Ana içeriğe geç
Sözlük

kameram ile cümle

kameram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
- Ne? Bekleyin. Kameram nerede?Где је моја камера?
Noel için rica ve yalvarışlardan sonra, ikinci el bir kameram oldu.Depois de pedir e implorar para o Natal, recebi uma câmara em segunda mão.
Noel için rica ve yalvarışlardan sonra, ikinci el bir kameram oldu.크리스마스 선물로 졸라서, 중고 비디오 카메라를 선물로 받았습니다,
Noel için rica ve yalvarışlardan sonra, ikinci el bir kameram oldu.Och när jag bett och bönat fram till jul fick jag en begagnad videokamera.
Noel için rica ve yalvarışlardan sonra, ikinci el bir kameram oldu.Và sau khi cầu xin và van nài cho Giáng Sinh,
Noel için rica ve yalvarışlardan sonra, ikinci el bir kameram oldu.ואחרי שביקשתי והתחננתי קיבלתי לחג המולד מצלמת וידיאו יד שנייה,
Noel için rica ve yalvarışlardan sonra, ikinci el bir kameram oldu.وبعد الترجي و التمني للكريسماس حصلت على آلة تصوير مستعملة،
Noel için rica ve yalvarışlardan sonra, ikinci el bir kameram oldu.中古のビデオカメラを買ってもらいました それでアニメーションを作り始め
On biri sivil 19 yaralının arasında Rah-e-Farda TV kanalının kameramanı Husain Nazari de vardı.Entre as 19 vítimas, das quais onze eram civis, estava Husai Nazari, cinegrafista do canal de TV Rah-e-Farda.
On biri sivil 19 yaralının arasında Rah-e-Farda TV kanalının kameramanı Husain Nazari de vardı.Среди 19 жертв, 11 из них — мирные жители, был оператор телеканала Rah-e-Farda Хусейн Назари.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Ingen har nogensinde sagt nej, og heldigvis er ingen stukket af med kameraet
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Không có ai từ chối, và may mắn là chưa có ai bỏ chạy với camera của chúng tôi.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.아무도 거절하지 않습니다, 다행히 아무도 카메라를 훔쳐가지 않습니다.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Kukaan ei ole ikinä kieltäytynyt eikä kukaan ole onneksi paennut kameramme kanssa.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Nessuno si è mai rifiutato, e, per fortuna, nessuno è mai scappato con la nostra macchina fotografica.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Niemand hat je nein gesagt und zum Glück ist auch noch nie jemand mit unserer Kamera getürmt.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Niemand weigert ooit, en gelukkig liep niemand er ooit mee weg.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Nihče še ni odklonil ali pobegnil z našim fotoaparatom.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Nikdo nikdy neodmítl. A naštěstí ještě nikdo nikdy s vaším fotoaparátem neutekl.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Nikt nie odmówił, ani nie zwiał z naszym aparatem.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Nikto nikdy neodmietol a našťastie, nikto nám nikdy s fotoaparátom neutiekol.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Nimeni n-a refuzat vreodată și nimeni n-a fugit cu camera.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Nunca nadie se ha negado y, afortunadamente, nunca nadie ha huído con la cámara.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Nunca ninguém recusou e, felizmente, também nunca fugiram com a nossa máquina.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Personne n'a jamais refusé, et par chance personne n'est jamais parti en courant avec notre appareil.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Senki sem utasított még vissza, és szerencsére még senki sem szaladt el a kamerával.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Tidak ada yang pernah menolak, dan untungnya tidak ada yang pernah lari.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Κανένας δεν αρνήθηκε ποτέ, και ευτυχώς κανένας δεν έτρεξε παίρνοντας τη φωτογραφική μας μηχανή!
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Никой никога не е отказал, и за щастие никой никога не е избягал с нашата камера.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Никто ни разу не отказал нам. К счастью, с нашим фотоаппаратом тоже никто не сбежал.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.Ніхто ніколи не відмовився і, на щастя, ніхто ніколи не тікав із нашим фотоапаратом.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.אף אחד מעולם לא סרב, ולמרבה המזל אף אחד מעולם לא ברח עם המצלמה.
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.لم يرفض أحد مطلقاً التقاط الصورة .. ومن حسن الحظ لم يجري أحد أيضاً بآلة التصوير بعيداً
Şimdiye kadar hiç kimse red etmedi ve şanslıyız ki kameramızla birlikte kaçan olmadı.これが 私たちの人生を変えることになるとは 当時は予想だにしませんでした
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.De warmte en het stof waren zo doordringend dat mijn camera te warm werd om aan te raken en het liet afweten.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.너무 심한 열기와 먼지로 인해 제 카메라는 너무 뜨거워져 만질 수조차 없게 되었고 작동하지도 않았습니다.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Nóng và bụi lan toả khắp nơi đến nỗi camera của tôi bị nóng đến mức không thể chạm vào nút ngừng quay.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Tak vše prostupující byl žár a prach, že můj foťák se stal i na pouhý dotek příliš horký a přestal fungovat.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Wszechobecny kurz i upał sprawiły, że nie mogłam nawet dotknąć aparatu, aż w końcu przestał działać.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Везде было так жарко и пыльно, что мой фотоаппарат быстро перегрелся и перестал работать.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Спека та пил були такими сильними, що мій фотоапарат став навіть гарячим на дотик і перестав працювати.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.החום והאבק הגיעו לכל מקום עד כדי כך, שהמצלמה שלי נעשתה חמה מדי למגע והפסיקה לפעול.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.كانت الحرارة والغبار منتشرة لدرجة أن آلة الكاميرا الخاصة بي أصبحت حارة جداً و يتعذر علي مسكها فتوقفت عن العمل.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.私のカメラは触れない程熱くなり 動かなくなりました 私は20分おきに車に駆け戻っては自分の
Sonra, Darius'u bizim bebek kameramanımız olarak kullanma fikri aklıma geldi.그래서, 저는 다리우스가 소형카메라 운반체 역할을 할 수있을까, 그리고 이 방법이
Sonra, Darius'u bizim bebek kameramanımız olarak kullanma fikri aklıma geldi.אז עכשיו, אולי אנחנו ניקח את דריוס בתור נושא מצלמת התינוקות שלנו,
Sonra, Darius'u bizim bebek kameramanımız olarak kullanma fikri aklıma geldi.ففكرت أن نجعل إبني "داريوس" كحامل للكاميرا الصغيرة,
Sonra, Darius'u bizim bebek kameramanımız olarak kullanma fikri aklıma geldi.ダリウスに 小さなカメラを持たせて そしてこのインプットをディランに入力できないかと
Steve Miller hala ana haber bülteni kameramanı olarak çalışıyor.Steve Miller nadal pracuje jako kamerzysta w wiadomościach.
Steve Miller hala ana haber bülteni kameramanı olarak çalışıyor.Steve Miller stále pracuje ve zprávách, jako kameraman aktualit.
Steve Miller hala ana haber bülteni kameramanı olarak çalışıyor.Steve Miller toimii edelleen uutisten ja ajankohtaisohjelmien kameramiehenä.
Steve Miller hala ana haber bülteni kameramanı olarak çalışıyor.Steve Miller werkt nog steeds als cameraman bij het nieuws en voor politieke gebeurtenissen.
Şu şekilde kullandık: odada boşluğa bakan bir kameramız ve her duvarda bir monitörümüz vardı.Cum am făcut asta... aveam o cameră care filma într-o încăpere, și aveam un monitor, pe fiecare perete.
Şu şekilde kullandık: odada boşluğa bakan bir kameramız ve her duvarda bir monitörümüz vardı.Jadi kami menggunakannya di ruangan yang dipasangi kamera, dan kami punya monitor, satu di setiap dinding.
Şu şekilde kullandık: odada boşluğa bakan bir kameramız ve her duvarda bir monitörümüz vardı.저희가 어떻게 했냐면, 방에 공간을 바라보고 있는 카메라를 하나 설치하고, 각각의 벽에 모니터를 하나씩 설치했습니다.
Şu şekilde kullandık: odada boşluğa bakan bir kameramız ve her duvarda bir monitörümüz vardı.Použili jsme to v místnosti kde kamera mířila do prostoru, a na každé stěně jsme měli jeden monitor.
Şu şekilde kullandık: odada boşluğa bakan bir kameramız ve her duvarda bir monitörümüz vardı.Použili sme to v miestnosti, kde sa kamera pozerala do priestoru a na každej stene sme mali jeden monitor.
Şu şekilde kullandık: odada boşluğa bakan bir kameramız ve her duvarda bir monitörümüz vardı.Quello che abbiamo fatto è stato mettere una telecamera in una stanza e uno schermo su ogni parete.
Şu şekilde kullandık: odada boşluğa bakan bir kameramız ve her duvarda bir monitörümüz vardı.Úgy használtuk, hogy egy szobában a kamera vette a teret, mindegyik falon volt egy-egy kijelző.
Şu şekilde kullandık: odada boşluğa bakan bir kameramız ve her duvarda bir monitörümüz vardı.Usámos isto numa sala onde tínhamos uma câmara voltada para o espaço, e tínhamos um monitor em cada parede.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod