Birilerinin kanaatine mi sundum? Bir hukukçuya mı danıştım?Είχα κάποιον να ψηφίσει; Ή το έριξα στα νομικά;
Birilerinin kanaatine mi sundum? Bir hukukçuya mı danıştım?האם היה לי מישהו שיביע את דעתו? או שפניתי לחוק?"
Birilerinin kanaatine mi sundum? Bir hukukçuya mı danıştım?هل استشرت أحداً ؟ أم استشرت قانونياً ؟
Birilerinin kanaatine mi sundum? Bir hukukçuya mı danıştım?選択肢は他にもいくつかあります
Birilerinin kanaatine mi sundum?Czy posłuchałem czyjejś rady?
Birilerinin kanaatine mi sundum?Est-ce que j'ai fait procéder à un vote ?
Birilerinin kanaatine mi sundum?Habe ich jemanden abstimmen lassen?
Birilerinin kanaatine mi sundum?Ho fatto votare qualcuno?
Birilerinin kanaatine mi sundum?Liet ik erover stemmen?
Birilerinin kanaatine mi sundum?Mình có ai ủng hộ không?
Birilerinin kanaatine mi sundum?Nechal jsem o tom hlasovat?
Birilerinin kanaatine mi sundum?¿Pedí la votación de alguien?
Birilerinin kanaatine mi sundum?Vagy megszavaztattam?
Birilerinin kanaatine mi sundum?Имше ли някой, който да ме посъветва?
Birilerinin kanaatine mi sundum?Попросил кого-то проголосовать?
Bunun dünya üzerinden en güçlü beyinsel sistemlerinden biri olduğuna kanaat getirdim -굉장한 즐거움과 굉장한 슬픔을 느낄 수 있는
Bunun dünya üzerinden en güçlü beyinsel sistemlerinden biri olduğuna kanaat getirdim -הגעתי למסקנה שזו אחת מהמערכות המוחיות העוצמתיות ביותר
Bunun dünya üzerinden en güçlü beyinsel sistemlerinden biri olduğuna kanaat getirdim -و أنا أعتقد أنه واحد من أقوى الأنظمة بالمخ على وجه الأرض
Bunun dünya üzerinden en güçlü beyinsel sistemlerinden biri olduğuna kanaat getirdim -我認為呢個係地球上最勁嘅大腦系統
Bunun dünya üzerinden en güçlü beyinsel sistemlerinden biri olduğuna kanaat getirdim -最も力強い脳のシステムなのだと思っています
Çevrimiçi yaşam. İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.온라인 삶. 따라서 저는 그것이 가능한 비전이라고 생각합니다.
Çevrimiçi yaşam. İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.La visione di una vita online, dunque, penso sia possibile.
Çevrimiçi yaşam. İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.Online leben, ich denke diese Vision ist realisierbar.
Çevrimiçi yaşam. İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.החיים המקוונים. אז אני חושב שזה חזון אפשרי.
Çevrimiçi yaşam. İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.الحياة على الانترنت ,لذا انا اعتقد انه رؤية ممكنة
Çevrimiçi yaşam. İşte bu kanaatimce olası bir vizyon.必要な事は
Dünya'daki en baskın ülke - ki bunun Çin olacağı kanaatindeyim -가장 영향력이 있는 나라가, -- 저는 중국이 될 것이라고 생각하는데 --
Dünya'daki en baskın ülke - ki bunun Çin olacağı kanaatindeyim -lần đầu tiên trong kỷ nguyên hiện đại, nước thống trị trên thế giới-- mà tôi cho rằng đó sẽ là Trung Quốc--
Dünya'daki en baskın ülke - ki bunun Çin olacağı kanaatindeyim -המדינה הדומיננטית בעולם שלדעתי, סין עתידה להיות,
Dünya'daki en baskın ülke - ki bunun Çin olacağı kanaatindeyim -سوف تكون الدولة المسيطرة على العالم والتي اظن انها الصين
Dünya'daki en baskın ülke - ki bunun Çin olacağı kanaatindeyim -私は中国になると思っているのですが それが西欧から
Esas sorun, Prenses olduğuna nasıl kanaat getirildiği halka açıklanmadı.A hercegnő felkutatásának módja sem került a nyilvánosság elé.
Esas sorun, Prenses olduğuna nasıl kanaat getirildiği halka açıklanmadı.Το βασικό πρόβλημα είναι... η διαδικασία με την οποία βρέθηκε η πριγκίπισσα δεν αποκαλύφθηκε στο κοινό.
Esas sorun, Prenses olduğuna nasıl kanaat getirildiği halka açıklanmadı.طريقة ايجاد الاميرة لم تعلن للعامة
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Ale pomaly mi začalo svitať, že sa tu deje niečo pomerne zvláštne.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Dar incet-incet am inceput sa-mi dau seama ca ceva special se intampla.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.De a poco me di cuenta que algo mas bien especial estaba pasando.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Doch langsam begann es mir zu dämmern, dass da etwas ziemlich ungewöhnliches vor sich ging.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Hitaasti aloin kuitenkin ymmärtää, että jotain hyvin erikoista tapahtui.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.하지만 천천히 깨닫게 되었습니다. 뭔가 특별한 일이 일어나고 있다고요.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Lassan azonban sejteni kezdtem, hogy valami igazán különleges történik.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Maar langzaam begon het me te dagen, dat er iets nogal speciaals aan de hand was.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Mais lentement ça a commencé à m'intriguer. Quelque chose d'assez spécial se passait.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Ma lentamente ho realizzato che stava succedendo qualcosa di particolare.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Men langsomt begyndte det at trænge ind for mig, at noget temmelig specielt skete.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Nhưng dần dần có gì đó khá đặc biệt đang xảy ra.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Αλλά σταδιακά συνειδητοποίησα, πως κάτι πολύ σημαντικό συνέβαινε.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Но бавно започна да ми просветва, че се случваше нещо доста специално.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.אבל אט אט החל מתחוור לי, שמשהו די מיוחד מתרחש.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.ولكن ببطىء اتضح لي، أن شيئاً متميزاً جداً يحدث.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.見え始めてきました トンボの産卵には淡水が必要不可欠だからです
Hiçbirinizin kanaatlerimden şüphe duyacağınızı düşünmüyorum.Myślę, że jeśli to konieczne wprowadzimy żelazną dyscyplinę.
Hiçbirinizin kanaatlerimden şüphe duyacağınızı düşünmüyorum.Nemyslím si, že kdokoli z vás může pochybovat o mých záměrech.
Hiçbirinizin kanaatlerimden şüphe duyacağınızı düşünmüyorum.Pravim, da če je potrebno, bomo uvedli železno disciplino.
Hiçbirinizin kanaatlerimden şüphe duyacağınızı düşünmüyorum.Δεν νομίζω ότι κάποιος από εσάς μπορεί να αμφισβητήσει τις πεποιθήσεις μου.
Hiçbirinizin kanaatlerimden şüphe duyacağınızı düşünmüyorum.Не мисля, че някой от вас може да се усъмни в моите убеждения.
Hisse değerinin daha fazla düşemeyeceğini kanaatine varsınNemyslím si, že by akcie klesala ještě více.
Hisse değerinin daha fazla düşemeyeceğini kanaatine varsınこの日をday10と呼びましょう。
İnsan beyninden bahsetmeden önce, size kanaatimce dünyanın en güçlü aşk şiirini okumak isterim.인간의 뇌에 대한 이야기를 시작하기 전에, 사랑에 관한 시를 한 수 읊어드리려고 합니다. 이 시는 세상 그 어떤 사랑 노래보다 아름답고 강력한 것 같습니다.
İnsan beyninden bahsetmeden önce, size kanaatimce dünyanın en güçlü aşk şiirini okumak isterim.Preden začnem govoriti o možganih, vam želim prebrati najmočnejšo ljubezensko pesem na svetu.