Arkadaşım Kanada'ya gitti.My friend went to Canada.
Sen hiç yazın bir burun kanaması yaşadın mı?Have you ever had a nosebleed in summer?
Onlar Kanadalıdır.They are Canadian.
Eğer insanın kanatları olsa kuş gibi uçar.If man had wings, he would fly as a bird.
Kanada büyükelçiliği nerede?Where is the Canadian embassy?
Almanya Kanada kadar soğuk mu?Is Germany as cold as Canada?
Onun kız kardeşi ve onun kocası Kanada'da yaşıyor.His sister and her husband live in Canada.
Kanarya Adalarından hala birçok arkadaşım var.I still have many friends from the Canary Islands.
Kanalın yanında yaşıyorum.I live near the dike.
Kanala yakın yaşıyoruz.We live near the dike.
Kanada'da Fransızca konuşan insanlar bulmak istiyorsan Quebec'e git.If you want to find people who speak French in Canada, go to Quebec.
Kanapede uyumak ister misin?Do you want to sleep on the couch?
Tom kanapede uyuyor.Tom is asleep on the couch.
Tom Mary'nin oturduğu kanapenin arkasında duruyordu.Tom was standing behind the couch that Mary was sitting on.
Kanadalısın, değil mi?You're Canadian, right?
Bu, Kanada'dan bir mektup.This is a letter from Canada.
Tom bir ateşli silah yarasından şiddetli kanama geçiriyordu.Tom was bleeding heavily from a gunshot wound.
Tom yerde yatan, kurşun yaraları kanayan iki adam gördü.Tom saw two men lying on the floor, bleeding from gunshot wounds.
Georgina kanayıncaya kadar dudaklarını ısırdı.Georgina bit her lips until they bled.
Kedi kanapenin altında saklanıyor.The cat is hiding under the couch.
Onların Kanadalı olduğundan emin olamayız.We can't be certain they're Canadians.
Biz Kanadalıların dahil olduğunu onaylayamayız.We can't confirm that Canadians were involved.
Tom'un Kanadalı olduğunu düşündüm.I thought Tom was Canadian.
Senin Kanadalı olduğunu düşündüm.I thought you were Canadian.
Hiç Kanadalı arkadaşım yok.I don't have any Canadian friends.
Aslında Tom'un bir Kanadalı olduğuna inanmadım.I never actually believed Tom was a Canadian.
Son duyduğumda, Tom Kanada'da balık tutuyordu.The last I heard, Tom was fishing up in Canada.
Bufalo kanatları servis eden bir yer bulmaya gidelim.Let's go find a place that serves Buffalo wings.
Kanapeyi taşıyalım.Let's move the sofa.
Kedi kanapemi mahvetti.The cat ruined my sofa.
YouTube'taki video kanalımın çok sayıda izleyicisi var.My video channel on YouTube has a wide viewership.
Tom Kanadalı.Tom's Canadian.
Ben İngilizcenin yaygın, sıradan bir dil olduğu Kanada'da yaşıyorum.I live in Canada, where English is a common, ordinary language.
Ben on dört yaşındayken babam subaraknoid kanama yüzünden öldü.My father died of a subarachnoid hemorrhage when I was fourteen.
Kanapede uyuyabilirsin.You can sleep on the couch.
Biz Kanadalılarız.We're Canadians.
Biz Kanadalıyız.We're Canadians.
Sen Kanadalı değilsin.You're not Canadian.
Kanadalı değilsiniz.You aren't Canadian.
Tom Kanadalı değil.Tom isn't Canadian.
Hepimiz Kanadalıyız.We're all Canadians.
Biz hepimiz Kanadalıyız.We're all Canadians.
Tom Kanadalı mı?Is Tom Canadian?
O, Kanada hükümetinin akredite temsilcisidir.He's an accredited representative of the Canadian government.
Panama Kanalı'ndan geçtik.We passed through the Panama Canal.
Kanalı değiştirme.Don't change the channel.
Tom'un iç kanaması var.Tom is bleeding internally.
Kanama durdu.The bleeding has stopped.
Kanapeye uzan.Lie on the couch.
Senin Kanadalı olduğunu fark etmedim.I didn't realize you were Canadian.
Kanadalı olduğunuzu varsaydım.I assumed you were Canadian.
Kanadalı olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were Canadian.
Tom'un Kanadalı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is Canadian.
Kanadalı bir karım var.I have a Canadian wife.
Kanamayı durdurabildim.I've managed to stop the bleeding.
Daha önce bir Kanadalı ile hiç karşılaşmadım.I've never met a Canadian before.
Kanadalı olmaktan gurur duyuyorum.I'm proud to be a Canadian.
Mary Kanadalıdır.Mary is Canadian.
Kanaate dayalı bir karar verdim.I made a judgment call.
Bir Kanadalı ile evlendim.I married a Canadian.