kamp ile cümle

kamp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben on üç yaşındayken ailem beni zayıflama kampına gönderdi.My parents sent me to fat camp when I was thirteen.
Tom ve Mary'yle kamp yapmaya gideceğiz.We're going to go camping with Tom and Mary.
Kamp yapacağız.We're going to go camping.
Tom bir arkadaşla kamp gezisine gitti.Tom went on a camping trip with a friend.
Göl yakınında kamp yapacağız.We'll make camp near the lake.
Tom ve Mary kamp yapacak bir yer arayarak sahil boyunca kanolarını kullandılar.Tom and Mary paddled their canoe along the shoreline, looking of a place to camp.
Tom geçimini kampüsten sağlıyor.Tom lives off campus.
Siz ayda kamp yapamazsınız.You can't camp on the moon.
Tom bana kampüsü gezdirdi.Tom showed me around the campus.
Kampa gitmek istediğini neden bana söylemedin?Why didn't you tell me that you wanted to go camping?
Ben hiç siz arkadaşlara ilk kez kampa gittiğim andan bahsettim mi?Have I ever told you guys about the first time I went camping?
Önümüzdeki yaz kampa gitmeyecek misin?Aren't you going to go camping next summer?
Hey, kampa gidelim.Hey, let's go camping.
Tom'la tekrar asla kampa gitmeyeceğim.I'll never go camping with Tom again.
Tom'un canı gerçekten John ve Mary ile birlikte kampa gitmek istemiyor.Tom didn't really feel like going camping with John and Mary.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en büyük reklam kampanyası.This is the biggest publicity stunt I've ever seen.
Bu önümüzdeki hafta kamp yapmaya gidelim.Let's go camping this coming weekend.
Tom kamp yapmaya gitti.Tom has gone camping.
Kamp yaptığımdan beri birkaç yıl oldu.It's been several years since I've been camping.
En son ne zaman kampa gittin?When was the last time you went camping?
Kampüse geri gidiyor musun?Are you going back to the campus?
Sana kampımızı göstereyim.Let me show you our camp.
Tom tutuklu kampına gönderildi.Tom was sent to a prisoner camp.
Kamp Teğmen Jackson'ın komutası altındaydı.The camp was under the command of Lieutenant Jackson.
Tom esir kampından kaçtı.Tom fled from the prisoner camp.
Askerler, kamplarını terk ettiler.The soldiers abandoned their camp.
Tom ve John toplama kampından kaçmak için bir plan kurdular.Tom and John concocted a plan to escape from the detention camp.
Ordu asi kampını bastı.The army raided the rebel camp.
Belediye Başkanı Tom Jackson, bu ay birkaç kampanya gösterisi düzenledi.Mayor Tom Jackson held several campaign appearances this month.
Tom Mary'nin bizimle kampa gitmeyi planlamadığını biliyordu.Tom knew that Mary wasn't planning on going camping with us.
Çocuklar kamp ateşi etrafında şarkı söylüyorlar.The children are singing around the campfire.
Rusya "Güvenli Selfie'ler" adında yeni bir kamu güvenliği kampanyası başlattı.Russia has just launched a new public safety campaign called "Safe Selfies".
Kamp ateşinin etrafında oturduk.We sat around the campfire.
Onlar kamp ateşi etrafında toplandılar.They gathered around the campfire.
Bu alanda üç tane kamp yeri var.There are three campgrounds in this area.
Kampüs güzel.The campus is nice.
Sen burada kamp yapamazsın.You're not allowed to camp here.
Çadırımız kamp alanındaki tek çadırdı.Our tent was the only one in the camping area.
Tom kamp yapmayı seviyor.Tom likes camping.
Bu kamp yeri kapalı.This campground is closed.
Kamp yeri tamamen ıssızdı.The campsite was totally deserted.
Kamp yeri tamamen terk edilmişti.The campsite was totally deserted.
Kamp bölgesi karayoluyla ulaşılabilir değil.The campsite isn't accessible by road.
Kamp ateşinin etrafında şarkılar söyledik.We sang songs around the campfire.
Birçok Japon Amerikalılar 2.Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarına gönderildi.Many Japanese-Americans were sent off to concentration camps during World War II.
Bu kampta yemek korkunç.The food at this camp is terrible.
Tom'un hiç kampçılığı seven arkadaşları yok.Tom doesn't have any friends who like camping.
Bir sonraki hafta sonu bizimle kamp gitmek ister misiniz?Would you like to go camping with us next weekend?
Neden Tom çocuklarının bizimle kampa gitmesine izin vermeyecek?Why won't Tom let his kids go camping with us?
Kamp ateşi yanıp kül oldu.The campfire has burned down.
Ben mutlu bir kampçı değilim.I'm not a happy camper.
Kampı ziyaret ettin mi?Did you visit the camp?
Kampa gitmeyi tercih ederim.I'd rather go camping.
Bir mülteci kampı kabustur.A refugee camp is a nightmare.
Bu kamp kurmak için iyi bir yere benziyor.This looks like a good spot to camp.
Bu, kamp kurmak için iyi bir yere benziyor.This looks like a good spot to set up camp.
Kamp için yatak yapmak için bir çuvalı samanla doldurduk.To make a mattress for camping, we stuffed a sack with straw.
Onlar İncil kampına gittiler.They went to Bible camp.
Kamp gezisine devam etmeliyiz.We should go on a camping trip.
Öğrenciler için yeterli kampüs konutu yok.There's not enough on-campus housing for students.

İlgili Sayfalar