Tom'un Kanadalı olmadığını sana düşündüren şey nedir?What makes you think Tom isn't a Canadian?
Tom, Boston'da yaşayan bir Kanadalıdır.Tom is a Canadian living in Boston.
Sami, oturma odası kanepesinde uyuyordu.Sami was asleep on the living room sofa.
Sami kanepenin üzerinde uyuyordu.Sami was asleep on the couch.
Çok kan dökülmesine neden oldu.He has caused so much bloodshed.
Bu kanser tedavi edilemez.This cancer is incurable.
Aptalları kandırabilirsin.You can deceive fools.
İngilizceyi mükemmel şekilde, kanepede yatarken ve bira içerken öğrendi.He learned English perfectly well, lying on the sofa and drinking beer.
Tom Mary'yi melek kanatlarıyla boyadı.Tom painted Mary with angel wings.
O, kız kardeşini kurtarmak için kan verdi.She gave blood in order to save her sister.
O, erkek kardeşini kurtarmak için kan verdi.He gave blood in order to save his brother.
O kardeşini kurtarmak için kan verdi.She gave blood in order to save her sibling.
Kardeşini kurtarmak için kan verdi.He gave blood in order to save his sibling.
Tom kanıt eksikliği yüzünden beraat etmişti.Tom was acquited because of lack of evidence.
Büyükbaba kanepede uzanıyor.Grandad is kipping on the couch.
Büyükbaba kanepede uyuyor.Grandad is snoozing on the sofa.
Polisin bunu kanıtlayacak hiçbir kanıtı yok.The police have no evidence to prove that.
Torunlar, bazı şeylerin, çocuk sahibi olmaktan geldiğinin kanıtıdır.Grandchildren are proof that some good comes from having children.
O, erkek kardeşini kurtarmak için kan veriyor.,She's giving blood to save her brother.
O, kız kardeşini kurtarmak için kan veriyor.She's giving blood to save her sister.
Tom'un yüzü tamamen kanlıydı.Tom's face was completely bloodied.
Bir nehir ve bir kanal her ikisi de su yolu türüdür.A river and a canal are both types of waterway.
Tom kanepede şekerleme yapıyor.Tom is taking a nap on the sofa.
Tom bir Kanadalı ile evlenecek.Tom will marry a Canadian.
Tom zaten iki kere kandırıldı.Tom has already been fooled twice.
Tom ve ben ikimiz de Kanadalı eşlere sahibiz.Tom and I both have Canadian wives.
Tom, Mary'nin bunu yaptığını kanıtlayabileceğini söylüyor.Tom says he can prove that Mary did that.
Hem Tom hem de ben Kanadalı eşlere sahibiz.Both Tom and I have Canadian spouses.
Tom, Mary'nin bunu yaptığını kanıtlayamadığını söylüyor.Tom says that he can't prove Mary did that.
Odaya girdiğimde Tom kanepede uyuyordu.Tom was sleeping on the sofa when I walked into the room.
Sen şimdiye kadar kayak yaptığım tek Kanadalısın.You're the only Canadian I've ever gone skiing with.
Patronum yaklaşık otuz yaşında Kanadalı bir adam.My boss is a Canadian man about thirty years old.
Tom'un bir Kanadalı olup olmadığını bilmiyordum.I didn't know whether Tom was a Canadian or not.
Son zamanlarda kan basıncım oldukça yüksekti.My blood pressure has been pretty high recently.
Şimdiye kadar konuştuğum tek Kanadalı sensin.You're the only Canadian I've ever talked with.
Asistanım otuz yaşındaki Kanadalı bir adam.My assistant is a thirty-year-old Canadian man.
Tom'un bir Kanadalı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom is a Canadian or not.
Bence Tom, takımımızdaki tek Kanadalı.I think Tom is the only Canadian on our team.
Tom muhtemelen Kanadalı olmadığımı bilmiyor.Tom probably doesn't know that I'm not Canadian.
Tom'un Kanadalı olmadığını bilmiyor muydun?Didn't you know that Tom isn't Canadian?
Partideki birkaç kişi Kanadalıydı.A few people at the party were Canadians.
Bence Tom buradaki tek Kanadalı.I think Tom is the only Canadian here.
Tom odadaki tek Kanadalı değildi.Tom wasn't the only Canadian in the room.
Çok fazla Kanadalı arkadaşım yok.I don't have very many Canadian friends.
Tom'un bir Kanadalı olduğunu bilmiyordum.I didn't know that Tom was a Canadian.
Tom'un Kanadalı olduğunu bilmiyor muydun?Didn't you know that Tom was Canadian?
Tom'un Kanadalı olmadığını biliyor muydun?Did you know that Tom isn't Canadian?
Sen bir Kanada vatandaşsın, değil mi?You're a Canadian citizen, aren't you?
Tom'un Kanadalı olan üç arkadaşı var.Tom has three friends who are Canadians.
Tom'un bir Kanadalı olduğunu bilmiyor muydun?Didn't you know Tom was a Canadian?
Tom'un Kanadalı olduğunu biliyor muydun?Did you know that Tom was Canadian?
Tom, Kanadalı olmadığımı bilmiyor.Tom doesn't know that I'm not Canadian.
Senin Kanadalı olduğunu bilmiyordum.I didn't know that you were Canadian.
Tom'un bunu yaptığını kanıtlayamıyorum.I can't prove that Tom did that.
Tom'un bir Kanadalı olduğunu biliyor muydun?Did you know Tom was a Canadian?
Tom 2013 yılında bir Kanada vatandaşı oldu.Tom became a Canadian citizen in 2013.
Buradaki tek Kanadalı Tom.The only Canadian here is Tom.
Bunu Tom'un yaptığını kanıtlayabilirim.I can prove that Tom did that.
Tom'un ilk kız arkadaşı Kanadalıydı.Tom's first girlfriend was Canadian.
Tom bir Kanadalı basketbol oyuncusu.Tom is a Canadian basketball player.