Ana içeriğe geç
Sözlük

kana ile cümle

kana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kanada'da hangi diller konuşuluyor?What languages are spoken in Canada?
Düşünmek için zamanım yoktu. Kanaate dayalı karar almak zorundaydım.I didn't have time to think. I had to make a judgment call.
O beni kanatlarının altına aldı ve bildiği her şeyi bana öğretti.She took me under her wing and taught me everything she knows.
Boş zamanımda Kanada geyiği avlarım.I hunt elk in my leisure-time.
Keşke kanatlarım olsa!If only I had wings!
Birleşik Devletler, Kanada ile sınırdaştır.The United States is next to Canada.
Onlar onun Kanada'ya gitmesine yardımcı oldu.They helped him get to Canada.
Onların Kanada'ya geçmeleri için izin verilmedi.They were not permitted to cross into Canada.
Bir yerel televizyon kanalı için video çekti.He took the video to a local TV station.
Kanada da savaş için hazırlanmaya başladı.Canada, too, began to prepare for war.
Kanadalı yetkililer, her insanın malzemelerini tarttı.Canadian officials weighed the supplies of each man.
Bir doktor derhal onun sol kolunu kesip çıkardı ve ağır kanamayı durdurdu.A doctor quickly cut off his left arm and stopped the heavy bleeding.
Anlaşma, Amerika Birleşik Devletleri'ne bir kanal bölgesi verdi.The treaty gave the United States a canal zone.
Kanada'da suç oranı düşüyor.The crime rate is decreasing in Canada.
Beş yıldır Kanada'da yaşıyorum.I've been living in Canada for five years.
Kanayıncaya kadar dilimi ısırdım.I bit my tongue until it bled.
Bu karınca kraliçedir; kanatları olduğunu görmüyor musun?This ant is the queen; don't you see she has wings?
Kanalizasyonlar ile ilgili sorun olmasaydı, biz zaten evi inşa etmiş olurduk.If it weren’t for the problem with the sewers, we would already have built the house.
Şu kana susamış köpeklerden kendilerini korumak için onlar bahçeye koştular.They ran into the garden to save themselves from those blood-thirsty hounds.
Marcel çok sıkı çalışsa da yılda yalnızca 30.000 Kanada doları kazanıyor.Even though Marcel works hard, he only earns 30 000 Canadian dollars per year.
Kapıyı açtığımda onu çıplak buldum, kanapede uzanmıştı.When I opened the door, I found her naked, stretched on the sofa.
Kanada milli marşının metni önce Fransızca olarak yazıldı.The text of the national anthem of Canada was first written in French.
Kanada'nın suç oranı azalmaktadır.Canada's crime rate is decreasing.
Köpekbalıkları kana susamış olmalarıyla kötü bir üne sahiptirler.Sharks are notorious for having a thirst for blood.
Tom kıt kanaat geçinmekte zorlanıyor.Tom is having trouble making ends meet.
Tom tipik bir Kanadalı.Tom is a typical Canadian.
Tom bir Kanada vatandaşı.Tom is a Canadian citizen.
Tom bir Kanadalı gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be a Canadian.
Tom Kanadalı olduğumu bilmiyor.Tom doesn't know that I'm Canadian.
Tom ve karısı kıt kanaat geçinmek için her ikisi çalışmak zorunda.Tom and his wife both have to work to make ends meet.
Benim en ilginç Kanadalı arkadaşım Tom'dur.My most interesting Canadian friend is Tom.
Tom ve Mary Kanadalı değildir.Tom and Mary aren't Canadians.
Kanada için yaptığın her şey için teşekkür ederim.Thank you for everything you've done for Canada.
Fransa'da sol kanat siyaset için asla oy vermedim ve artık başlamayacağım.I have never voted for the left-wing politics in France and I'm not going to start now.
Kıt kanaat geçinmek için Tom eskisinden daha çok çalışmak zorunda.Tom has to work harder than he used to to make ends meet.
Tom reklamlar sırasında kanalları değiştirir.Tom changes channels during commercials.
Tom'un kıt kanaat geçinmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to make ends meet.
Kanadalı değilim.I am not Canadian.
Kanada'ya Hoş geldiniz!Welcome to Canada!
Bugün bir burun kanaması geçirdim.I had a nosebleed today.
Hem Kanada hem de Meksika Amerika Birleşik Devletleri ile bir sınır paylaşıyor.Canada and Mexico both share a border with the USA.
Hem Kanada hem de Meksika Amerika Birleşik Devletleri sınırları boyunca yerleşmiştir.Canada and Mexico are both located along the US borders.
Tom'un kanayan bir burnu var.Tom has a bloody nose.
Ayak parmağım kanamaya başladı.My toe began to bleed.
Onu bırakırsak, kanamadan ölür.If we leave him, he'll bleed to death.
Kanapenin altında bir sürü kaniş var.There are a lot of poodles under the couch.
Ben bir kez Kanada'da bulundum.I've been to Canada once.
Kanada'da bir kez bulundum.I've been to Canada one time.
Zuan Caboto 1497 yılında Kanada'yı buldu.In 1497, Zuan Caboto explored Canada.
Kın kanatlılar, kelebekler ve hamamböcekleri, böcektirler.Beetles, butterflies and cockroaches are insects.
Bu tehlike sesi bana ödünç kanatlar verdi.This sound of danger lent me wings.
Uzun süre önce Kanada'yı ziyaret ettim.I visited Canada a long time ago.
Tom Kanada'ya kaçtı.Tom fled to Canada.
Dalgıç kanala atladı.The frogman jumped into the canal.
Ben bir Kanadalı değilim.I am not a Canadian.
Kanamayı durduramam.I cannot stop the bleeding.
Kuşların kanatları vardır.Birds have wings.
Bu Tom'un kanaryası.This is Tom's canary.
Geçen kış, Kanada'ya kayağa gittim.Last winter, I went skiing in Canada.
Aza kanaat etmeyen hiçbir şeye kanaat etmez.He who is not satisfied with a little, is satisfied with nothing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod