kamp ile cümle

kamp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bizimle kamp yapmaya gitmek istiyor musun?Do you want to go camping with us?
Bizimle kamp yapmaya gitmek istemiyor musun?Don't you want to go camping with us?
Gelecek hafta sonu bizimle kampa gitmek ister misin?Do you want to go camping with us next weekend?
Tom bizimle kamp yapmaya gitmek istediğini söyledi.Tom said he wanted to go camping with us.
Leyla, Sami'yi kamp gezisine götürdü.Layla took Sami on a camping trip.
Tom'un bizimle kampa gitmek istemediğini ne zaman öğrendin?When did you find out that Tom didn't want to go camping with us?
Sami kampüsteydi.Sami was on the campus.
Hem Tom hem de ben kamp yapmayı severiz.Both Tom and I like camping.
Tom'un neden bizimle kampa gidemediğini bilmiyordum.I didn't know why Tom couldn't go camping with us.
Tom gelecek hafta sonu bizimle kamp yapamayacağını söyledi.Tom said he couldn't go camping with us next weekend.
Kampa gitmeyi seven hiçbir arkadaşım yok.I don't have any friends who like to go camping.
Bacağım incimeseydi seninle kamp yapmaya giderdim.I'd go camping with you if my leg didn't hurt.
Tom'la kampa gitmek istemedim.I didn't want to go camping with Tom.
Tom ile kamp yapmaya gitmek istedim.I wanted to go camping with Tom.
Tom ve ben beraber kampa gittik.Tom and I went camping together.
Tom, kampüste çok popüler.Tom is very popular on campus.
Tom kamp yaparak iyi vakit geçirdi.Tom had a good time camping.
Tom'un ailesi kamp gezisine çıktı.Tom's family went on a camping trip.
Tom ve ben birlikte kamp yapabiliriz.Tom and I might go camping together.
Tom, 2013'ten beri kampa gitmedi.Tom hasn't gone camping since 2013.
Tom'un en sevdiği şeylerden biri kamp yapmaktır.One of Tom's favorite things to do is camping.
Tom muhtemelen tek başına kampa gitmezdi.Tom wouldn't likely go camping by himself.
Tom çocuklarını bir kamp gezisine çıkardı.Tom took his children on a camping trip.
Tom bu hafta sonu kamp yapmayacak.Tom won't go camping this weekend.
Hem Tom hem de Mary kamp yapmaktan hoşlanıyor.Both Tom and Mary like camping.
Tom ve Mary ikisi de kamp yapmaktan hoşlanıyor.Tom and Mary both like camping.
Tom, önümüzdeki hafta sonu kampa gitmeyeceğini söyledi.Tom said that he wasn't going to go camping next weekend.
Tom, Mary'nin önümüzdeki hafta sonu kampa gideceğini söyledi.Tom said that Mary was going to go camping next weekend.
Tom, Mary'nin önümüzdeki hafta sonu kampa gitmeyeceğini söyledi.Tom said that Mary wasn't going camping next weekend.
Tom, önümüzdeki hafta sonu kamp yapmayacağını söyledi.Tom said that he wasn't going camping next weekend.
Tom önümüzdeki hafta sonu kampa gidecek.Tom is going to go camping next weekend.
Tom hiç kamp yapmadı.Tom has never been camping.
Tom çocuklarının bizimle kamp yapmasına izin vermeliydi.Tom should've let his children go camping with us.
Tom bir kamp arabasında yaşıyor.Tom lives in a camper.
Tom, bizimle kamp yapmaya gitmek istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to go camping with us.
Bu yaz kampa gideceğim.I'm going to camp this summer.
Tom kamp ateşinin nasıl başlatılacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to start a campfire.
Kamp yaparken iyi vakit geçirdim.I had a good time camping.
Artık Tom'la hiç kamp yapmaya gitmiyorum.I don't ever go camping with Tom anymore.
Nehrin yakınında kamp yapmak iyi bir fikir değildir.Camping so near the river isn't a good idea.
Sami mahkumiyetini bozmak için bir kampanya başlattı.Sami launched a campaign to overturn his conviction.
Sami yıllardır kampüste yaşıyor.Sami has been living on campus for years.
Sami bir mülteci kampında yaşıyordu.Sami lived in a refugee camp.
Kamp ateşi etrafında dans ettiler.They danced around the campfire.
Sami hâlâ kampüste bir yerdeydi.Sami was still somewhere on campus.
Sami bir balıkçının kamp yerindeydi.Sami was at a fisherman's campground.
Kampus polisini çağırdı.She called the campus police.
Kampus polisini aradı.She called the campus police.
Hava kararıyor. Kampı kuralım.It's getting dark. Let's set up the camp.
Sami ve Leyla kamp yapmaya gittiler.Sami and Layla went camping.
Tom kampüsteydi.Tom was on campus.
Kampüs güzeldir.The campus is beautiful.
Bu kampüs güzel.This campus is beautiful.
Benim öğretmenlik yaptığım üniversitenin güzel bir kampüsü var.The university where I teach has a beautiful campus.
Keşke seninle kampa gidebilsem.I wish I could go camping with you.
Tom mutlu bir kampçı değil, değil mi?Tom isn't a happy camper, is he?
Tom kampa geri döndü.Tom walked back to the camp.
Tom geçen hafta sonu kampa gittiğini söyledi.Tom said you went camping last weekend.
Sen ve ben birlikte kamp yaptığımızdan beri bir süre oldu.It's been a while since you and I've gone camping together.
Birkaç hafta sonu sonra arkadaşlarımdan bazılarıyla kamp yapmayı planlıyorum.I plan to go camping with some of my friends the weekend after next.

İlgili Sayfalar