Senin birkaç saat kanaman olacak.You'll have bleeding for a few hours.
Bir kaza oldu. Bir adam yaralandı. Aşırı kanaması var.There's been an accident. A man is hurt. He's bleeding badly.
Benim kötü bir kanamam var.I'm bleeding badly.
Kanamayı durdurmak için bir şey yapılmalıSomething has to be done to stop the bleeding.
Onun yaralı bacağı tekrar kanamaya başladı.His wounded leg began to bleed again.
Burun kanamamı durduramıyorum.I can't stop my nosebleed.
Kanamayı durdurmak için yara üstüne baskı uygula.Put pressure on the wound to stop the bleeding.
Bir doktor derhal onun sol kolunu kesip çıkardı ve ağır kanamayı durdurdu.A doctor quickly cut off his left arm and stopped the heavy bleeding.
Bugün bir burun kanaması geçirdim.I had a nosebleed today.
Ayak parmağım kanamaya başladı.My toe began to bleed.
Onu bırakırsak, kanamadan ölür.If we leave him, he'll bleed to death.
Kanamayı durduramam.I cannot stop the bleeding.
Sen hiç yazın bir burun kanaması yaşadın mı?Have you ever had a nosebleed in summer?
Tom bir ateşli silah yarasından şiddetli kanama geçiriyordu.Tom was bleeding heavily from a gunshot wound.
Ben on dört yaşındayken babam subaraknoid kanama yüzünden öldü.My father died of a subarachnoid hemorrhage when I was fourteen.
Tom'un iç kanaması var.Tom is bleeding internally.
Kanama durdu.The bleeding has stopped.
Kanamayı durdurabildim.I've managed to stop the bleeding.
Yine kanaman başlamış.You're bleeding again.
Tom beyin kanaması geçirdi.Tom had a stroke.
Kanama Tom'un en büyük sorunu değil.The bleeding isn't Tom's biggest problem.
Yara kanamaya başladı.The wound started to bleed.
Beyin kanaması geçirdik.We had a stroke.
Tom kanamayı durdurmaya çalıştı.Tom tried to stop the bleeding.
Kanamayı durdurmak zorundayız.We have to stop the bleeding.
Bu devam ederse, kanama artacaktır.If this goes on, the bleeding will increase.
Tom ciddi bir şekilde yaralandı ve kanaması vardı.Tom was seriously wounded and bleeding.
Kanamayı hemen durdurmak için yaranın üzerine baskı uygulayın.To stop the bleeding immediately press on the wound.
Yaradan gelen kanama için bir şey yap.Do something for the bleeding from the wound.
Mary'nin Tom'la olan ilk cinsel ilişkisinde kanama olmadı.Mary did not bleed in her first sexual intercourse with Tom.
Sonunda kanamayı durdurduk.We've finally stopped the bleeding.
Onun adet kanaması başladı.She has her period.
Leyla kanamayı durdurmak için ellerini Sami'nin yarasının üstüne koydu.Layla put her hands on top of Sami's wound to stop the bleeding.
Bence kanaman var.I think you're bleeding.
Kanaman mı var?Are you bleeding?
Vücudunuzda sebepsiz morarma ya da kanamalar oluyor mu?Do you have any unexplained bruising or bleeding?
Dişlerinizi fırçalarken diş etlerinizde kanama oluyor mu?Do your gums bleed when you brush your teeth?
Kazada kimsenin burnu kanamadı.No one was injured in the accident.
En son hangi tarihte adet kanamanız başladı?On what date did your last period start?
Bu kanama ilk kez ortaya çıktığında, çok şiddetli olmayabilir.The first time this bleeding occurs, it may not be very severe.
Regl kanaması normal bir kadının hamile olmadığının işareti olarak işlev görür.The flow of menses normally serves as a sign that a woman has not become pregnant.
Kanaması olanların ölüm riski 50% düzeyine ulaşmaktadır.Those who have bleeding have a chance of death as high as 50%.
Bu tip büyük kanamalar genellikle uyku sırasında bir kereden fazla meydana gelir.These types of large hemorrhages tend to happen more than once, often during sleep.
Retinal göz diski ödemi ve fundus kanama ve eksüda, hedef organ hasarının diğer belirtileridir.Retinal papilledema and/or fundal bleeds and exudates are another sign of target organ damage.
Üç ameliyat sonrası Assi'nin beyin kanaması durduruldu.After three surgeries, Assi's brain hemorrhage was halted.
2013 yılında beyin kanaması geçirdi.She died of a cerebral infarction in 2013.
2008'de evlendiği eşi Nursel Kaymaz, geçirdiği beyin kanamasından dolayı 3 Mart 2010'da vefat etti.On his death, unmarried, on 3 February 2008, the baronetcy expired.
Sık sık ve düzensiz görülen ağır adet kanaması menometrorajidir.Heavy menstruation that occurs frequently and irregularly is menometrorrhagia.
Akciğerlerde çok fazla miktarda kanamaya sebep olursa ağır pulmoner hemoraji sendromu adı verilir.If it also causes bleeding into the lungs then it is known as severe pulmonary hemorrhage syndrome.
ICAM-1’in adı Subaraknoid kanama (SAH) hastalığında geçmektedir.ICAM-1 has been implicated in subarachnoid hemorrhage (SAH).
Çatlaklardan hemen sonra kan damarları daralır ve kanamayı durdurur.Soon after fracture, blood vessels constrict, stopping further bleeding.
Clark onu kurtarır ama kanaması vardır.Alicia tries to heal him, but he is bleeding badly.
1970'te beyin kanaması nedeniyle ölmüştür.He died in 1971 due to a brain hemorrhage.
Yaralanmalarda ilk yardım Kanama varsa durdurulur.If there are injuries, render the first medical aid.
Hafif bir kanama olabilir.Possibly a smaller risk of bleeding.
Bilinci tamamen yerinde ama kanama yüzünden bitkin düşüyor gibiydi.He seemed to be perfectly conscious, but was getting exhausted from the hemorrhage.
Hormon tedavisinde aylık adet kanamalarını durdurmak amacıyla adet döngüsü baskılanır.Hormonal therapy is used to suppress the menstrual period to prevent the monthly bleeding.
Bildiğin gibi, eşinin tomografisi intrakranial kanamayı gösterdi.As you know, your wife's CTscan showed intracranial hemorrhaging.
Kanaması var.He's bleeding.
Ben durdurmak sürece "Ey şansı yoktur kanama. ""Thee has no chance, unless I stop the bleeding."