kanıtlar ile cümle
kanıtlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.Mereka mampu menyesuaikan kekuatan kesimpulannya terhadap kekuatan buktinya.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.Pueden ajustar la fuerza de las conclusiones a la fuerza de sus evidencias.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.Sanno adeguare la forza delle proprie conclusioni alla forza delle prove che hanno a disposizione.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.São capazes de ajustar a força das conclusões com a força da sua evidência.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.Są w stanie przystosować moc wniosków do mocy ich dowodów.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.Sie können das Gewicht der Schlussfolgerungen mit dem Gewicht ihrer Beweise abgleichen.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.Sunt capabili să îşi ajusteze tăria concluziilor după tăria dovezilor lor.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.Sú schopní prispôsobiť silu úsudkov sile ich evidentnosti.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.Ze zijn in staat de sterkte van de conclusies aan te passen aan de sterkte van hun bewijs.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.Και μπορούν να προσαρμόσουν τη θεωρία με τα στοιχεία που έχουν μπροστά τους.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.Вони здатні узгоджувати силу висновків із силою доказів.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.Они способны регулировать силу выводов в соответствии с силой доказательств.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.Те могат да настроят силата на заключенията към силата на техните доказателства.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.ביכולתם להכפיף את עוצמת המסקנה לכורח המציאות.
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.لديهم القدرة على تكييف قوة الاستنتاجات لصالح قوة براهينهم
Kanıtlarının gücünü sonuçların gücüyle ayarlayabilirler.結論を導くことができ 好奇心旺盛です
Kanıtlarla tartışma.les arguments comme preuves.
Kanıtlarla tartışma.Streitgespräche mit Argumentation.
Kanıtlarla tartışma.Коли хтось щось доводить.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.Bukti bahwa cara hidup manusia tidak berubah banyak selama periode itu.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.Das zeigt, dass menschliche Lebensgewohnheiten sich in dieser Zeit nicht merklich änderten.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.Dovezile arată că stilul de viaţă uman nu s-a schimbat prea mult în această perioadă.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.Dowodzi to, że sposób życia ludzi również nie uległ zmianie w tym czasie.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.Het bewijs duidt erop dat de manier waarop mensen leefden, niet sterk veranderde in dat tijdperk.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.인간 삶의 방식의 증거는 그 기간동안 많이 바뀌지 않았습니다.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.La evidencia es que el estilo de vida humano no cambió mucho durante ese período.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.La preuve en est que le style de vie humain n'a pas beaucoup changé durant cette période.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.La prova è che il modello di vita umano non cambiò molto in questo periodo.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.Доказателство е, че човешкия начин на живот не се е променил толкова много, през този период от време.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.И это говорит о том, что образ жизни людей практически не менялся в те времена.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.העדויות הן שסגנון החיים האנושי לא השתנה הרבה באותה תקופה.
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.الدليل هو أن حياة البشر لم تتغير كثيرا طوال تلك الفترة
Kanıtlar o dönem içinde insanın yaşam tarzının çok fazla değişmediğini gösteriyor.大きな変化は無かったということです しかし5万年から7万年前 その地域のどこかで
Kanıtlar, okyanuslardaki2 förändring i havets kemi.
Kanıtlar, okyanuslardakiLes données indiquent
Kanıtlar, okyanuslardakiΠαρότι αυτό οδήγησε σε μερικό περιορισμό του CO
Karmakarışık kanıtlar olucakVa a ser una prueba peluda pero si quieren mirar y aguantar un poco, comencemos a probar este resultado
"Kesin kanıtlardan bahsediyorlardı, şüphenin ilerisinde olan kanıtlardan.Dit woordenboek bestond in die tijd dus al "Zij hadden het over een bepaald bewijs,"
"Kesin kanıtlardan bahsediyorlardı, şüphenin ilerisinde olan kanıtlardan.Там пишеше за сигурно доказателство, доказателство отвъд възможността за съмнение.
"Nasıl bir şeyi kanıtlarız" sorusu üzerine yoğunlaşacağız.Budeme študovať -- budeme rozmýšľať, ako dôsledne dokázať veci.
"Nasıl bir şeyi kanıtlarız" sorusu üzerine yoğunlaşacağız.Budeme zjišťovat, jak věci důsledně dokázat.
"Nasıl bir şeyi kanıtlarız" sorusu üzerine yoğunlaşacağız.Co planujemy badać? Zastanowimy się jak dokładnie dowodzić stwierdzenia.
"Nasıl bir şeyi kanıtlarız" sorusu üzerine yoğunlaşacağız.Dit is ook wat we gaan doen in deze afspeellijst. We gaan leren hoe we iets onomstotelijk bewijzen.
"Nasıl bir şeyi kanıtlarız" sorusu üzerine yoğunlaşacağız.우리가 공부할 것은, 우리가 어떻게 하면 어떤 것을 "엄격하게" 증명할 수 있는 가에 대해 생각해볼 것입니다.
"Nasıl bir şeyi kanıtlarız" sorusu üzerine yoğunlaşacağız.Vamos a estudiar --- Vamos a pensar sobre ¿cómo hacer para probar algo "rigurosamente"?
"Nasıl bir şeyi kanıtlarız" sorusu üzerine yoğunlaşacağız.Vi skal bevise ting så omhyggeligt, at der er ingen tvivl overhovedet om, at de er rigtige.
"Nasıl bir şeyi kanıtlarız" sorusu üzerine yoğunlaşacağız.Vom studia, ne vom gandi, cum sa demonstram riguros lucruri?
"Nasıl bir şeyi kanıtlarız" sorusu üzerine yoğunlaşacağız.Was wir studieren---werden wir denken darüber, wie wir Dinge "streng" beweisen?
"Nasıl bir şeyi kanıtlarız" sorusu üzerine yoğunlaşacağız.Ми навчимося думати, як точно підтверджувати речі.
"Nasıl bir şeyi kanıtlarız" sorusu üzerine yoğunlaşacağız.Това, което ще учим е- как безупречно да доказваме неща.
"Nasıl bir şeyi kanıtlarız" sorusu üzerine yoğunlaşacağız.ما الذى سندرسه.. سنفكر كيف نثبت الأشياء بجدية
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Inzicht in de beschermende factoren die in deze landen een rol spelen zou ook van groot belang zijn.
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Je očividne dôležité pochopiť faktory, ktoré majú vplyv na obľúbenosť takej drogy, ako je kanabis.
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Neue Belege für den Beginn einer Phase sinkender Raten des Cannabiskonsums in Europa
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.On saatu viitteitä uusien, Itä-Euroopan halki kulkevien salakuljetusreittien käyttöönotosta.
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Primært stof i mere end 50 % af alle anmodninger om behandling for stofbrug
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Primärdrog i mer än 50 procent av alla behandlingsefterfrågningar för narkotikamissbruk.
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Problemowe używanie opioidów: szacowane na od 1,2 do 1,5 mln Europejczyków.
Ne var ki, bu uyuşturucunun başka ülkelere yayıldığına dair kanıtlar vardır.Questo modello viene riscontrato attualmente nella maggior parte degli altri paesi dell’Europa occidentale.
Onlar da sana, kanıtları olmadığını, bunun okulda öğrendikleri birşey olduğunu söyleyeceklerdir.El sistema monetario incluye a la religión en el sistema de pago.