kamp ile cümle

kamp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben kampüste yaşamayı seviyorum.I love living on campus.
Kamp ateşine biraz daha odun koy.Put more wood on the campfire.
Her yaz kamp yapmaya giderdim.I used to go camping every summer.
Tom kendisinin ve arkadaşlarının gelecek hafta sonu kampa gitmeyi planladıklarını söyledi.Tom said he and his friends were planning to go camping next weekend.
Bu kampanya yeni Zika virüs salgınlarını önleyemez.This campaign cannot forestall new Zika virus outbreaks.
Eski Londra Belediye Başkanı Boris Johnson "Brexit" için kampanyanın lideriydi.Former London mayor Boris Johnson was the leader of the campaign for "Brexit".
Tom yılın çoğunu Mary'nin Senato kampanyasında bir eleman olarak çalışarak geçirdi.Tom spent much of the year working as a staffer on Mary's Senate campaign.
Tom bütün yaz kamptaydı.Tom was away at camp all summer.
Ekmek kamp ateşinin açık alevi üzerinde pişirilmekten yakılmıştı.The bread was scorched from being cooked on the open flame of the camp fire.
Kamp yarın sona eriyor.Camp ends tomorrow.
Kampçılar kamp ateşi etrafında şarkılar söyledi.The campers sang songs around the campfire.
Kampçılar kamp ateşinin etrafında oturdu.The campers sat around the campfire.
Hatmileri kızartırken kamp ateşinin etrafında oturduk.We sat around the campfire roasting marshmallows.
Acele etsek iyi olur yoksa biz kamp alanına ulaşmadan önce fırtınaya yakalanırız.We had better hurry or we'll be caught in the storm before we reach the camping site.
Kendi şişen kamp paspaslar çok uygun.Self-inflating camping mats are very convenient.
Tom kamp sandalyelerini açtı.Tom unfolded the camp chairs.
Tom bir kamp gezisine gitti.Tom went on a camping trip.
Tom kamp ateşini söndürdü.Tom doused the campfire.
Ayrılmadan önce kampı temizlememiz gerekir.We need to clean the camp site before we leave.
Ben Bosna mülteci kamplarında bulundum.I've been in Bosnian refugee camps.
O yeni kampanyamın yüzü için mükemmel.She's perfect for the face of my new campaign.
Biz burada kamp kuracağız.We'll set up camp here.
Tom ve arkadaşları kamp ateşinin etrafında oturdu ve hatmileri kızarttı.Tom and his friends sat around the campfire and roasted marshmallows.
Tom, ailesi ile bir kamp gezisine gitti.Tom went on a camping trip with his family.
Benim herhangi bir kamp ekipmanım yok.I don't have any camping equipement.
Biz çadırımızı kurduk ve bir kamp ateşi yaktık.We set up our tent and built a campfire.
Tom ve arkadaşları kamp ateşinin etrafında oturdu ve şarkılar söyledi.Tom and his friends sat around the campfire and sang songs.
Çadırımızı kurduk ve bir kamp ateşi yaktık.We pitched our tent and built a campfire.
Burası kamp kurmak için iyi bir yerdir.This is a good place to camp.
Kamp ateşine odun eklemeye gerek yok.There's no need to add wood to the campfire.
Tom bir kamp ateşi yaktı.Tom made a campfire.
Tom bana kamp ateşinin nasıl yakılacağını öğretti.Tom taught me how to make a campfire.
Tom matematik kampına gitti.Tom went to math camp.
Tom ve Mary dağlarda kamp yapmaya gittiler.Tom and Mary went camping in the mountains.
Eyalet çapında bir kampanya yürütüyoruz.We're running a statewide campaign.
Tom kamp yerine geri döndü.Tom headed back to the camp site.
Kampanya pazartesi günü sona eriyor.The campaign ends on Monday.
Orada bir kamp alanı vardı.They had a campsite there.
Tom kampanya yapmayı biliyor.Tom knows how to campaign.
O bir esir kampı değildi.It wasn't a prison camp.
Kamp ateşinin etrafında şarkı söyledik.We sang around the campfire.
Tom bir kamp danışmanı olarak gönüllü olur.Tom volunteers as a camp counselor.
Kamp gezisi sırasında, Tom dizanteri oldu.While on the camping trip, Tom got dysentery.
Hepimiz kamp ateşi etrafında şarkı söyleyerek iyi vakit geçirdik.We all had a good time singing around the campfire.
Tom kampa dönüş yolunu bulamadı.Tom couldn't find his way back to the campsite.
Tom kaç kere kamp yapmaya gitti?How many times has Tom gone camping?
Burası güzel görünümlü bir kamp alanı.This is a nice-looking campground.
Kamp yapmaktan hoşlanırım.I like camping.
Kampüs dışında yaşıyorum.I live off campus.
Tom kampüse yakın yaşamak için bir yer bulmak istiyor.Tom wants to find a place to live close to the campus.
Tom, Mary'ye John ile kamp yapmayı planladığını söyledi.Tom told Mary he was planning to go camping with John.
Tom, önümüzdeki hafta sonu kampa gideceğini söyledi.Tom said that he was going to go camping next weekend.
Tom önümüzdeki hafta sonu kamp yapacağını söyledi.Tom said that he was going camping next weekend.
Gelecek yıl yaz kampına gideceğim.I'm going to summer camp next year.
Tom, kampüse yakın yaşamak istedi.Tom wanted to live close to the campus.
Bir kamp ateşinde yemek yapmaya alışkın değilim.I'm not used to cooking on a campfire.
Alkolü kötüye kullanma kampüste ciddi bir sorundur.Alcohol abuse is a serious problem on campus.
Tom, kampüsün yakınında bir yer kiraladı.Tom rented a place near the campus.
Tecavüz, üniversite kampüslerinde ciddi bir sorundur.Rape is a serious problem on college campuses.
Tecavüz, üniversite kampüslerinde ciddi bir sorundurRape is a serious problem on college campuses.

İlgili Sayfalar