kamera ile cümle
kamera kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,18일 동안, 우리 카메라들은 타흐리르 광장에 있는
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,Durante 18 días nuestras cámaras transmitieron en vivo
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,Pendant 18 jours, nos caméras retransmettaient en direct
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,Per 18 giorni, le nostre telecamere hanno trasmesso in diretta
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 dní naše kamery naživo vysielali hlasy ľudí na námestí Tahrír.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 Tage lang sendeten unsere Kameras live die Stimmen der Menschen vom Tahrir Platz.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 дней наши камеры в прямом эфире передавали события на площади Тахрир.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Durante 18 dias, as nossas câmaras difundiam em directo as vozes do povo na Praça Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Gedurende 18 dagen brachten onze camera's live-uitzendingen van de stemmen van de mensen op het Tahrir-plein.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Po 18 dní naše kamery živě vysílaly hlasy lidí na Tahrir náměstí.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Przez 18 dni nasze kamery nadawały na żywo głos ludzi na Midan Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Selama 18 hari, kamera kami menyiarkan secara langsung suara-suara dari orang-orang di Tahrir Square.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Timp de 18 zile, camerele noastre de luat vederi au transmis live vocile oamenilor din Piața Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Tizennyolc napon át a kameráink élőben közvetítették a Tahrír téri emberek hangjait.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Για 18 ημέρες, οι κάμερές μας μετέδιδαν ζωντανά τις φωνές των ανθρώπων στην πλατεία Ταχρίρ.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Осемнадесет дена камерите ни предаваха на живо гласовете на хората от площад Тахрир.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Протягом вісімнадцяти днів наші оператори транслювали наживо голоси людей з майдану Тахрір.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,במשך 18 יום, המצלמות שלנו שידרו תמונות חיות
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,وعلى مدى 18 يوما، كانت كاميرات التصوير تنقل بثا مباشرا
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı,タハリール広場から 民衆の声を放送したのです
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.10歳の子供が8mmカメラを使えるなんていうのは それほど彼は太っ腹だったのです 信じられないくらいでした
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.1976년이었으니 그건 정말 비정상적인 일이었죠 10살짜리 애가 카메라를 받다니
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Em 1976, isso era pouco vulgar, ser um miúdo de 10 anos com acesso a uma câmara.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Et en 1976, c'était tout à fait anormal, d'être un gosse de 10 ans et d'avoir accès à une caméra.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.In 1976 was dat behoorlijk ongewoon, om een 10-jarige met een camera te zijn.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Nel 1976 non era normale, a 10 anni, avere accesso ad una telecamera.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Og i 1976 var det lidt usædvanligt, at være 10 år og så have adgang til et kamera.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Pedig 1976-ban, az elég rendkívülinek számított, hogy egy tízéves gyerek hozzájuthat egy kamerához.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Und 1976 war das schon sowas wie eine Anomalie, ein Zehnjähriger zu sein, der Zugriff auf eine Kamera hatte.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Và vào năm 1976, đó là một điều hiếm thấy, là một đứa trẻ 10 tuổi và sở hữu một chiếc máy quay phim.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.V roce 1976 to bylo něco nenormálního, aby desetiletý kluk měl přístup ke kameře.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Vuonna 1976 oli melko epätavallista olla 10-vuotias lapsi joka pääsi käsiksi kameraan.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.W roku 1976 to było niespotykane. Dziesięciolatek z kamerą?
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Y, en 1976, eso era algo anómalo. Ser un niño de 10 años con acceso a una cámara.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.Και το 1976, αυτό ήταν κάπως αλλόκοτο, να είσαι 10 χρονών παιδί και να έχεις τη δική σου κάμερα.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.А през 1976г. това си беше един вид аномалия, да бъдеш десет годишно дете което има достъп до камера.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.И в 1976 году это было что-то вроде аномалии - быть десятилетним ребенком с камерой.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.ב 1976 זה היה די חריג להיות ילד בן עשר עם גישה למצלמה.
1976 için bu biraz alışılmadık bir durum, yani, 10 yaşındaki bir çocuğun kamerası olması.و كان هذا فى عام 1976 خروجا عن المألوف, أن تكون فى العاشرة من عمرك و لديك الفرصة لإستخدام كاميرا.
1991 yılıydı. İsmim Steve Miller, TV kameramanıyım.Me llamo Steve Miller, soy camarógrafo de televisión.
1991 yılıydı. İsmim Steve Miller, TV kameramanıyım.Mitt namn är Steve Miller, Jag är en tv-fotograf.
1991 yılıydı. İsmim Steve Miller, TV kameramanıyım.Nazywam się Steve Miller, jestem operatorem kamery.
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları%1_BAR_Archivos en bruto (RAW) de la cámara
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_Các tập tin RAW của máy ảnh
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_Ficheiros RAW da Máquina
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları%1_BAR_Fichiers RAW de l'appareil photo
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları%1_BAR_File RAW della fotocamera
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_Fișiere RAW de aparat foto
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_Kamera- RAW- filer
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları%1_BAR_Kamera-Rohdateien
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_Obehandlade kamerafiler
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_Pliki RAW aparatu
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları%1_BAR_RAW-camerabestanden
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_RAW datoteka fotoaparata
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_RAW soubory fotoaparátu
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_RAW súbory fotoaparátu
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_Raw- valokuvatiedostot
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_Αρχεία RAW φωτογραφικής
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_Необработени файлове RAW
% 1_BAR_Kamera HAM dosyaları% 1_BAR_Файли RAW фотоапарата