Ana içeriğe geç
Sözlük

kan ile cümle

kan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Küçük köpek Tom'un elini ısırdı ve biraz kan aktı.The small dog bit Tom's hand and drew a little blood.
Tom Kanadalı gümrük yetkilileri tarafından sorguya çekildi.Tom was interrogated by Canadian customs officials.
Yerde çok kan vardı.There was a lot of blood on the floor.
Duvarda kan lekeleri vardı.There were blood spatters on the wall.
Tom kanalı değiştirdi.Tom changed the channel.
Kantinde öğle yemeği yedim.I had lunch at the canteen.
Tom kanepenin arkasında saklanıyor.Tom is hiding behind the couch.
Kanada'daki her yedi kişiden biri yoksulluk içinde yaşıyor.One in seven people in Canada live in poverty.
Tom ile soygunu birbirine bağlayan sert kanıt yoktu.There was no hard evidence linking Tom to the robbery.
Tom geçen yıl kanserden öldü.Tom died of cancer last year.
Her akşam en az bir tane kantri şarkısı söylemem gerekir.I'm supposed to sing at least one country song every night.
Tom'un kız arkadaşı Kanadalı.Tom's girlfriend is Canadian.
Hiçbir şeyin kanser kadar kötü olamayacağını düşünüyordum.I thought nothing could be as bad as cancer.
Tom beyin kanserinden öldü.Tom died of brain cancer.
Bir kan testi yapmak zorundayız.We have to do a blood test.
Ben Tom'u kandırdım.I fooled Tom.
Kanal düşük sinyal-gürültü oranına sahip.The channel has low signal-to-noise ratio.
Kan basıncım muhtemelen düştü ama şimdi iyiyim.My blood pressure probably went down, but I'm fine now.
Fadıl kanıtları yok etti.Fadil disposed of the evidence.
Fadıl'ın, kanlı planını uygulamasını hiçbir şey durduramaz.Nothing can stop Fadil from executing his murderous plan.
Kan beynime çıktı.I got furious.
Tom'u kandırdım.I deceived Tom.
Bu öğrencilerin Kanadalı olduğuna emin misin?Are you sure those students are Canadians?
Onu oraya koyduğumu nasıl kanıtlayacaksın?How are you going to prove that I put it there?
Kaç tane Kanadalı tanıyorsunuz?How many Canadians do you know?
Ben hep Tom'un bir Kanadalı olduğunu düşünürdüm.I always thought Tom was a Canadian.
Kaç tane Kanadalı sizin için çalışıyor?How many Canadians work for you?
Kıt kanaat geçinmeye çabalıyorum.I'm struggling to make ends meet.
Kanadalı olduklarını nereden biliyorsun?How do you know they're Canadians?
Umarım bizi kandırmaya çalışmıyorsundur.I hope you're not trying to fool us.
Ben kanunu ihlal ettim.I broke the law.
Kimsenin seni kandırmasına izin verme.Don't let anybody fool you.
Nasıl bir şeyi kanıtlayacaklar?How are they going to prove anything?
Öyle bir şeyi nasıl kanıtlarsın?How do you prove something like that?
Onların Kanadalı olmadıklarını nasıl biliyorsun?How do you know they aren't Canadians?
Hepimiz Kanadalı değiliz.We're not all Canadians.
O kanunu nasıl uygulayacaklar?How are they going to enforce that law?
Bazen kanepede uyuyorum.I sometimes sleep on the couch.
Onu yapmamıza izin veren bir kanun var.There's a law that allows us to do that.
Tom onu yaparken beni kandırdı.Tom tricked me into doing that.
Akciğer kanserim var.I have lung cancer.
Ben Tom'u kandıramam.I can't trick Tom.
Kanunen mümkün olduğunca hızlı sürdüm.I drove as fast as I legally could.
Kanadalı olmalısın.You must be Canadian.
Ben herkesi kandırdım.I fooled everybody.
Düşündüğün kadar kolay kandırılır değilim.I'm not as gullible as you think I am.
Fadıl'ın Leyla'nın ortadan kaybolmasıyla ilişkili olduğuyla ilgili hiç kanıt yoktu.There was no proof that Fadil was connected to Layla's disappearance.
Polisin hiç yeterli kanıtı yoktu.Police never had enough proof.
Fadıl'ın evinde her yerde kan vardı.There was blood everywhere in Fadil's house.
Fadıl hala kanserle savaşıyordu.Fadil was still battling cancer.
Fadıl kemik kanserinden kurtuldu.Fadil survived bone cancer.
Kız kardeşini kurtarmak için kan verdi.He gave blood in order to save his sister.
Fadıl'ı suça bağlayan hiçbir kanıt yoktu.There was no evidence connecting Fadil to the crime.
Maria Tom'un kanalına abone oldu.Mary subscribed to Tom's channel.
Odada her yerde kan sıçraması vardı.There was blood spatter everywhere in the room.
Her yerde kan görebilirsin.You could see blood everywhere.
Ben kanepede rahatıma baktım.I have made myself comfortable on the sofa.
Kendimi neredeyse yelken kanatla öldürüyordum.I nearly killed myself hang gliding.
Kendimi delta kanatla neredeyse öldürüyordum.I nearly killed myself hang gliding.
Polis yeni kanıt buldu.The police have found new evidence.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod