kanıtlar ile cümle

kanıtlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onlar da sana, kanıtları olmadığını, bunun okulda öğrendikleri birşey olduğunu söyleyeceklerdir.Но всъщност непаричната икономика ще става все по-голяма и по-голяма.
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Comment donc prouver qu'il y a une masse importante dans un volume réduit ?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Como é que os astrónomos conseguem provar que existe muita massa dentro de um pequeno volume?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?¿Como los astrónomos demuestran que hay mucha masa dentro de un volumen pequeño?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Deci, cum dovedesc astronomii că există multă masă în interiorul unui volum mic?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Hoe bewijzen astronomen dan dat er veel massa is binnen in een klein volume?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Jadi, bagaimana astronom membuktikan bahwa ada massa yang teramat besar dalam volume yang kecil?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Jak udowodnić, że w małej objętości jest dużo masy?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Jak vůbec astronomové dokazují, že uvnitř malého objemu je obsaženo velké množství hmoty?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?그럼 천문학자는 어떻게 작은 공간에 거대한 질량이 존재한다고 이야기하는 것일까요?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Nun, wie beweisen Astronomen, dass eine große Masse in einem kleinen Volumen steckt?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Quindi, come fanno gli astronomi a dimostrare che c'è molta massa in un piccolo volume?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Så hur bevisar astronomer att det finns en stor mängd massa i ett litet omfång?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Vậy, làm cách nào các nhà thiên văn học chứng minh rằng có khối lượng cực lớn bên trong một đơn vị nhỏ bé.
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Πως λοιπόν οι αστρονόμοι αποδεικνύουν ότι υπάρχει μεγάλη ποσότητα μάζας μέσα σε ένα μικρό όγκο;
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Итак, как же астрономы доказывают что большая масса находиться внутри малого объёма?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Как астрономите доказват, че има много маса вътре в малък обем?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?Отже, яким чином астрономи доводять існування великої маси всередині невеликого об'єму?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?אם כן, כיצד מוכיחים האסטרונומים שישנה מסה רבה בתוך נפח קטן?
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?لذا، كيف يثبت علماء الفضاء أن هناك كثير من الكتلة في داخل حيز صغير؟
Peki gökbilimciler küçük bir hacimde çok fazla kütle olduğunu nasıl kanıtlar?証明するのでしょうか? それをこれからご覧に入れます
Polis araştırması, "çelişkili kanıtlar" sebebiyle sona erdi.Het politieonderzoek werd gesloten wegens 'tegenstrijdige bewijzen'.
Polis araştırması, "çelişkili kanıtlar" sebebiyle sona erdi.Policejní vyšetřování bylo kvůli rozporuplným důkazům uzavřeno.
Polis araştırması, "çelişkili kanıtlar" sebebiyle sona erdi.Poliisin tutkinta lopetettiin "ristiriitaisen todistusaineiston" vuoksi.
Polis araştırması, "çelişkili kanıtlar" sebebiyle sona erdi.Śledztwo policyjne zostało umorzone z powodu poszlakowych dowodów.
Retorik tartışmalarda, dinleyiciler vardır. Kanıtlara dayalı tartışmada, mantık yürüten biri vardır.Există şi audienţa în cazul discursului retoric, moderatorul în cazul argumentelor ca dovezi.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Cred că dacă acesta ar fi putut să analizeze dovezile pe care le avem astăzi, ar fi înțeles acest lucru.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Eu penso que, se ele tivesse podido ver as provas que temos hoje, ele teria compreendido.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Ich glaube, wenn er die heutigen Beweise sehen würde, würde er es verstehen.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Ik denk dat als hij naar het huidige bewijs kon kijken, hij het zou begrijpen.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Je crois que s'il avait été en mesure de considérer la preuve que nous avons aujourd'hui, il la comprendrait.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.제 생각에 다윈이 현재 우리에게 있는 증거들을 볼 수 있었다면 이 사실을 이해했을 것입니다.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Myślę, że gdyby mógł zobaczyć dowody, które mamy dzisiaj, to by to zrozumiał.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Myslím, kdyby mohl vidět důkazy, které máme dnes, pochopil by to.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Penso che se avesse avuto la possibilità di vedere le prove che abbiamo oggi, avrebbe capito.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Pienso que si pudiera ver la evidencia que tenemos hoy día, la entendería.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Saya pikir, jika dia dapat melihat bukti yang kita miliki pada hari ini, dia akan mengerti.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Tôi nghĩ là, nếu ông có cơ hội nhìn thấy bằng chứng mà ngày nay chúng ta có, ông sẽ hiểu nó.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Úgy gondolom, ha megnézhetné a bizonyítékot, amink ma van, megértené.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Νομίζω, αν ήταν σε θέση να κοιτάξει τα στοιχεία που έχουμε σήμερα, θα το καταλάβαινε.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Мисля, че ако е можел да разгледа доказателствата, които имаме днес, би го разбрал.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.Я думаю, будь у него возможность посмотреть на свидетельство, которое есть у нас сегодня, он бы его понял.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.אני חושבת, שאם הוא היה מסוגל להסתכל עם ההוכחות שיש לנו היום, הוא היה מבין את זה
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.أعتقد، اذا إستطاع النظر في الأدلة التي لدينا اليوم، كان سيفهمها.
Sanıyorum ki, eğer günümüzdeki kanıtları görebilseydi, bunu anlardı.ダーウィンが知ることが出来たら 理解し 受入れたでしょう
Şanslıydım ki, evsizlerin ya da orada yaşayanların... ...olduğuna dair kanıtlar bulmuştum.Szerencsére rátaláltunk egy helyre, ahol bizonyíték volt arra, hogy hajléktalanok, vagyis emberek élnek ott.
Sediment dolguları, pollen tipleri, oksijen isotopları vs. elde edilen kanıtlara göre.Banyak bukti dari inti sedimen dan jenis serbuk sari, isotop oksigen, dan lainnya.
Sediment dolguları, pollen tipleri, oksijen isotopları vs. elde edilen kanıtlara göre.Beaucoup de preuves dans les sédiments, et les types de pollen, les isotopes d'oxygène, et caetera.
Sediment dolguları, pollen tipleri, oksijen isotopları vs. elde edilen kanıtlara göre.Er is veel bewijs uit bodemmonsters en stuifmeelkorrels, zuurstofisotopen enzovoorts.
Sediment dolguları, pollen tipleri, oksijen isotopları vs. elde edilen kanıtlara göre.Hay mucha evidencia de los núcleos sedimentarios y los tipos de polen, isótopos de oxígeno y más.
Sediment dolguları, pollen tipleri, oksijen isotopları vs. elde edilen kanıtlara göre.많은 증거들이 나왔습니다. 침전물의 중심으로부터 그리고 꽃가루의 유형, 산소 동위원소와 등등 에서.
Sediment dolguları, pollen tipleri, oksijen isotopları vs. elde edilen kanıtlara göre.Mamy dużo dowodów - rdzenie z osadów, pyłki, izotopy tlenu i tak dalej.
Sediment dolguları, pollen tipleri, oksijen isotopları vs. elde edilen kanıtlara göre.Nachweise lieferten Sedimentkerne, Pollentypen, Sauerstoffisotope und so weiter.
Sediment dolguları, pollen tipleri, oksijen isotopları vs. elde edilen kanıtlara göre.Има доста доказателства в седиментните ядра, видове полен, кислородни изотопи и така нататък.
Sediment dolguları, pollen tipleri, oksijen isotopları vs. elde edilen kanıtlara göre.И этому есть много доказательств: осадочный керн, виды пыльцы, изотопы кислорода и т.д.
Sediment dolguları, pollen tipleri, oksijen isotopları vs. elde edilen kanıtlara göre.הרבה עדויות מליבות קרקע, אבקות פרחים, איזוטופים של חמצן, וכן הלאה.
Sediment dolguları, pollen tipleri, oksijen isotopları vs. elde edilen kanıtlara göre.ويوجد العديد من الأدلة من بقايا الرواسب وأنواع اللقاح، وحتى نظائر الأكسجين وغيرها على ذلك
Sediment dolguları, pollen tipleri, oksijen isotopları vs. elde edilen kanıtlara göre.酸素同位元素などから 明らかになっています 1万6000年前にピークを迎えましたが
Şimdi, küresel dünya ile düz dairesel dünyayı karşılaştıralım Elimizdeki kanıtlarımız kullanmak zorundayız.Agora, se você quer distinguir uma Terra esférica de uma Terra plana, temos que usar nossa evidência.
Şimdi, küresel dünya ile düz dairesel dünyayı karşılaştıralım Elimizdeki kanıtlarımız kullanmak zorundayız.Pokud chceme rozlišit mezi sférickou a plochou zemí, musíme použít naše důkazy.

İlgili Sayfalar