Ana içeriğe geç
Sözlük

kan ile cümle

kan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İnsanlar benim Kanadalı olmadığımı nasıl bildi?How did people know I wasn't Canadian?
Lütfen kandırılma.Please don't be fooled.
Bu neyi kanıtlar?What does this prove?
Tom Jackson'ın suçu kanıtlandı, ölüme mahkum edildi ve idam edildi.Tom Jackson was convicted, sentenced to death, and executed.
Ben onların hepsinin Kanadalı olduğunu sanıyordum.I thought they were all Canadians.
Gırtlak kanseri oldum.I have throat cancer.
Hiçbir Kanadalı yaralı değildi.No Canadians were injured.
Üç Kanadalı öldürüldü.Three Canadians were killed.
Hem Tom hem de John Kanadalı kadınlarla evlendi.Both Tom and John married Canadian women.
Onlar kendilerini kanıtladılar.They have proven themselves.
Henüz bir şey kanıtlanmadı.Nothing has been proven yet.
Hiçbir şey kanıtlanmadı.Nothing has been proven.
Tarih bunu kanıtladı.History has proven that.
Tom onu kanıtladı.Tom has proven that.
Tom ve Mary atlarını kanyon boyunca sürdü.Tom and Mary rode their horses through the canyon.
Tom, bir prostat kanserinden kurtuldu.Tom is a prostate cancer survivor.
Duyduğu şey onun kanını dondurdu.What she heard chilled her to the bone.
O, annesiyle Kanada'ya kaçtı.She escaped with her mother to Canada.
Düzenleme son derece karlı olduğunu kanıtladı.The arrangement proved highly profitable.
Cesur olduğunu kanıtla.Prove you're brave.
Bu her şeyi kanıtlar!This proves everything!
İlacın çok etkili olduğu kanıtlandı.The medicine used proved very effective.
Çok fazla kan kaybediyor.He's losing too much blood.
Oğlu kanserden genç bir yaşta öldü.His son died from cancer at a young age.
Tatoeba kanalını izliyorsun.You're watching Tatoeba TV.
Tatoeba kanalını izliyorsunuz.You're watching Tatoeba TV.
Her zaman Tatoeba kanalını izlerim.I always watch the Tatoeba channel.
Tom dermansız bir kanserden muzdarip.Tom is suffering from an incurable cancer.
O, kana benziyor.That looks like blood.
Almanya orman kanunu ile yönetilmez ama hukukun üstünlüğü ile yönetilir.Germany is not ruled by the law of the jungle, but by the rule of law.
Tom giysilerindeki kanı yıkayarak çıkarmaya çalıştı.Tom tried to wash the blood off his clothes.
O kan mı?Is that blood?
Tom ölümcül kanseri olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that he had terminal cancer.
Tom'un kan basıncı tehlikeli bir seviyeye düştü.Tom's blood pressure dropped to a dangerous level.
O, bilimsel olarak kanıtlanmış mı?Is that scientifically proven?
Çocuklar kanapenin üstünde yukarı aşağı sıçramaya başladı.The children started bouncing up and down on the couch.
Bir banka ona ihtiyacın olmadığını kanıtlayabilirsen sana borç para verecek bir yerdir.A bank is a place that will lend you money, if you can prove that you don’t need it.
Mary'nin Tom'la olan ilk cinsel ilişkisinde kanama olmadı.Mary did not bleed in her first sexual intercourse with Tom.
Polisin Tom'un yatağının altında bulduğu gömlekte kan lekeleri vardı.There were blood stains on the shirt that the police found under Tom's bed.
Ben kafeinsiz kahvenin kansere neden olabileceğini duydum.I've heard that decaffeinated coffee may cause cancer.
Kafein kan basıncını geçici olarak artırabilir.Caffeine can temporarily increase your blood pressure.
Polis dedektifi kanlı bir bıçak buldu.The police detective found a bloody knife.
Yolcuların çoğu Kanadalıydılar.Most of the passengers were Canadians.
Sonunda kanamayı durdurduk.We've finally stopped the bleeding.
Kanıtlar oldukça kesin.The evidence is fairly conclusive.
Hiçbir Kanadalı asla öyle söylemezdi.No Canadian would ever say that.
Hiçbir Kanadalı bunu söylemezdi.No Canadian would ever say that.
Kan basıncım oldukça yüksek.My blood pressure is quite high.
Ölümcül kanser olabilirdim.I could have terminal cancer.
Onun ellerinde kan var.There's blood on your hands.
Bu bıçağın üzerinde kan var.There's blood on this knife.
Kan basıncın yüksek mi?Is your blood pressure high?
Tom kanepede uyuyabilir.Tom can sleep on the couch.
Sen bir Kanada vatandaşı mısın?Are you a Canadian citizen?
Tom'un hiç bir kanıtı yoktu.Tom didn't have any proof.
Tom beni kandırmıyor.Tom isn't fooling me.
Tom bizi kandırmadı.Tom didn't fool us.
Tom beni kandıramaz.Tom can't trick me.
Tom bir Kanadalı.Tom is a Canadian.
Tom'u kandırma.Don't deceive Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod