Ben geçiyorum çözüm kamera bu araç ile oldu böyleceJeg har tænkt mig igennem
Ben geçiyorum çözüm kamera bu araç ile oldu böylece나는 본다 솔루션 카메라 그 차를 함께 있었 있도록
Ben geçiyorum çözüm kamera bu araç ile oldu böyleceŘešení fotoaparát tak, aby to bylo s autem permitivita experiment znovu
Ben geçiyorum çözüm kamera bu araç ile oldu böyleceSoluție aparat de fotografiat astfel că a fost cu masina Experimentul permitivitatea din nou
Ben geçiyorum çözüm kamera bu araç ile oldu böyleceTôi sẽ thông qua giải pháp camera do đó, nó đã được với xe permittivity thử nghiệm một lần nữa
Ben geçiyorum çözüm kamera bu araç ile oldu böyleceЯ иду через
Ben geçiyorum çözüm kamera bu araç ile oldu böyleceЯ йду через
Ben geçiyorum çözüm kamera bu araç ile oldu böyleceאני עובר מצלמת פתרון כך זה היה עם הרכב
Ben geçiyorum çözüm kamera bu araç ile oldu böyleceانا ذاهب من خلال الحل الكاميرا بحيث كان مع السيارة
Beni kaydetmek için bir kamera ister misin?Chcesz kamerę, żeby mnie nagrać?
Beni kaydetmek için bir kamera ister misin?Θέλεις κι εσύ μια κάμερα για να τραβήξεις εμένα;
Beni kaydetmek için bir kamera ister misin?Хочешь поснимать меня на камеру?
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Én nem a tollat, az ecsetet vagy a fényképezőgépet választottam.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Eu não optei por pegar na caneta, no pincel, na câmara.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Ich habe nicht den Stift gewählt den Pinsel oder die Kamera.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Ik heb niet gekozen voor de pen, het penseel of de camera.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Jeg valgte ikke at bruge fyldepennen, eller penslen - kameraet.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Je n'ai pas choisi de prendre la plume, le pinceau, l'appareil photo.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.저는 펜이나 붓, 카메라를 쓰는 길을 선택하지 않았습니다.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Nevybral jsem si pero, štětec, fotoaparát.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Nie wybrałem jednak pióra, pędzla, czy aparatu. pióra, pędzla, czy aparatu.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Non ho scelto di usare la penna, il pennello, la telecamera.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Nu am ales penița, pensula sau camera.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Tôi đã không chọn cầm bút cầm cọ, cầm máy ảnh.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Yo no elegí enarbolar la pluma, el pincel, la cámara.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Εγώ όμως δεν επέλεξα να πιάσω την πένα, το πινέλο ή τη φωτογραφική μηχανή.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Аз не избрах да взема перото, четката, камерата.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Я не вибрав ані перо, ані пензлик чи фотокамеру.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.Я не выбрал ни перо писателя, ни кисть, ни фотоаппарат.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.לא בחרתי לאחוז בעט, במכחול, במצלמה.
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.أنا لم أختر القلم ولا الفرشاة ولا الكميرا
Benim seçimim kalemi kullanmak, fırçayı, kamerayı kullanmak değildi.ペンも 筆もカメラも選びませんでした 私はこれを選んだのです
Ben, klübün dışındayken... ...vajinamı ışıldatıyorum. Kameraları patlatıyorum.Gdy jestem poza klubem pokazuję moją cipkę kamery wybuchają
Beyninin sağ ve sol tarafina elektrotlar yerleştirilmiş ve kafasının üstünde de bir kamera var.이 쥐는 좌측과 우측 대뇌반구에 전극이 심어져 있습니다. 머리 위에는 카메라가 있습니다.
Beyninin sağ ve sol tarafina elektrotlar yerleştirilmiş ve kafasının üstünde de bir kamera var.יש לו אלקטרודות באונות המוח השמאלית והימנית, יש לו מצלמה על הראש.
Beyninin sağ ve sol tarafina elektrotlar yerleştirilmiş ve kafasının üstünde de bir kamera var.لده أقطاب كهربائية متصلة بنصفي دماغه الأيمن والأيسر، لديه كاميرا فوق رأسه.
Beyninin sağ ve sol tarafina elektrotlar yerleştirilmiş ve kafasının üstünde de bir kamera var.頭の上にカメラを乗せています 科学者はこの生物を
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.Eu doar o inserez in calculator, descarc fotografiile, il pun la loc in aparat.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum. Hiçbir şeyi kaybetmiyorum.Csak bedugom a számítógépbe, és átmásolom a képeket, aztán vissza tudom tenni a fényképezőgépbe.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.Ich steck sie einfach in den Computer, lade die Bilder herunter und steck sie zurück in die Kamera.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.Ik stop het in de computer, download de foto's en stop hem terug in de camera.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.Insiro-o no computador, descarrego as imagens e volto a pô-lo na câmara.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.I po prostu wkładam do komputera, zgrywam obrazy i wkładam z powrotem do kamery.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.Je le branche dans l'ordinateur, transfère les photos, et le remets en place dans l'appareil.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.바로 사진을 옮기고 카메라에 돌려놔요
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.La infilo nel computer, scarico le foto, e la rimetto al suo posto nella fotocamera.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.Solo la inserto en la computadora, bajo las imágenes y la regreso a su lugar dentro la cámara.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.Tôi chỉ cần cắm nó vào máy, chuyển hình qua, rồi nhét nó vào máy ảnh lại.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.Τη βάζω απλώς στον υπολογιστή, ξεφορτώνω τις φωτογραφίες και τη βάζω πίσω στη φωτογραφική.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.Вставляю в компьютер, перекидываю фотографии, убираю обратно в камеру.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.Просто я вкарвам в компютъра, свалям снимките и я връщам обратно във фотоапарата.
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.אני רק מכניס אותו אל תוך המחשב, מעתיק את התמונות, ומחזיר אותו
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.أضعها في الجهاز الشخصي، و أقوم بنقل الصور، ثم أُرجعها
Bilgisayara takıyorum, fotoğrafları aktarıyorum, ve kameraya tekrar takıyorum.なくなるようなものはありません
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Anda tahu, sungguh luar biasa betapa umumnya sikap untuk menyerahkan kamera Anda ke orang asing.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Det er bemærkelsesværdigt, hvor universel en gestus det er, at give sit kamera til en komplet fremmed
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Es sorprendente que el gesto de entregar la cámara a un completo desconocido sea tan universal.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.E uimitor cât de universal e gestul de a înmâna camera foto unui străin.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Het is opmerkelijk hoe universeel het gebaar is waarbij je je camera aan een wildvreemde geeft.
Biliyor musunuz, kameranızı tamamen yabancı birine verme hareketi o kadar evrensel ki, olağanüstü.Je to pozoruhodné, aké je toto gesto podávania fotoaparátu úplne neznámym ľuďom, univerzálne.