Ana içeriğe geç
Sözlük

kamera ile cümle

kamera kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Biz de gelişmiş bir kamera yaptık, bir nevi elektronik denizanası yapmak istedik.さらにこの電子クラゲを作りたかったのです 科学研究の事情ですが
Kamera beyaz denge ayarlarını gösterZobrazovať vyváženie bielej fotoaparátu
Biz sınıflara Sony kameralar ve우리는 행운아였습니다.
Biz sınıflara Sony kameralar ve Vista yazılımlarıyla girebilen şanslı kesimdendik.Byliśmy farciarzami, otrzymaliśmy sprzęt klasy Sony i oprogramowanie Vista
Biz sınıflara Sony kameralar ve Vista yazılımlarıyla girebilen şanslı kesimdendik.Noi am fost unii din cei norocosi care au mers in clasa cu camere Sony si cu software Vista.
Biz sınıflara Sony kameralar ve Vista yazılımlarıyla girebilen şanslı kesimdendik.Noi eravano tra i pochi fortunati nel gruppo con le Videocamere Sony ed il software Vista.
Biz sınıflara Sony kameralar ve Vista yazılımlarıyla girebilen şanslı kesimdendik.Nous étions parmi les chanceux qui sont rentrés dans la classe avec les caméras Sony et le logiciel Vista.
Biz sınıflara Sony kameralar ve Vista yazılımlarıyla girebilen şanslı kesimdendik.Wij waren een paar van de gelukkigen die in de klas kwamen met Sony camera's en Vista software.
Biz sınıflara Sony kameralar ve Vista yazılımlarıyla girebilen şanslı kesimdendik.Wir zählten zu den Glücklichen in der Klasse mit Sony-Kameras und Vista-Software.
Biz sınıflara Sony kameralar ve Vista yazılımlarıyla girebilen şanslı kesimdendik.Мы были одними из тех, кому повезло оказаться в классе с камерами Sony и продуктами Vista.
Biz sınıflara Sony kameralar ve Vista yazılımlarıyla girebilen şanslı kesimdendik.Ние бяхме едни от късметлиите, влезли в клас с камери "Сони" и софтуер "Виста".
Biz sınıflara Sony kameralar veהיינו בין ברי המזל
Biz sınıflara Sony kameralar veكنا من المحظوظين
Biz sınıflara Sony kameralar veソニーのカメラとビスタのソフトを 使うご身分にいたわけですから
Bobby... Adam: Sana da bir kamera verecektim.Bobby... người đàn ông: tôi đã đi để cung cấp cho bạn một máy ảnh quá.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.Chúng tôi dùng một camera quan sát trên thuyền và quay phim lũ cá mập.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.Folosim pe barcă o cameră ataşată de un stâlp cu care filmăm rechinii.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.보트에서 실제로 상어를 촬영하기 위해 막대에 카메라를 달아 찍었습니다
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.Na lodi používáme kameru na tyči k natáčení žraloků.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.Na lodi používame kameru na tyči na filmovanie žralokov.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.Na łodzi używamy kamery przymocowanej do pręta, by móc filmować rekiny.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.On utilise une caméra télescopique sur le bateau, pour arriver à filmer le requin.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.Usamos uma câmara telescópica no barco para filmarmos o tubarão.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.Usamos una cámara telescópica para filmar a los tiburones.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.Utilizziamo una videocamera subacquea per filmare lo squalo.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.We gebruiken een camera op een stok op de boot om de haaien te filmen.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.Wir haben eine Stabkamera an Bord, um Haie zu filmen.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.Έχουμε μια κάμερα με βραχίονα στη βάρκα για να τους κινηματογραφούμε.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.Използваме камера с удължителен прът, за да филмираме акулите.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.Мы использовали камеру на лодке, чтобы заснять акул.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.אנחנו משתמשים במצלמת מוט בסירה לצלם למעשה את הכריש.
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.استخدمن كامير على عامود في المركب اساساً لتصوير القرش
Botun üzerindeyken, köpekbalıklarını çekmek için çubuk kameralar kullanıyoruz.棒に付けたカメラをボートの上から使いました 1人がサメの性別を見極めました
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.A preto som pred nejakým časom dostala nápad s kamerovým systémom.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.Astfel că, cu ceva timp în urmă, am avut ideea acestui sistem cu cameră.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.Dan lalu, beberapa waktu yang lalu, saya mendapatkan ide tentang sistem kamera ini.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.E cosi', un po' di tempo fa, mi e' venuta l'idea di un sistema di macchine fotografiche.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.Enige tijd geleden kreeg ik dit idee voor een camerasysteem.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.Et il y a quelque temps j'ai eu cette idée pour un système de caméras.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.For noget tid siden fik jeg en ide til et kamerasystem.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.그리고 얼마 전, 이 카메라 시스템을 생각해냈죠.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.Und vor einiger Zeit hatte ich die Idee für ein Kamerasystem.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.W końcu, jakiś czas temu wpadłam na pomysł systemu kamer.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.И поэтому, некоторое время тому назад, я придумала эту идею с камерой.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.Преди известно време ми хрумна идеята за система от камери.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.וכך, לפני זמן מה, בא לי רעיון זה של מצלמות.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.ولذا في وقت سابق واتتني فكرة لنظام كاميرات.
Böylece bir süre önce, bir kamera sistemi ile ilgili bir fikir belirdi aklımda.そんなに高度な技術ではありませんが 海の眼と呼んでいます
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Așa că Witness a fost pornit în '92 și de atunci a împărțit camere în peste 60 de țări.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.De nem lett belőle semmi. Aztán megtörtént a Rodney King eset, és az emberek azt gondolták,
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Donc " Witness " a été créé en '92 et a, depuis, distribué des caméras dans plus de 60 pays.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Dus werd WITNESS opgezet in '92. Het heeft het sindsdien camera's uitgedeeld in meer dan zestig landen.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.E così, Witness è stata fondata nel 1992 e da allora ha distribuito macchine fotografiche in più di 60 paesi.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Så, VITTNE startades '92 och har sedan starten delat ut kameror i över 60 länder.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Vì thế, năm 92, tổ chức Nhân chứng được khai sinh Từ đó trở đi, nó đã cung cấp máy ảnh ở hơn 60 nước.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.W 1992 r. założyliśmy organizację WITNESS i rozdaliśmy już kamery w ponad 60 krajach.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Witness 프로그램은 1992년에 설립된 프로젝트로서 지금까지 60개국 이상에 카메라를 보급하고 있지요.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.Έτσι, η Witness ξεκίνησε το '92 και, από τότε, έχει δώσει βιντεοκάμερες σε πάνω από 60 χώρες.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.קבוצת "עד ראיה" נוסדה ב-92' ומאז היא מחלקת מצלמות ביותר מ-60 מדינות.
Böylece, Witness (şahit) 1992 yılında başlatıldı ve bugüne kadar 60'dan fazla ülkeye kamera verildi.إذاً فقد بدأت ويتنس عام 92 وهي منذ ذلك الحين أعطت كاميرات في 60 دولة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod