kamera ile cümle
kamera kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kamera biraz daha çekim yapar ve kapanır.Kamera snema še nekaj časa, nato pa ugasne.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Ostale pa so se morale izkazati pred fotoaparatom.
Daha sonra bir varlık Heather'a saldırarak kamerasının düşmesine ve sesinin kesilmesine neden olur.Neznana sila napade tudi Heather, ki odvrže kamero in nastane tišina.
Kamera, Gotham şehrinin yukarısına doğru hareket eder.Morišče naj bi bilo za mestnimi vrati, na poti h gradu Gottlieben.
Bengü klipte farklı kıyafetlerle kamera karşısına geçti.V videospotu je nastopila v različnih preoblekah.
Kamera parazitlenir ve görüntü siyaha kesilir.Pokaže se njen demonsko spremenjen obraz in kamera se ugasne.
(Film, kameranın durduğu yerde çekilmemeli; kamera filmin olduğu yerde olmalıdır.)(Filmas turi būti statomas ne ten, kur stovi kamera, o ten kur vyksta veiksmas).
Kamera daha sonra eve gitmekte olan aile üyelerini takip eder.Tada kamera seka šeimos narius ir jų kelią namo.
Çoğu bölüm, şovun başlığından Springfield kasabasına doğru kameranın zum yapmasıyla açılmaktadır.Dauguma epizodų prasideda vaizdu, priartinančiu Springfildo miestelį pro serialo pavadinimą.
Gece görüş Termal kamera AselFLIRMečetė naktį Interjeras Iš arti
Video kamera yalnızca video çekmek için özelleştirilmiş kameradır.Filmuoti galima tik nešiojama kamera.
Ancak tabutun içindeki kişi kamera açısından görünmemektedir.Etalis – sporokarpas nesuskirstytas į kameras.
Kameralar karşısında ilk rolünü 1954 yılında Turgut Demirağ‘ın filmi “Ahretten Gelen Adam” filminde oynadı.Pirmą kartą prieš kameras ji pasirodė 1995 m. seriale "Mano šeima", atliko dailininkės vaidmenį.
Erkek kardeşi Luke Redgrave yardımcı kameramandır.Jo brolis Alexander Roshal užsiima WinRAR programos platinimu.
Kameralar stereoskopik 3-D görüntü yakalayabilmek için görünür ışığı kullanır.3D akiniai – skirti trimačiam vaizdui sukurti.
Ayrıca, Wi-Fi bağlantısı, bir HD ön kameraya, mikrofona ve dahili hoparlörlere sahip.AIBO akis atitinka vaizdo kamerą, taip pat yra mikrofonas ir garsiakalbis.
Meiwes, her şeyi video kameraya çekti.Onos Mišias“ įrašė į kasetes.
CCD kamera'nın mücidi olarak tanınmaktaydı.Teigiama, kad jis buvo kameros agentas.
O zaman keşke bir kameram olsaydı.Jei tik būčiau turėjęs kamerą tada.
Model 1,3 MP kamera ile donatılmıştır.Mudelil on sisseehitatud 1,3 MP foto- ja videokaamera.
1888 - George Eastman, Kodak adını ticarileştirdi ve makaralı film kullanan kamerasının patentini aldı.1888 – George Eastman registreeris Kodak'i kaubamärgi ning sai patendi rullfilmikaamerale Kodak Nr.1.
Cihazın arkasında, otomatik odaklamalı, 3.15 megapiksel arka kamera bulunuyor.Telefoni tagumisel poolel on 3,15-megapiksline kaamera automaatteravustamisega.
Panelde her kamera bir numarayla gösterilir.Ühe kaabli külge on kinnitatud kõik tööjaamad.
Düşünmüyorum, kamera karşısında olsun istiyorum.Olen teeninud kaadri taga, mitte niivõrd kaamerate ees.
Kamera açısını yakınlaştırdığınızda inanılmaz bir detayla karşılacağız.Pöörates fotogrammiks kasutatavat eset ümber mingi punkti, saadakse huvitavad kujutised.
2002'den beri sayısal kamera satışları filmli kamera satışlarından yüksektir.Alates 2000. aastate lõpust on sülearvutite müük olnud suurem kui lauaarvutitel.
Daha çok kamera ve fotoğraf makinalarında çok önemli bir etkendir.Neid kasutatakse rohkem siiski videokaamerate ja fotoaparaatide salvestusmeediumina.
Bunların yanı sıra bazı dijital kameralar ile dahili görüntü birleştirme yapılabilir.Nagu öeldud, on digitaalse kaameraga võimalik jäädvustada ainult osa dünaamilisest vahemikust.
Lise döneminde ilk kez fotomodel olarak kamera karşısına geçti.Kaamera ees alustas Jane esialgu modellina.
1984 Tek ünite video kamerasını tanıttı.1984 – digitaalse lineaarse lindi kasutuselevõtt.
Bir yıl sonra serinin ikinci filmi Harry Potter ve Sırlar Odası ile tekrar kamera karşına geçti.Aasta hiljem mängis Watson taas Hermione rolli sarja teises filmis "Harry Potter ja saladuste kamber".
Kamera 0.3 MP (VGA)'dır.Kõigil kaameratel on 0,3 MP (VGA) lahutus.
Gece görüş kameraları etkili olabilmeleri için ortamda az da olsa ışığa gereksinim duyarlar.Sellepärast on öösiti valgustundlikust meelest ehk nägemisest vähe kasu.
LCD'li ve fenerli dijital kameralar, 1000 mA'ın üzerine çıkabilir ve onları hızla tüketir.Videokaamerad ja taskulambid võivad tarbida üle 1000 mA, mis tühjendab leelispatareid väga kiirelt.
Filmin tamamı hand-held kameraları ile çekildi.Film on üles võetud käes hoitava kaameraga.
Parmak izi sensörü, arkadaki çift kamera kurulumunun hemen altında bulunuyor.Aadressielektroodid asuvad kambrikeste taga tagumise klaaspaneeli juures.
Tank hareket halinde ateş edebilir ve mürettebat 360 derece dönebilen yüksek çözünürlüklü kameraya sahiptir.Termokaamerad annavad kõigile meeskonnaliikmetele tanki ümbruses toimuvast 360-kraadise vaate.
İlk IP kamera Axis Communications tarafından 1996 yılında üretilmiştir.1996. aastal tutvustas Axis Communications esimest võrgukaamerat Axis Neteye 200.
1986 yılında sinemaya ara veren sanatçı, 2008'de yeniden Son Cellat adlı filmle kamera karşısına geçti.Tema peamine töövahend oli fotoaparaat, 2008. aastal lisandus sellele ka videokaamera.
Kameraman Subrata Mitra ise aslında bir fotoğrafçıydı ve hiç film kamerası kulllanmamıştı.Zapruder oli toimunust sedavõrd vapustatud, et ei kasutanud juhtunu järel enam kordagi filmikaamerat.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.제가 10살 때 제 할아버지께서는 제게 8mm슈퍼카메라를 주셨습니다
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.1976年当時には それは普通のことではありませんでした
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.A když mi bylo deset let, pořídil mi kameru Super 8.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Arranjou-me uma câmara Super 8 quando tinha 10 anos.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.E mi procurò una cinepresa Super-8 quando avevo 10 anni.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Er holte mir eine Super 8 Kamera als ich 10 Jahre alt war.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Et il m'a offert une caméra Super 8 quand j'avais 10 ans.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Hän hankki minulle kaitafilmikameran kun olin 10 vuotias.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Hij gaf me een Super 8-camera toen ik 10 jaar oud was.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Kiedy miałem 10 lat, dał mi kamerę Super 8.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Og han skaffede mig et Super 8 kamera, da jeg var 10 år gammel.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Şi mi-a luat o camera Super 8 când aveam doar 10 ani.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Tízéves koromban szerzett nekem egy Super8-as kamerát.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Và ông tặng tôi một chiếc máy quay phim Super 8 khi tôi mới 10 tuổi.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Y me compró una cámara Super 8 cuando tenía 10 años.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Και μου πήρε μια κάμερα Super 8 όταν ήμουν 10 χρονών.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Когда мне было 10, он подарил мне камеру Супер 8.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Той ми подари една Super 8 камера когато бях на 10 години.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.והוא נתן לי מצלמת סופר-8 כשהייתי בן עשר
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.و قد إشترى لى كاميرا 8 ميللى كانت خارقة بالنسبة لى و أنا فى العاشرة من عمرى.