Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.전혀 모르는 사람에게 카메라를 건네는 세계적으로 보편적인 행동은 정말 놀라습니다.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Neverjetno, kako univerzalna je gesta, s katero popolnega neznanca prosiš za fotografijo.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.On ihmeellistä miten yleismaailmallista kameran ojentaminen täysin tuntemattomalle onkaan.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Sabem, é notável o quão universal é o gesto de entregarmos a nossa máquina fotográfica a um completo estranho.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.To niesamowite, jak uniwersalny jest gest przekazania aparatu nieznajomemu.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Víte, je pozoruhodné, jak všeobecně rozšířené je gesto podání vašeho fotoaparátu úplně neznámému člověku.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Vous savez, c'est remarquable comme le geste de tendre son appareil photo à un parfait inconnu est universel.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Знаете ли, забележително е колко всеобщ е жестът на връчването на вашия фотоапарат на непознат.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Знаєте, це дивовижно наскільки поширеним є жест вручення власного фотоапарату незнайомцю.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Поразительно универсальный жест — протянуть фотоаппарат совершенно незнакомому человеку.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.אתם יודעים, זה מדהים כמה אוניברסלי המחוה של הגשת המצלמה שלכם לזרים מוחלטים.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.كما تعلمون كم هو مثير جداً التصرف في تمرير آلة التصوير لغريب كلياً لكي يلتقط لك صورة
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.驚くくらい 誰にでも通じます 一度も断られたことはありません 幸い カメラを持って逃げる人もいませんでした
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.Alt aspect grozav, putem, nu doar roti video-camera, ci, de asemenea, controla timpul.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.Dodatkowo możemy kontrolować nie tylko ruch kamery, ale też czas.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.또 하나의 멋진 기능은, 이 프로그램을 통해서 카메라를 이동시킬 수 있을 뿐만 아니라, 시간도 조절할 수 있다는 것입니다.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.L'altra cosa fantastica è che possiamo non solo spostare la telecamera, ma anche controllare il tempo.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.Ook cool: we kunnen niet alleen de camera bewegen, we kunnen ook de tijd controleren.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.Другая крутая вещь: мы можем не только двигать камеру, но и контролировать время.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.Круто, що ми можемо не тільки повертати камеру, а й контролювати час.
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.והדבר המגניב הנוסף הוא, לא רק שאנחנו יכולים להזיז את המצלמה, אנחנו יכולים לשלוט בזמן,
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.والأمر الآخر الرائع، وليس فقط أنه يمكننا تحريك آلة التصوير، نستطيع أيضا التحكم في الوقت،
Bir diğer güzel yanı, sadece kamerayı döndürmekle kalmıyor, zamanı da kontrol ediyoruz.カメラだけでなく 時間を動かすことができます ここのジョグダイアルをスライドすると
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Een fan zag dit op TV, nam het op met haar telefooncamera en laadde het op naar YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Egy rajongója látta a klipet a TV-ben, felvette a telefonja kamerájával és feltöltötte a YouTube-ra.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.En fan så den på TV, optog den med kameraet på mobilen, og uploadede den til YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Fanoušek je viděl v televizi, nahrál to na mobil a nahrál na YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Fanúšik ho videl v televízii, natočil si ho kamerou na mobile a nahral na YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Fan zobaczył go w TV, nagrał kamerą w komórce i wrzucił na YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Một người hâm mộ thấy nó trên TV thu lại với điện thoại có máy quay và tải nó lên Youtbe.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Seorang penggemar melihatnya di TV, merekamnya dengan kamera ponselnya, dan mengunggahnya ke YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.한 팬이 TV에서 이것을 보고 그녀의 카메라폰으로 녹화를 하고, 이것을 유투부에 올렸습니다.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Um fã viu o vídeo na TV, gravou-o com a câmara do seu telemóvel e publicou-o no YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Une fan l'a vue à la télé, l'a enregistrée avec son téléphone, et l'a téléchargée sur YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Un fan l-a văzut la TV, l-a înregistrat cu telefonul mobil și l-a încărcat pe YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Un fan l'ha visto in TV, l'ha registrato con la videocamera del suo telefono, e l'ha caricato su YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Un fan lo vio en la TV, lo grabo con su celular, y lo subió a YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Фенка го видяла по телевизията, записала го с нейната камера на мобилния ѝ телефон, и го качила в YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.מעריצה ראתה את הקליפ בטלוויזיה, הקליטה אותו במצלמת הטלפון הנייד שלה, והעלתה אותו ל- "יו-טיוב".
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.شاهده معجب على التلفاز، قام بتسجيله عبر كاميرا هاتفها المحمول، وقامت برفعه على موقع يوتيوب.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.携帯のカメラで録画し YouTubeにアップロードしました ソニー ミュージック エンタテインメントは クリス ブラウンのビデオを
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.1, 2, 3, 4, kamera to złapała?
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.1, 2, 3, 4 -- oui, Est-ce que la caméra l'a eu? 5, 6, 7, 8 -- ah.
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.2 3 4 잘 보이나요? 5 6
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.2,3,4 - כן המצלמה תפסה את זה? - 5,6
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.234 カメラに映ってますか? 56 78
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.Eén, twee, drie, vier -- heeft de camera dit gezien?
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.Ett två, tre, fyra, ja. Visade kameran det? Fem, sex sju, åtta
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.Uno, dos, tres, cuatro... sí, Cinco, seis. siete, ocho... ah.
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.Uno, due, tre, quattro -- sì, si è visto in camera? -- cinque, sei, sette, otto -- ah.
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.Unu, doi, trei, patru -- da. A prins camera? -- cinci, şase, şapte, opt -- Ah.
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.Yksi, kaksi, kolme, neljä -- kyllä, kamera nappasi sen? -- Viisi, kuusi, seitsemän, kahdeksan -- ah.
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.Zwei, Drei, Vier - ja, hat die Kamera das? - Fünf, Sechs, Sieben, Acht
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.Едно, две, три, четири... да, камерата улови ли го?... пет, шест,, седем, осем... а.
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.Один, два, три, четыре, камера успела это заснять?
Bir, iki, üç, dört -- evet, kamera gördü mü? -- beş, altı, yedi, sekiz -- ah.اثنان , ثلاثة. اربعة-- نعم, هل التقطت الكاميرا هذ؟ -- خمسة, ستة, سبعة,-- ثمانية--
Bir kere yüzüne elleyip, saçlarını arkaya atabilirsin, bu şekilde kamera daha güzel yakalayabilir, tamam mı?Din cand in cand trebuie sa va atingeti fata sau va dati parul pe spate, asa se vor vedea bine pe camera.
Bir kere yüzüne elleyip, saçlarını arkaya atabilirsin, bu şekilde kamera daha güzel yakalayabilir, tamam mı?Musisz dotykać twarzy często i zaczesywać włosy na głowie wtedy będzie to dobrze uchwycone na kamerze, prawda?
Bir kere yüzüne elleyip, saçlarını arkaya atabilirsin, bu şekilde kamera daha güzel yakalayabilir, tamam mı?Tu dois toucher ton visage et tes cheveux de temps en temps, pour qu'on le voit bien à la caméra, d'accord ?
Bir kere yüzüne elleyip, saçlarını arkaya atabilirsin, bu şekilde kamera daha güzel yakalayabilir, tamam mı?Дотрагивайся до лица, проводи рукой по волосам как можно чаще. так они чаще будут появляться на экране.