kamera ile cümle

kamera kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Biri kamera tutan iki adam odaya girer.Les deux détenues entrent dans la chambre.
DSLR kameraların görüntü algılayıcılarını tozdan korumak için toz giderici sistemler yerleştirilmektedir.Les autorités comptent mettre en place des caméras de surveillance afin d’assurer la sécurité de ce radar.
Telefonun yerleşik bir kamerası yokdur.Cependant aucune cabine téléphonique n'est installée.
Ancak kamera karşısında çıplak olarak oynarken pek de rahat hissetmediğini ifade etti.Malgré le succès, elle se sent plus à l'aise derrière une caméra.
Özel bir fiziksel kamera anahtarı yoktur.Celle-ci n'a pas de propriété physiologique particulière.
Ucuz ve pratik olan bu kameralar bir anda çok geniş pazar bulmuştur.Ces petites balances, pratiques et bon marché, ont un succès immédiat.
Camera Disabler Kamerayı hizmet dışı bırakmaya yarar.Les interactions se font hors caméra.
Ayrıca 2005'te Cannes Film Festivali'nde Camera d'or Jury (Altın Kamera Jürisi) başkanı oldu.Il a aussi été président du jury de la Caméra d’or au festival de Cannes 2005.
Pentax'da filmli kamera üretimini azalttı ancak tamamen durdurmadı..La société Nikkatsu ainsi modifiée continue de prospérer mais arrête toute production de film.
Spears daha sonra bir paparaziye poz verir, daha sonra sinirlenerek kamerayı kırar.Eminem pousse alors la caméra qui tombe elle aussi en arrière.
Kamera daha sonra eve gitmekte olan aile üyelerini takip eder.On aperçoit alors la famille en train de rentrer chez elle.
Kamerayı geri almaya gelir ama çocuklar ona saldırırlar.Il se faufile pour l'attaquer, et les garçons se battent à nouveau.
Bu kamera aslında Ayaz'a aittir.En pratique, ce texte correspond à l'URL.
İkincil VGA kamera, kullanıcılar için görüntülü görüşmeyi destekler.Les écrans semi-immersifs permettent aux utilisateurs de voir les deux.
Bunun gibi bir kamera almak istiyorum.Me gustaría comprar una cámara como esta.
Kameram Nikon'dur.Mi cámara es Nikon.
Bu kamera ucuz.Esta cámara es barata.
Bir kameran var mı?¿Tienes una cámara?
Babam bana bir kamera aldı.Papá me compró una cámara.
Gittiğim her yere kameramı götürürüm.Llevo mi cámara allá donde voy.
Ben bu kamerayı dün aldım.Compré esta cámara ayer.
Bu kamera Almanya'da yapılmıştı.Esta cámara fue hecha en Alemania.
Ben bu kamerayı sevmiyorum.No me gusta esta cámara.
Kameram yüksek çözünürlükte videolar kaydedebilir.Mi cámara puede grabar vídeos de alta definición.
Bu kamera ile ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer con esta cámara?
Yumi bu kamerayı yarın öğleden sonra kullanacak.Yumi usará esta cámara mañana por la tarde.
Yumi yarın öğleden sonra bu kamerayı kullanacak.Yumi usará esta cámara mañana por la tarde.
O, bir kamera almayacak.Él no va a comprar una cámara.
Kamerasını nereden aldığını biliyor musun?¿Sabes dónde compró él su cámara de fotos?
Bana iyi bir kamera tavsiye edebilir misiniz?¿Puede recomendarme una buena cámara?
Tom Mary'ye bir kamera satın aldı.Tom le compró una cámara a Mary.
Tom ne çeşit bir kameraya sahiptir?¿Qué clase de cámara tiene Tom?
Tom dün bir kamera satın aldı.Tom compró una cámara ayer.
Bu, Tom'un geçen Perşembe aldığı kameradır.Esta cámara es la que se compró Tom el jueves pasado.
Tom çok ucuz bir kamera satın aldı.Tom compró una cámara muy barata.
Tom çok pahalı bir kamera satın aldı.Tom compró una cámara muy cara.
Tom geçen yıl birkaç kamera satın aldı.Tom compró varias cámaras el año pasado.
Tom, 500 dolara bir kamera satın aldı.Tom compró una cámara por 500 dólares.
Tom bu kamerayı eşi için değil, kendisi için satın aldı.Tom no compró esta cámara para su esposa, sino para sí mismo.
İki kameram var.Tengo dos cámaras.
Babam bir kamera satın aldı.Papá compró una cámara.
Benim kameramı gördünüz mü?¿Habéis visto mi cámara?
Benim kameramı kullandınız mı?¿Habéis usado mi cámara?
İyi bir kamera aldım.Compré una cámara buena.
İyi bir kameran var.Tienes una cámara buena.
Kameraya gülümseyin lütfen.¡Sonría a la cámara, por favor!
Bu kamera kaç para?¿Cuánto vale esta cámara?
Onun iyi bir kamerası var.Él tiene una buena cámara.
Kameramı arıyorum.Estoy buscando mi cámara.
Kameram suya dayanıklıdır.Mi cámara es resistente al agua.
Kaç tane kameran var?¿Cuántas cámaras tienes?
İki gün önce bir kamera aldım.Hace dos días compré una cámara.
Bu kamerayı nasıl kullanacağını biliyor musun?¿Sabe cómo utilizar esta cámara?
Bir kamera satın aldım.Compré una cámara.
Bu iyi bir kamera.Esta es una buena cámara.
O iyi bir kamera.Es una buena cámara.
Bu, mağazadaki en iyi kamera.Esta es la mejor cámara de la tienda.
Çok fazla kameram var.Tengo muchas cámaras.
Eğer Tom isterse video kameramı kullanabilir.Tom puede usar mi cámara de vídeo si quiere.
Kameranı nereye koydun?¿Dónde pusiste tu cámara?

İlgili Sayfalar