kanıtlar ile cümle

kanıtlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,Pristúpte a predložte svoju pravotu! hovorí Hospodin. Predneste svoje dôvody! hovorí kráľ Jakobov.
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,Przedłóżcie sprawę waszę, mówi Pan; ukażcie mocne dowody swoje, mówi król Jakóbowy.
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,Så träden nu fram med eder sak, säger HERREN; kommen med edra bevis, säger Jakobs konung.
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,So lasset eure Sache herkommen, spricht der HERR; bringet her, worauf ihr stehet, spricht der König in Jakob.
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,TUHAN, raja Israel, berkata kepada dewa-dewa, "Ajukanlah perkaramu, kemukakan alasan-alasannya
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,Tuokaa esiin riita-asianne, sanoo Herra, esittäkää todisteenne, sanoo Jaakobin kuningas.
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,Veďte při svou, praví Hospodin, ukažte mocné důvody své, dí král Jákobův.
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,Παραστησατε την δικην σας, λεγει Κυριος προφερετε τα ισχυρα σας επιχειρηματα, λεγει ο βασιλευς του Ιακωβ.
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,Представете делото си, казва Гспод; Приведете силните си доказателства казва Якововият Цар
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,Представьте дело ваше, говорит Господь; приведите ваши доказательства, говорит Царь Иакова.
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,קרבו ריבכם יאמר יהוה הגישו עצמותיכם יאמר מלך יעקב׃
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,قدموا دعواكم يقول الرب. احضروا حججكم يقول ملك يعقوب.
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,耶 和 華 對 假 神 說 、 你 們 要 呈 上 你 們 的 案 件 、 雅 各 的 君 說 、 你 們 要 聲 明 你 們 確 實 的 理 由
‹‹Davanızı sunun›› diyor RAB, ‹‹Kanıtlarınızı ortaya koyun›› diyor Yakupun Kralı,耶和華 對假 神說 、 你 們要 呈上 你 們 的 案件 、 雅各 的 君說 、 你 們 要 聲明 你 們確實 的 理由
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Análise das provas de auditoria para chegar a conclusões sobre os objectivos da auditoria.
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Analyse af revisionsbevis med henblik på konklusioner om revisionsmålene.
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Az ellenőrzési bizonyítékok összesítése az ellenőrzési célokban megfogalmazottkérdések megválaszolásához.
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Compilation des informations probantes pour tirer des conclusions sur les objectifs d'audit.
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Coroborarea probelor de audit pentru stabilirea concluziilor referitoare la obiectivele auditului.
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.De verifierande underlagen ställs samman för att man skall kunna dra slutsatser om granskningsmålen.
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Obdelava revizijskih dokazov, da bi se oblikovali sklepi o revizijskih ciljih.
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Recopilación de pruebas para alcanzar conclusiones sobre los objetivosde la auditoría.
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Samenvoeging van de controle-informatie om te komen tot conclusies in het licht van de controledoelstellingen
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Shromáždění důkazních informací pro dosažení závěrů k cílům auditu.
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Todentavan aineiston kerääminen tarkastustavoitteista laadittavaayhteenvetoa varten.
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Zbieranie dowodów kontroli w celu wyciągnięcia wniosków na temat celów kontroli.
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Zhromaždenie audítorských dôkazov na zostavenie záverov k cieľom auditu.
Denetim kanıtlarının, denetim amaçları konusunda sonuçlara varmak üzere bir araya getirilmesi.Συγκέντρωση των τεκµηρίων ελέγυ για να συναθύν συµpiεράσµατα σετικά µε τυς στυς τυ ελέγυ.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.Berdasarkan banyak bukti akan kesadaran, teori perilaku kognitif, sangat kuat untuk kesejahteraan kita.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.Bycie świadomym, terapia kognitywno-behawioralna, są bardzo dobre dla naszego samopoczucia.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.Gebaseerd op veel bewijs voor mindfullness en cognitieve gedragstherapie is dit erg goed voor ons welzijn.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.항상 주의를 기울이는 증거에 기초하는 인지적 행동 요법은 웰빙에 있어 몹시 강력합니다.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.Na základě důkazů o všímavosti a kognitivní a behaviorální terapie je to pro náš blahobyt velmi důležité.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.בהתבסס על עובדות רבות למודעות, טיפול קוגניטיבי התנהגותי, זה [מאוד] חזק לרווחה שלנו.
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.وتبعاً لعدة أدلة للعلاج الذهني الاداركي التصرفي فإن ذلك مهمٌ جداً لرفاهية الفرد
Dikkatlilige dair kanitlara gore, bilissel davranis terapisi refahimiz icin cok onemli.注意深さや認知行動療法は 幸福と強く結びついています 4番目は学び続けることです
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacak Bu yaptığım farklılığın,ve bunu bütün dünya görecek BuradaydımI cuori che ho toccato saranno la prova che lascerò di aver fatto la differenza, e il mondo capirà che ero qui
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacak Bu yaptığım farklılığın,ve bunu bütün dünya görecekHogy megváltoztattam a világot és ez a világ látni fogja, hogy itt voltam.
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacak Bu yaptığım farklılığın,ve bunu bütün dünya görecekLes coeurs que j'ai touchés seront la preuve que je laisse que j'ai fait une différence, et le monde verra que
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacak Bu yaptığım farklılığın,ve bunu bütün dünya görecekŞtiu că am schimbat ceva, şi această lume va vedea că
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacak Bu yaptığım farklılığın,ve bunu bütün dünya görecekΟι ζωές που άγγιξα θα είναι η απόδειξη που θα αφήσω ότι έκανα την διαφορά, και αυτός ο κόσμος θα δει
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacakEu estava aqui.
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacakHati yang telah kusentuh, akan menjadi bukti bahwa aku pergi
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacak내가 사랑했던 사람들, 그들이 나의 증거가 되어줄 거예요
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacakNhững trái tim tôi từng chạm được, sẽ là minh chứng khi tôi rời xa
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacakSerca, które poruszyłam, bedą dowodem
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacakСердца, которых я коснулась, будут доказательством того, что, уходя
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacakСърцата, които caм докосналa, ще бъдaт доказателство, че оставям
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacakהלבבות שבהם נגעתי, יוכיחו שאני משאירה...
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacakالقلوب التي لمستها ستكون الدليل الذي أتركه
Dokunduğum kalpler,bıraktığım kanıtlar olacak何か少し変えられたことの証 世界の人が気付くはず
Dolayısıyla rock yıldızı gider. Kanıtlara dayalı aktivist, gerçaktivist gelir.Also geht der Rock Star - und es kommt der faktenbasierte Aktivist; der Faktivist.
Dolayısıyla rock yıldızı gider. Kanıtlara dayalı aktivist, gerçaktivist gelir.Así que aquí sale la estrella del rock, y entra el activista que se basa en evidencias, el "eviden-tista".
Dolayısıyla rock yıldızı gider. Kanıtlara dayalı aktivist, gerçaktivist gelir.Итак, попрощаемся с рок-звездой и поприветствуем активиста, помешанного на фактах — фактивиста.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Apostolságomnak jelei megbizonyosodtak közöttetek sok tûrésben, jelekben, csodákban és erõkben is.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Các bằng cớ về chức sứ đồ tôi đã tỏ ra trong anh em bởi sự nhịn nhục mọi đàng, bởi các phép lạ.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Các bằng_cớ về chức sứ đồ tôi đã tỏ ra trong anh_em bởi sự nhịn_nhục mọi đàng , bởi các phép lạ .
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.En Apostels Tegn bleve jo udførte, iblandt eder under Udholdenhed, ved Tegn og Undere og kraftige Gerninger.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.Jednak znaki Apostoła pokazane są u was we wszelkiej cierpliwości, w znamionach i w cudach, i w mocach.
Elçiliğimin kanıtları aranızda büyük bir sabırla, belirtiler, harikalar ve mucizelerle gösterildi.사도의 표된 것은 내가 너희 가운데서 모든 참음과 표적과 기사와 능력을 행한 것이라

İlgili Sayfalar