Ana içeriğe geç
Sözlük

kan ile cümle

kan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom muhtemelen Mary'nin bir Kanadalı olup olmadığını bilmiyor.Tom probably doesn't know whether Mary is a Canadian or not.
İlk kız arkadaşım Kanadalıydı.My first girlfriend was Canadian.
Tom Kanadalı bir kadınla evli.Tom is married to a Canadian woman.
Tom'a kanser teşhisi konuldu.Tom has been diagnosed with cancer.
Tom muhtemelen Mary'nin Kanadalı olmadığını bilmiyor.Tom probably doesn't know that Mary isn't Canadian.
Tom, Mary'nin bir Kanadalı olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary is a Canadian or not.
Tom, Mary'nin bir Kanadalı olup olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know whether Mary was a Canadian or not.
Tom'un kendisini kanıtlamasına gerek yok.Tom doesn't need to prove himself.
Buradaki tek Kanadalı sensin.The only Canadian here is you.
Ebeveynlerimin ikisi de Kanadalı.My parents are both Canadians.
Tom muhtemelen Mary'nin Kanadalı olduğunu bilmiyor.Tom probably doesn't know that Mary is Canadian.
Tom bunu yapmak için kandırıldı.Tom was tricked into doing that.
Tom 2013'te akciğer kanserinden öldü.Tom died in 2013 of lung cancer.
Kan grubum O negatif.My blood type is O negative.
Tom'un birkaç Kanadalı arkadaşı var.Tom has some Canadians friends.
Tom'un ilk karısı Kanadaydı.Tom's first wife was Canadian.
Tom, Mary'nin Kanadalı olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know that Mary isn't Canadian.
Tom Mary'nin bir Kanadalı olduğunu düşünmedi.Tom didn't think that Mary was a Canadian.
Tom hiç kanguru görmedi.Tom has never seen a kangaroo.
Tom kanepede uyuyordu.Tom was sleeping on the sofa.
Tom Mary'nin Kanadalı olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that Mary was Canadian.
Tom'un asistanı Kanadalı.Tom's assistant is Canadian.
Tom Mary'nin çantasını kanepenin altında buldu.Tom found Mary's purse under the sofa.
Tom, Kanadalı olmadığını söyledi.Tom said he wasn't Canadian.
Tom bir Kanada gitaristidir.Tom is a Canadian guitarist.
Bir daha kandırılmayacağım.I won't be fooled again.
Tom adadan Mary'nin kanosunda ayrıldı.Tom left the island in Mary's canoe.
Benim hiç kanıtım yoktu.I didn't have any proof.
Benim kanıtım yok.I don't have any proof.
Tom kanepede yatıyor.Tom is lying on the sofa.
Bir kano almak istiyorum.I want to buy a canoe.
Birçok Kanadalı tanıyorum.I know many Canadians.
Benim karım Kanadalıdır.My wife is Canadian.
Ayağım kanıyor.My foot is bleeding.
Patronum Kanadalı.My boss is Canadian.
Sen hepimizi kandırdın.You fooled us all.
Tom'la hemen kanka olmuştuk.Tom quickly became my best friend.
Tom'un bir YouTube kanalı var.Tom has a Youtube channel.
Bu her zaman kanımı kaynatıyor.It makes my blood boil every time.
Bu semtte yaşayan çok sayıda Kanadalı var.There are a lot of Canadians living in this neighborhood.
Tom'un Kanadalı olmadığımı bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows that I'm not Canadian.
Tom'un Kanadalı olduğumu bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows that I'm Canadian.
Boston'da yaşayan tek Kanadalı ben değilim.I'm not the only Canadian living in Boston.
Takımdaki tek Kanadalı değildim.I wasn't the only Canadian on the team.
Odadaki tek Kanadalı değildim.I wasn't the only Canadian in the room.
"Tom bir Kanadalı mı?" "Bilmiyorum.""Is Tom a Canadian?" "I don't know."
Takımdaki tek Kanadalı değilim.I'm not the only Canadian on the team.
Ben odadaki tek Kanadalı değilim.I'm not the only Canadian in the room.
Otobüste tek Kanadalı değildim.I wasn't the only Canadian on the bus.
Tom nadiren kendi başına kano yapmaya gider.Tom seldom goes canoeing by himself.
Tom bu gece bizim kanepede uyuyabilir.Tom might sleep on our sofa tonight.
Tom'un bunu yapmadığını kanıtlayabilir misin?Can you prove Tom didn't do that?
Orada tek Kanadalı Tom değildi.Tom wasn't the only Canadian there.
Tom burada tek Kanadalı değil.Tom isn't the only Canadian here.
Tom benim kanepede uyusun.Let Tom sleep on my couch.
Tom'a kanmayın.Don't be deceived by Tom.
Tom'a kanma.Don't be deceived by Tom.
Burada hiç Kanadalı yok.There are no Canadians here.
Lütfen kanepede oturun.Please sit down on the sofa.
Tom, Mary'nin yalnızca bir kez onunla birlikte kano yapmış olduğunu söyledi.Tom said Mary has only gone canoeing with him once.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod