Ana içeriğe geç
Sözlük

kan ile cümle

kan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kanal dördü açın.Turn on channel four.
Ben beğenmediğim bir Kanadalı ile hiç tanışmadım.I've never met a Canadian I didn't like.
Onlar Kanadalı olsaydı, bu sorun olmazdı.If they were Canadians, this problem wouldn't exist.
Kanama Tom'un en büyük sorunu değil.The bleeding isn't Tom's biggest problem.
Sorun Kanadalı olmaman.The problem is you're not Canadian.
Evimizin bir kanatlı karınca sorunu var.Our house has a termite problem.
Kanını istiyorum.I want your blood.
Tom kan örneği vermeyi reddetti.Tom refused to provide a blood sample.
Onun bir suç işlemiş olduğunun kanıtı nerede?Where's the proof that he committed a crime?
Yarı uykulu olarak kanepede oturuyordum.I was sitting on the couch half asleep.
Tom'un üç oğlu var.Üçü de Kanadalılarla evli.Tom has three sons. All three of them are married to Canadians.
Tom kanallara göz attı.Tom flipped through the channels.
Tom gerçekten de Kanadalı mı?Is Tom really a Canadian?
Bu kan değil.It's not blood.
Kanada ne kadar soğuk?How cold is Canada?
Kanada çok soğuk bir ülke.Canada is a very cold country.
Ah, sevgili güvercin, keşke seninki gibi kanatlarım olsa!Oh, dear pigeon, how I wish I had your wings!
Onun kanıları kanıtlanmamış varsayımlara dayanıyor.His conclusions are based on unproven assumptions.
Sigara içmek meme kanserine neden olabilir.Smoking can cause breast cancer.
Teşekkürler kanka!Thanks, buddy!
Kanton ve Mandarin arasında ne fark var?What's the difference between Cantonese and Mandarin?
Tom Mary'nin kanepeyi odanın diğer tarafına taşımasına yardım etti.Tom helped Mary move the sofa to other side of the room.
Bir şey kanıtlamaya mı çalışıyorsun?Are you trying to prove something?
Kantinde yedim.I ate in the canteen.
Tom bıçağı aldı ve üzerinde kan gördü.Tom picked up the knife and saw blood on it.
Tom'un kan grubunu biliyor musun?Do you know Tom's blood type?
Tom kanlı bıçağı gömleğine sildi.Tom wiped the bloody knife on his shirt.
Tom'un kanlı bir burnu vardı ve kanı gömleğine sürdü.Tom had a bloody nose and got blood on his shirt.
Üçümüz için kanoda yeterli yer olduğunu sanmıyorum.I don't think that there's enough room in the canoe for all three of us.
Kanada'dan geldiğinden beri burada kalıyor.He has stayed here since he arrived from Canada.
Benim kanım seninkinden daha kırmızı değil.My blood is no redder than yours.
Seni sevdiğimi nasıl kanıtlarım bilmiyorum.I don't know how to prove that I love you.
Yara kanamaya başladı.The wound started to bleed.
Benim mavi elbisemde bir kan lekesi ortaya çıktı.My blue dress appeared with a blood stain.
Kanı kanla yıkayın.Wash blood with blood.
Bu aynı zamanda akciğer kanserine neden olabilir.This can also cause lung cancer.
Vampir, kanımı emiyor.The vampire is sucking my blood.
Tom kanepenin arkasına saklandı.Tom hid behind the sofa.
Tom çocukların Noel hediyelerini kanepenin arkasına sakladı.Tom hid the children's Christmas presents behind the couch.
Kaç tane Kanadalı arkadaşın var?How many Canadian friends do you have?
Kaç tane Kanadalı arkadaşınız var?How many Canadian friends do you have?
Kan testlerinden nefret ederim.I hate blood tests.
Yüksek mahkeme yargıçları kanunları yorumlarlar.Judges on the Supreme Court interpret the laws.
Çok kahve içmek senin kan basıncını yükseltebilir.Drinking a lot of coffee can raise your blood pressure.
Çok kanıyordum.I was bleeding a lot.
Kandan korkar mısın?Are you afraid of blood?
Tom kılıcındaki kanı sildi.Tom wiped the blood off his sword.
Tom bir Kanadalı ile evliydi.Tom was married to a Canadian.
Tom bir Kanadalı ile evlendi.Tom married a Canadian.
Çok kan kaybettim.I lost a lot of blood.
Merak benim kanımda.Curiosity runs in my blood.
"Büyük anne ne yapıyor?" "O, kanepede uyuyor.""What's Grandma doing?" "She's sleeping on the couch."
Kan vücutta dolaşır.Blood circulates in the body.
Eğer daha çok kişi kan verseydi dünya daha mutlu bir yer olurdu.If more people gave blood, the world would be a happier place.
Herhangi bir kanıt var mı?Is there any proof?
Tavşanın kulağı kanıyor.The rabbit's ear is bleeding.
Bu Rusçayı sevdiğinin yeterli bir kanıtı.It's quite evident that you really love Russian.
Burada sigaraya izin verilmiyor. Kanserinizi dışarıda besleyin!Smoking is not allowed here. Please feed your cancer outside!
Beyin kanaması geçirdik.We had a stroke.
Sen beni kandırdın.You fooled me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod