Bu, sadece bilimin bu konu hakkında bir bilgisi olmadığını kanıtlıyor.يثبت فقط أن العلم لم يلتمسه.
Bu stüdyoyu kurmakla, harcadığın enerji ve tutku... ...senin tamamen emsalsiz olduğunu kanıtlıyor.Cet atelier que vous avez conçu avec tant d'efforts et de passion, il va faire naître une œuvre magnifique.
Bu stüdyoyu kurmakla, harcadığın enerji ve tutku... ...senin tamamen emsalsiz olduğunu kanıtlıyor.La energía y la pasión que tu has mostrado en construir este estudio, prueba que, verdaderamente, eres único.
Bu stüdyoyu kurmakla, harcadığın enerji ve tutku... ...senin tamamen emsalsiz olduğunu kanıtlıyor.L'energia e la passione che hai adoperato per costruire questo studio, dimostrano che sei davvero unico.
Bu stüdyoyu kurmakla, harcadığın enerji ve tutku... ...senin tamamen emsalsiz olduğunu kanıtlıyor.Ο δυναμισμόs και το πάθοs σου για να χτίσειs το στούντιο... αποδεικνύουν ότι είσαι πραγματικά μοναδικόs.
Bu stüdyoyu kurmakla, harcadığın enerji ve tutku... ...senin tamamen emsalsiz olduğunu kanıtlıyor.Энергия и страсть, с которой ты создал эту студию, доказывают, что ты абсолютно уникален.
Bu şunu kanıtlıyor:Ce qui prouve ceci :
Bu şunu kanıtlıyor:Co to dokazuje?
Bu şunu kanıtlıyor:Điều đó đã chứng minh rằng:
Bu şunu kanıtlıyor:Hal itu membuktikan satu hal:
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.Das ist der Beweis dafür, dass Death Valley nicht tot ist.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.Dat bewees dat de Vallei des Doods niet dood is.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.Det beviste dette: at Death Valley ikke er dødt.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.Ez egy dolgot bizonyít: a Halál-völgy nem halott.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.Izkazalo se je, da Dolina smrti ni mrtva.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.이것이 입증하는 것은, 죽음의 계곡이 사실은 죽지 않았다는 것이었습니다.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.Lo que esto demostró fue que: el Valle de la Muerte, no está muerto.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.O que provou foi que o Vale da Morte não está morto.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.Questo ha provato che la Valle della Morte non è morta.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.To dowód na to, że Dolina Śmierci nie jest martwa.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil. Uyku halinde.Asta dovedește că Valea Morții nu e moartă, ci doarme.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.Това, което доказва това, е че Долината на Смъртта не е мъртва.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.Це довело, що Долина Смерті не є мертвою.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.Это доказывает то, что Долина Смерти не мертва.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.וזה מוכיח שעמק המוות איננו מת,
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.وما أثبتته كان أن وادي الموات ليس ميتا.
Bu şunu kanıtlıyor: Ölüm Vadisi ölü değil.眠っているのです
Bu şunu kanıtlıyor:Vad det bevisade är detta:
Bu şunu kanıtlıyor:Αυτό που αποδείχθηκε είναι το εξής:
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.För det jag försökt göra är egentligen att hylla osäkerhet.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Fordi det jeg har villet er at hylde det usikre.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Karena apa yang saya coba lakukan adalah merayakan ketidakpastian.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.제가 정말로 싶은 것은 불확실성을 찬미하는 것입니다.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Mert igazából a bizonytalanságot próbáltam itt ünnepelni.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Parce que ce que j'ai essayé de faire vraiment c'est de célébrer l'incertitude.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Perché ciò che ho cercato di fare è stato di celebrare l'incertezza.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Ponieważ co chciałem zrobić to tak na prawdę celebrować niepewność.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Porque lo que realmente he estado intentando hacer es celebrar realmente la incertidumbre.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Pretože v skutočnosti som sa snažil vyzdvihnúť neurčitosť.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Protože to, oč jsem zde skutečně usiloval, byla oslava nejistoty.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Tenho procurado celebrar a incerteza.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Vì tôi những gì tôi luôn cố làm là đề cao sự không chắc chắn.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Want wat ik heb geprobeerd te doen is de onzekerheid vieren.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Weil was ich hier wirklich versucht habe zu tun, ist, Ungewissheit zu zelebrieren.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Γιατί αυτό που προσπαθώ να κάνω τελικά είναι να γιορτάσω την αβεβαιότητα.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Защото онова, което се опитвам да направя, всъщност е да възхвалявам несигурността.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Поскольку я всё время пытаюсь подчеркнуть важность неопределённости, неустойчивости.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.Тому що те, що я насправді намагався зробити - це відзначити невизначеність.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.מפני שמה שאני באמת מנסה לעשות הוא לחגוג את אי הודאות.
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.أنه أنني كنت أحاول فعلاً أن احتفل بعدم تأكدنا مما نعرف ..
Çünkü yapmaya çalıştığım şey gerçekten belirsizliği kanıtlıyor.不確実さを通してのみ理解することができるからです
Depremler ve volkanlar bunu kanıtlıyor.Les tremblements de terre et les volcans le prouvent.
Depremler ve volkanlar bunu kanıtlıyor.Lo provano terremoti e vulcani.
Depremler ve volkanlar bunu kanıtlıyor.Οι σεισμοί και τα ηφαίστεια το αποδεικνύουν αυτό.
Depremler ve volkanlar bunu kanıtlıyor.Землетрясения и вулканы тому доказательство.
Depremler ve volkanlar bunu kanıtlıyor.רעידות אדמה והרי געש מוכיחים את זה.
Doğru söz acıdır! Ama tartışmalarınız neyi kanıtlıyor?Aké prenikavé sú slová pravdy! Ale čo nakára vaše káranie?!
Doğru söz acıdır! Ama tartışmalarınız neyi kanıtlıyor?Che hanno di offensivo le giuste parole? Ma che cosa dimostra la prova che viene da voi
Doğru söz acıdır! Ama tartışmalarınız neyi kanıtlıyor?¡Cuán fuertes son las palabras de rectitud! Pero vosotros, ¿qué es lo que pretendéis reprender
Doğru söz acıdır! Ama tartışmalarınız neyi kanıtlıyor?Gott är förvisso uppriktigt tal, men tillrättavisning av eder, vad båtar den?