Ana içeriğe geç
Sözlük

kan ile cümle

kan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom burada tek Kanadalı olmayabilir.Tom may not be the only Canadian here.
Tom Mary'nin bir Kanadalı olduğunu düşündü.Tom thought that Mary was a Canadian.
Kendimi kanepenin arkasına sakladımI hid myself behind the couch.
Kuşlar, uçmak için kanatlarını çırparlar.Birds flap their wings to fly.
Sami, Leyla'nın kanlı cesedini ormana attı.Sami dumped Layla's bloodied body in the woods.
Önerilen kanunun farklı kusurları var.The proposed law has several flaws.
Önerilen kanun önemli ölçüde kusurlu.The proposed law is significantly flawed.
Önerilen kanun çok kusurlu.The proposed law is very flawed.
Önerilen kanun esasen kusurludur.The proposed law is fundamentally flawed.
Sen şimdiye kadar konuştuğum ilk Kanadalı'sın.You're the first Canadian I've ever talked to.
Kanadalı adamın Tom'a isim koyduğunu hatırlıyor musun?Do you remember that Canadian guy named Tom?
Beni kandırmaya çalışıyorsun, değil mi?You're trying to trick me, aren't you?
Ben hiç Kanadalı bir kızla çıkmadım.I've never dated a Canadian girl.
Pek çok Kanadalıyı tanımıyorum.I don't know very many Canadians.
Hem Tom hem de Mary Kanadalı mı?Are both Tom and Mary Canadians?
Ben Tom'u kandırmaya çalıştım.I tried to trick Tom.
Benim komşularım Kanadalıdır.My neighbors are Canadians.
Telif hakkı ihlali, kanuna aykırıdır.Copyright infringement is against the law.
Kanser korkunç bir hastalıktır.Cancer is a terrible disease.
Kanser olabilirim.I might have cancer.
Köpeğim kanser oldu.My dog has cancer.
Kedim kanser oldu.My cat has cancer.
O etten ve kandan oluşan bir adam.He's a man of flesh and blood.
Toronto şehri Kanada'dadır.The city of Toronto is in Canada.
Tom kusursuz Kantonca konuşur.Tom speaks flawless Cantonese.
Kanadalı olduğumu biliyor muydun?Did you know I'm Canadian?
Memeliler sıcak kanlıdırlar.Mammals are warm-blooded.
Tom kıt kanaat geçiniyor.Tom is barely able to make ends meet.
Tom kanıtlardan kurtulmaya çalıştı.Tom tried to get rid of the evidence.
Tom'un genellikle kanunla başı beladadır.Tom is often in trouble with the law.
Kuşlar sıcak kanlıdır.Birds are warm-blooded.
İddialarını desteklemek için herhangi bir kanıtın var mı?Do you have any evidence to support your allegations?
Onunla ilgili bir kanıtın var mı?Do you have any evidence of that?
Mary 3 yaşından beri bir YouTube kanalına sahip.Mary has had a YouTube channel since she was 3.
Tom, Kantonca öğreniyor.Tom is learning Cantonese.
Tom kanepede yatıyor, TV izliyor.Tom is lying on the sofa, watching TV.
Tom ve Mary'nin ikisinin de Kanadalı eşleri var.Tom and Mary both have Canadian spouses.
Ruhların var olduğu kanıtlanmadı.Souls have not been demonstrated to exist.
Tom kanseri yendi.Tom is now cancer free.
Tom artık kanserden kurtuldu.Tom is now cancer free.
Tom kanoya çıktı.Tom climbed into the canoe.
Böyle bir olgunun varlığı için hiçbir somut kanıt bulamadık.We could find no concrete evidence for the existence of such a phenomenon.
Bu hükümdarlar bir sürü kana susamış psikopatlardır.These monarchs are a bunch of bloodthirsty psychopaths.
Onlar toplumda bir kanser.They are a cancer on society.
Kanepede uyuyabileceğimi söyledi.He said that I could sleep on the sofa.
Bu seçimdeki her iki aday da sol kanattan.Both the candidates in this election are left-wing.
Bu seçimdeki her iki aday da sağ kanattan.Both the candidates in this election are right-wing.
Mary kanepede bacak bacak üstüne atarak oturdu.Mary sat cross-legged on the couch.
Ne sıklıkta kan verirsin?How often do you give blood?
Leyla kan havuzundaydı.Layla was in a pool of blood.
Leyla'nın başı kanıyordu.Layla was bleeding from the head.
Karayolları trafik kanununu bilmelisin.You must know the highway code.
İncil'e göre, pelikan civcivlerini kendi kanıyla besledi.According the bible, the pelican fed its chicks with its own blood.
Tom kanepede uyuyabileceğimi söyledi.Tom said that I could sleep on the sofa.
Onunla ilgili kanıtın var mı?Do you have proof of that?
Tom, tipik bir Kanadalı çocuk.Tom is a typical Canadian boy.
Leyla, Sami'nin arabasının direksiyon simidinden damlayan kanı fark etti.Layla noticed blood dripping from the steering wheel of Sami's car.
Leyla çok kan kaybetti.Layla lost a lot of blood.
Leyla, Kanada'nın uzak bir parçasına gidiyordu.Layla was going to a remote part of Canada.
Leyla fırsat aramak için Kanada'ya geldi.Layla came to Canada looking for opportunity.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod