi A6M Zero.
Kapı kanatları orijinaldir.Los laterales son originales.
Kanatlardaki birincil tüyler 11 ve ikincil tüyler yaklaşık 20 kadardır.Tienen las alas largas y anchas con 11 plumas primarias y aproximadamente 20 secundarias.
Kanat oyuncusu olarak oynadı.Juega como volante de armado.
Kanatları dardır, iyi uçamazlar.Mis alas están cerradas y no puedo volar.
Diğer kanat ise MK ismini kullanmaya devam etti.Las ramas de ultramar siguieron utilizando el antiguo nombre KMT.
Bu şarkılar, Ben de Yalnızım Islak Kanatlar ve Uzun Düş'tür.Ejemplos de este ritmo son las canciones El Llanero Solitario y Mi ranchera.
O andan itibaren beni kanatları altına aldı" dedi.En ese momento sentí que estaba tirando una pared con Dios".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod