kanın ile cümle
kanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonra yapılan incelemelerde şoförün/pilotun kanında kokaine rastlandı.Після аварії у Цоя і водія автобуса брали кров на аналіз на алкоголь.
Dracula'nın kanından içmesini söyler.Вона зізнається, що Дракула змусив її випити кров з його вени.
Yargıç, din adamlarına "Ben İsa'nın kanını almam!Вона брала участь у каманії «Nie wstydzę się Jezusa!»
Âdet dönemi menstrual kanın görüldüğü ilk günden itibaren sayılmaya başlanır.Початком менструального циклу умовно вважається перший день менструації.
Otçul hayvanların ise kanını içerler.Самиці більшості видів комарів п'ють кров інших тварин.
Sonunda Chris Carrie'nin üstüne domuz kanını dökmek için ipi çeker.Кріс виливає відро свинячої крові на Керрі і Томмі.
Dış bölümde kalan plazma, kanın hacminin %55'ini oluşturmaktadır.У спинномозковій рідині визначається більше 50% від концентрації в плазмі крові.
Senin kanın kırmızı.Твоя кров червона.
Apollonius, rüya'da:"Aurelian, yönetmek arzusundaysan masumların kanını dökmekten uzak dur!Apollónios ho prý úpěnlivě prosil slovy: „Aureliáne, toužíš-li po vládě, nebaž po krvi nevinných!
Bunun üzerine kendi kanını da içer.Jedinec pije svou vlastní krev.
Kanında HIV virüsü bulunan kişilere "HIV pozitif" veya "HIV enfeksiyonlu" denir.Při svém projevu měla na sobě tričko s nápisem „HIV positive“ („HIV pozitivní“).
Yapılan araştırma sonucunda Blind'in kanında limitlerin üç katı üzerinde alkole çıkmıştır.Při dechové zkoušce mu bylo naměřeno přes 3 promile alkoholu v dechu.
Sağ kalıcı mandibular kanin "27" olarak ve soldaki ise "22" olarak bilinir.Pravý trvalý spodní premolár je znám jako „28“ a ten levý jako „21“.
Kanın aktığı boşluğa lümen denir.Podlahu pokrývala kaluž krve.
Dr. Denys, bir koyunun kanını 15 yaşında bir çocuğa nakletmiş ve çocuk yaşamıştı.El a făcut transuzie de sânge de la o oaie la un băiat de 15 ani, care a supraviețuit..
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Răzbunarea celor omorați v-a fost prescrisă: om liber pentru om liber, rob pentru rob, femeie pentru femeie.
Yapılan araştırma sonucunda Blind'in kanında limitlerin üç katı üzerinde alkole çıkmıştır.Testele făcute au dovedit că el consumase o cantitate de alcool de trei ori peste limita admisă în Franța.
Kanın da bu seviyede buharlaşmaya başlayacağı öngörülmektedir.De asemenea poate apărea sângerare la nivelul locului puncției.
Koru kazazadelerin kanını istemektedirler.A rendőrök kerülni kívánják a vérontást.
Ekmek İsa'nın bedenini, şarap ise İsa'nın kanını sembolize eder.A bor Krisztus vérét, a kenyér pedig testét jelképezi.
6 aylıkken Azazel (Sarı Gözlü Şeytan) kendi kanından içirerek bazı psişik güçlere sahip olmasını sağlamıştır.Sam a különleges képességeit Azazeltől "kapta", amikor az 6 hónapos korában saját démoni vérével itatta meg.
Ayrıca kemik iliği, kanın yeteri kadar pıhtılaşması için gerekli olan miktarda platelet üretemez.A csontvelő sem képes elég vérlemezkét előállítani, ami a megfelelő véralvadáshoz szükséges.
Alevin ve kanın rengidir.A vörös a tűz és vér színe.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.A fertőzés ugyancsak bizonyítható a vérben a betegség elleni antitestek jelenlétének igazolásával.
Bu yaygın kanının ortaya çıkmasına sebep bu turnuvalarda giyilen zırh olmuş olabilir.A nehezen elkészíthető maszk miatt ez a hagyomány fordul elő a legritkábban Hajdúdorogon.
Bunun üzerine kendi kanını da içer.Ehhez viszont immáron az ő vére is szükséges.
Çikatilo ayrıca sık sık, kurbanların kanının tadına vardı.Lorenzacciót elborította az áldozat vére.
Taht kavgaları ve sevdaları, kardeş kanının dökülmesi sebebiyle yıkım dönemi başladı.Megértették és szerették egymást, éppen ezért Anasztasziját nagyon lesújtotta öccse vérzékenysége.
Güzin'in kanını emeceği sırada Azmi gelir.Akasha vére által Lestat erősebb lesz.
Buffy de Faith'i yakalayıp kanını Angel'a içirmek istemektedir.Buffy antaa Angelin juoda hänen vertaan.
Noot Seear, Heidi: İnsanların kanını içmeleri için onları Volturi vampirlerine taşıyan bir vampir.Heidi on vampyyri, joka kuljettaa ihmisiä Volturien luo syötäväksi.
Edward Bella'nın kanındaki zehri alır ve vampire dönüşmesini engeller.Myrkky parantaa Bellan haavat ja tekee hänestä vampyyrin.
Yapılan otopsi sonucu kanında uyuşturucu maddeye rastlanmadı.Tutkituista saippuatangoista ei ole löytynyt ihmisen DNA:ta.
Maksiller kaninler yaklaşık 4 aylıkken kalsifiye olmaya başlar.Sveitsiläistä emmentalia kypsytetään vähintään neljä kuukautta.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.Μπορεί επίσης να επιβεβαιωθεί με την εύρεση αντισωμάτων της νόσου στο αίμα.
Kumaş, her zaman adet kanının emilmesinde büyük role sahip oldu.Τα μονοκύτταρα έχουν μικρό ρόλο στο περιφερικό αίμα.
Kanın her milimetreküpünde yaklaşık beş milyon alyuvar bulunmaktadır.Hver kubikmillimeter blod indeholder ca. 5 millioner røde blodlegemer.
Kanın kokusunu alan Carlisle, Rosalie'yi bulur ve onu dönüştürür.Carlisle får færten af blod og forvandler hende derefter, men Rosalie er sur.
Bunun üzerine kendi kanını da içer.Han dræbte dem og drak deres blod.
Uzun bir süredir de kalbi, vücuduna kanın üçte birini pompalıyordu.I visse bestande levede op til en tredjedel af dyrene med hagl i kroppen.
Ekmek İsa'nın bedenini, şarap ise İsa'nın kanını sembolize eder.Nadverens brød og vin er Jesu sande legeme og blod, som giver syndernes forladelse og forener med Kristus.
Bunun üzerine kendi kanını da içer.Kom drikk også mitt blod.
Yapılan otopsi sonucunda kanında Kokain ve Tramadol bulunmuştur.Det ble funnet rester av heroin og kokain i blodet hans.
Yapılan araştırma sonucunda Blind'in kanında limitlerin üç katı üzerinde alkole çıkmıştır.Blind hadde tre ganger så mye alkohol som tillatt i blodet.
Daha sonra yapılan incelemelerde şoförün/pilotun kanında kokaine rastlandı.Alle ombord døde, og under obduksjonen fant man kokain i blodet til piloten.
Hücrelerine giderken gardiyanlardan biri onları durdurur ve yerde gördüğü kanın kime ait olduğunu sorar.16.Titt sorgens budskap meldes, hvor der blir anlagt vei, et offer titt det kreves og blod det spares ei.
Ayrıca kemik iliği, kanın yeteri kadar pıhtılaşması için gerekli olan miktarda platelet üretemez.Sumsum tulang juga tidak dapat membuat cukup platelet yang dibutuhkan darah agar bisa membeku dengan benar.
Ve kanından tanrılar için bir içki yaratıldı.Di sana dia dijadikan sebagai pembawa minum bagi para dewa.
Sonuçta oluşan antikorlar hayvanın kanından alınır.Nantinya, darah ditarik dari binatang.
Kanın içine hatıraları emebilir.Sekiranya dikhawatikan darahnya tertetes didalamnya.
Aksi halde dökülecek Müslüman kanından sizler sorumlu olursunuz, karılarınız ve çocuklarınız esir edilirler".Maka, pertemuan antara Pururawa dengan Ayu berarti perpisahan antara Urwasi dengan suami dan anaknya.
Bunun üzerine kendi kanını da içer.Ia sendiri berbicara tentang Darah-Nya.
Tuzun, her öğün sunusunda olması şarttı; kurban edilen hayvanın kanının yerine geçmekteydi.Silakan Amara datang kapan pun, dia tetap darah daging saya.
Bazı türlerde hemolenfin kanın benzeri olma dışında görevleri de vardır.Ở một số loài, hemolymph có chức năng khác hơn so với chức năng tương tự máu.
Ekmek İsa'nın bedenini, şarap ise İsa'nın kanını sembolize eder.Bánh Thánh hóa thành Thân Thể Chúa, rượu nho hóa thành Máu Chúa.
Kök hücreler ayrıca doğumdan hemen sonra umbilikal kord kanından da elde edilebilir.Tế bào gốc cũng có thể được lấy từ máu dây rốn ngay sau khi sinh.
Bu, onun yarattığı her şeyin kanından arta kalan kısımdır.Nó là thành phần chủ yếu có giá trị cho hợp kim nó tạo nên.
Sonra ölünceye kadar kanını içer.の死ぬまで飲み続けるつもりでいる。
Yapılan değerlendirmelerde kanında hem yasal miktardan fazla alkol hem de kokain çıkmıştır.血液検査の結果、法定制限の2倍のアルコールと、コカインが検出された。
Buffy de Faith'i yakalayıp kanını Angel'a içirmek istemektedir.フェイスの血を奪うことに失敗したバフィーは、エンジェルに自分の血を飲ませる。
İlgili Sayfalar