Bir kere yüzüne elleyip, saçlarını arkaya atabilirsin, bu şekilde kamera daha güzel yakalayabilir, tamam mı?يجب عليك لمس وجهك و شعرك بين الحين و الاخر صحيح ؟ لكي يظهرو جيدا في الشاشة اتفقنا ؟
Bir suni çiftleşme makinası tasarladılar. Temelde bir motorun üstündeki kameralı bir penis.Desarrollaron una máquina de coito artificial, en esencia era un pene con cámara montado en un motor.
Bir suni çiftleşme makinası tasarladılar. Temelde bir motorun üstündeki kameralı bir penis.Stworzyli maszynę do spółkowania, czyli penisokształtną kamerę.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.E ci è voluta un sacco di preparazione, abbiamo dovuto costruire cineprese e luci e un sacco di altre cose.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.En het vereiste een hoop voorbereiding, we moesten camera's ontwikkelen en lichten en allerlei soorten dingen.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Il a fallu beaucoup de préparation, on a dû construire des caméras et des lumières et toutes sortes de choses.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.이 탐사에는 많은 준비가 필요했습니다. 카메라, 조명, 다른 모든 걸 제작해야 했어요.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.luzes e todo o género de coisas.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Meidän piti rakentaa kameroita ja valoja ynnä muuta.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Og det krævede meget forberedelse, vi skulle bygge kameraer og lys og alle mulige ting.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Sok előkészülettel járt, kamerákat, fényeket és egyéb felszerelést kellett gyártanunk.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Stálo nás to hodně příprav, museli jsme postavit kamery a světla a všechny tyhle věci.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Und die Vorbereitungen dazu waren enorm. Wir mussten Kameras und Scheinwerfer und alles Mögliche bauen.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Và chuyến du hành đã cần nhiều sự chuẩn bị, chúng tôi phải tạo ra các máy quay đèn chiếu sáng, nhiều thứ khác.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Wymagało to od nas wielu przygotowań. Musieliśmy zbudować kamery, światła i wiele innych rzeczy.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Y eso llevó mucha preparación, tuvimos que construir cámaras y luces y todo ese tipo de cosas.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Χρειάστηκε πολλή προετοιμασία. Κατασκευάσαμε ειδικές κάμερες και φωτισμό, και ένα σωρό πράγματα.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Изискваше огромна подготовка, трябваше да изградим камери, и светлини, и всякакви други неща.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Ми дуже довго готувалися, ми повинні були зібрати камери освітлення та інше.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.Потребовалась серьёзная подготовка, нужно было собрать камеры, освещение и прочие штуки.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.וזה הצריך הכנה רבה, היינו חייבים לבנות מצלמות ופנסים וכל מיני דברים.
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.وكان يتوجب علينا القيام بالكثير من التحضيرات . وقد صنعنا كميرات ,اضواء وكل ما الى ذلك ..
Bir sürü hazırlık yapmamız gerekti, kameraları kurduk, ışıkları ve benzer şeyleri hazırladık.カメラから照明から 全部作りました 驚いたのは 深海への潜水が
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.Al escribir unTweet, Phil presiona el ícono de la Cámara y navega a la foto que quiere utilizar.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.Beim verfassen des Tweets tippt Phil auf das Kamera-Symbol und wählt das Foto, welches er benutzen möchte.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.En composant son tweet, Phil clique sur l'icône photo et choisit la photo qu'il souhaite utiliser.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.Enquanto compõe um Tweet, o Phil toca no ícone Câmara e navega até à foto que gostaria de utilizar.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.Kirjoittaessaan twiittiä Phil napauttaa kamerakuvaketta ja siirtyy sitten haluamaansa kuvaan.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.트윗을 작성 하는 동안, 필은 카메라 아이콘을 터치하고 자신이 쓰고 싶은 사진을 고릅니다.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.Saat sedang menulis Tweet, Phil menyentuh ikon Kamera lalu memilih foto yang akan ia gunakan.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.Scrivendo un Tweet, Phil clicca sull'icona della macchina fotografica e naviga fino alla foto che vuole usare.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.Terwijl hij zijn tweet opstelt drukt Phil op de camera-knop en gaat dan naar de foto die hij wilt gebruiken.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.Under oprettelse af et tweet, trykker Phil på kamera-ikonet og navigerer til det billede han ønsker at bruge.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.Γράφοντας ένα Tweet, ο Phil πατάει στο εικονίδιο της Φωτ. Μηχανής και βρίσκει τη φωτογραφία που θέλει.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.При написании твита, Фил тапает на значок камеры, а затем выбирает фото, которое он хотел бы использовать.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.Створюючи повідомлення, Філ нажимає на значок Фотокамери і потім шукає фото, яке він хоче надіслати.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.כאשר מחברים ציוץ,פיל לוחץ על סמל המצלמה ואז מנווט לתמונה בא הוא רוצה להשתמש
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.عند كتابة التغريدة، فيل ضغط على أيقونة الكاميرا ثم إنتقل إلى الصورة الذي يود إستخدامها.
Bir Tweet oluştururken, Phil Kamera butonuna tıklıyor ve ardından kullanmak istediği fotoğrafı seçiyor.この写真を加工しましょう!
Biz Alvin isimli denizaltını ve kameraları kullanıyoruz.Alvin이라는 이름의 잠수함이 동원되었고, 카메라도 사용했습니다
Biz Alvin isimli denizaltını ve kameraları kullanıyoruz.Chúng tôi sử dụng tàu ngầm và máy quay
Biz Alvin isimli denizaltını ve kameraları kullanıyoruz.Nous utilisons le sous-marin Alvin et des caméras,
Biz Alvin isimli denizaltını ve kameraları kullanıyoruz.אנחנו משתמשים בצוללת אלבין ואנחנו משתמשים במצלמות.
Biz Alvin isimli denizaltını ve kameraları kullanıyoruz.لقد إستخدمنا الغواصة "الفين" وأستخدمنا الكاميرات،
Biz Alvin isimli denizaltını ve kameraları kullanıyoruz.このカメラはビルがソニーと連携して開発したものです
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Akhirnya merakit kamera yang diintensifikasikan yang gambarnya mirip seperti ubur-ubur elektronik.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Am făcut o cameră cu focalizare mărită, am vrut să fac această meduză electronică.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Costruita una macchina fotografica intensificata, volevo fare questa medusa elettronica.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Je hebt een versterkte camera nodig, we wilden deze elektronische kwal maken.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.그래서 강화 카메라를 만들었고, 전기 해파리를 만들고 싶었죠.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Lavede et forstærket kamera, ville lave denne elektroniske gople.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.On a fait une caméra hyper sensible, on voulait créer une méduse électronique.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Quise hacer de esta medusa electrónica una cámara intensificada.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Stworzyłam wyczuloną kamerę, chciałam stworzyć tę elektroniczną meduzę.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Vyrobili sme zosilnenú kameru, chceli sme urobiť tieto elektronické medúzy.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Wir hatten eine sensible Kamera und wollten eine elektronische Qualle bauen.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Направихме усилена камера, искахме да направим електронна медуза.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.Собрали камеру с усилением яркости, хотели сделать такую электронную медузу
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.בנינו מצלמה בעלת עוצמה מוגברת, רצינו לבנות מדוזה חשמלית כזו.
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.تجعل الكاميرا المكثفة، تريد ان تصنع قنديل البحر الالكتروني هذا.