Ana içeriğe geç
Sözlük

kan ile cümle

kan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Mary beni kandırdı.Mary fooled me.
Onlar beni kandırdı.They fooled me.
Ben PBS kanalını izliyorum.I watch PBS.
Bu günlerde herkes tütünün akciğer kanserine neden olduğunu bilir.Everyone knows these days that tobacco causes lung cancer.
Sen kanıt istedin, değil mi?You wanted proof, didn't you?
O kanıt istedi.He wanted proof.
Tom kanıt istedi.Tom wanted proof.
Mary kanıt istedi.Mary wanted proof.
Biz kanıt istedik.We wanted proof.
Kan kaybediyorsun.You are losing blood.
Kan kaybediyorsunuz.You are losing blood.
Kan kaybediyor.He is losing blood.
Mary kan kaybediyor.Mary is losing blood.
Kan kaybediyorlar.They are losing blood.
Bu kadar çok kan asla görmedim.I've never seen so much blood.
Hayatımda hiç bu kadar çok kan görmedim.I've never seen so much blood in my life.
Rahim kanseri teşhis testi rahim ağzı kanserini erken tespit etmeye yardımcı olabilir.A Pap test can help detect cervical cancer early on.
HPV aşısı rahim ağzı kanserini önlemeye yardımcı olabilir.The HPV vaccine can help prevent cervical cancer.
O anne ve babasını kandırdı.She fooled her parents.
O bir haber kanalı izledi.She watched a news channel.
Kanada'da buğday fiyatlarının azalacağı tahmin edilmektedir.Canadian wheat prices are forecast to decrease.
Hammurabi kanunu dünyanın en eski yasal kanunlarından biridir.The Code of Hammurabi is one of the world's most ancient legal codes.
Tom'un bir kanun mertebesi var.Tom has a law degree.
Tom hariç burada hepimiz Kanadalıyız.We're all Canadians here except Tom.
Bu neyi kanıtlayacak?What's that going to prove?
Neden kanıyorsun?Why are you bleeding?
Bana bir kapitalist göster ve ben sana bir kan emici göstereyim.Show me a capitalist and I'll show you a bloodsucker.
Kanatlar kuşa, akıl insana.Wings to the bird, mind to the human.
Kanada'da sevgilimi ziyaret ediyorum.I'm visiting my boyfriend in Canada.
Alman sporcular Kanada'daki kızak dünya şampiyonluğunda dört altın madalya kazandılar.The German athletes won four gold medals at the luge world championship in Canada.
O kan işiyor.He's urinating blood.
Tom kandili yaktı ve kibriti söndürdü.Tom lit the candle and then blew out the match.
Tom soğuk kanlılığını korudu.Tom kept his cool.
Bu kanalizasyon çıkışı artık kullanılmıyor.This sewage outlet is no longer in use.
Kanalizasyon borusu patladı.The sewer pipe exploded.
Kanada'da asgari ücret nedir?What's the minimum salary in Canada?
O ölüyorken kendi kanıyla katilin adını yazmaya çalıştı.As she was dying, she tried to write the murderer's name with her own blood.
Kan damarlarda akar.Blood flows through the veins.
Tom'a kanepeyi nereye koyacağına karar vermesine yardım ettim.I helped Tom decide where to put the sofa.
Kanepeyi taşırken yardıma ihtiyacım var.I need help moving the sofa.
Kanımca Tom'un çok iyi bir işi yok.I think Tom doesn't have a very good job.
Önümüzdeki hafta sonu kano yapmaya gidebiliriz.We could go kayaking next weekend.
Tom'a hiçbir şey kanıtlamak zorunda değiliz.We don't have to prove anything to Tom.
Sana karşı ihtiyacımız olan tüm kanıta sahibiz.We have all the evidence against you we need.
Tom'un masumiyetini kanıtlamak için yeni delilimiz var.We have new evidence to prove Tom's innocence.
Muhtemelen Tom'un bir Kanadalı olduğunu gerçekten düşünemezsin.You can't possibly really think Tom is Canadian.
Tom'u gerçekten Kanadalı sanıyor olamazsın.You can't possibly really think Tom is Canadian.
Kesinlikle beni kandırdın.You certainly fooled me.
Kesinlikle Tom'u kandırdın.You certainly fooled Tom.
Tom'u gerçekten kandırdın.You really fooled Tom.
Kimseyi kandırmıyorsun, belki Tom hariç.You're not fooling anybody, except maybe Tom.
Hiç kimseyi kandırmıyorsun, Tom.You're not fooling anyone, Tom.
Buradaki tek Kanadalı sen değilsin.You're not the only Canadian here.
Sadece kendini kandırıyorsun.You're only deceiving yourself.
Tom ve ben Kanadalıyız.Tom and I are Canadians.
Tom ve ben Kanadalı değiliz.Tom and I aren't Canadians.
Tom kan kaybından öldü.Tom bled to death.
Tom haftada bir kez kan basıncını kontrol eder.Tom checks his blood pressure once a week.
Tom kanserden ölmedi.Tom didn't die of cancer.
Tom burnunun kanadığını fark etmedi.Tom didn't realize his nose was bleeding.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod