Ana içeriğe geç
Sözlük

kam ile cümle

kam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Gölün yanında kamp yaptık.We camped on the side of the lake.
Lütfen bana bundan daha ucuz olan bir kamera gösterebilir misin?Could you please show me a camera that's cheaper than this one?
Lütfen bana bundan daha ucuz bir kamera gösterir misin?Would you please show me a camera that is less expensive than this one?
O kamerayı Japonya'da iken satın aldı.She bought that camera while she was in Japan.
Bu kimin kamerasıdır?Whose camera is this?
Bu kameranın nasıl kullanıldığını bana gösterir misin?Will you show me how to use this camera?
Kampüste alkole izin verilmez.No alcohol is allowed on campus.
Bir kamera satın aldım.I bought a camera.
Bu onun fotoğraf çektiği kamera.This is the camera he took the picture with.
Bir kamyonum var.I have a truck.
Lanet kamerayı kapat!Turn off the damn camera!
Işıklar, kamera, aksiyon!Lights, camera, action!
Tom kamp yerine döndü.Tom returned to the campsite.
Tom hiç kamyon sürmedi.Tom had never driven a truck.
O bir kamyon kullanıyor.He drives a truck.
O bir pikap kamyon kullanıyor.He drives a pickup truck.
O bir kamyonet kullanıyor.He drives a pickup truck.
Bir çingene ailesi karavanlarıyla birlikte kamp yapıyordu.One gypsy family with their caravan was encamped.
Bu kamyonun sahibi kim?Who owns this truck?
Yaz kampında buluştuk.We met at summer camp.
Bu iyi bir kamera.This is a good camera.
O iyi bir kamera.It is a good camera.
Bu kamyon en fazla 5 ton yük taşıma kapasitesine sahip.This truck has a maximum load of 5 tons.
Tom kamp ateşine yakın oturuyor.Tom is sitting by the campfire.
Karavan kampında yaşıyor.He lives in a trailer park.
Kamuoyu cevapları istiyor.The public demands answers.
Bir kamyon sürüyorum.I am driving a truck.
Tom kamyoneti park ediyor.Tom is parking the van.
Tom kendi kamerasıyla bir resim çekti.Tom took a picture of his own camera.
Tom yeni kamerasıyla eski kamerasının fotoğrafını çekti.Tom took a picture of his old camera with his new camera.
Kameraların önünde gülemiyorum.I cannot laugh in front of the cameras.
Onlar yüksek hızlı bir kamera kullandılar.They used a high-speed camera.
Kamyonları garaja doğru sürüyoruz.We are driving the trucks into the garage.
Güneş göz kamaştırıcıdır.The sun is blinding.
Kamal henüz kitabı okumadı.Kamal hasn't read the book yet.
O kamu hizmeti cezasına çarptırıldı.He was sentenced to community service.
O, nasıl kamyon süreceğini bilir.He knows how to drive a truck.
Duvarcı, öğle yemeğini kamyonunda yiyor.The mason is having lunch in his truck.
Kamerun'a Fransızcada "Cameroun" denir.Cameroon is called "Cameroun" in French.
O, Norveç'te kamyon sürücüsü olarak çalıştı.He worked as a truck driver in Norway.
O bu kamyonu Polonya'dan satın aldı.He bought this truck from Poland.
Ben bir kamyon şoförüyüm.I'm a truck driver.
Tom'un kaç tane kamerası var?How many cameras does Tom have?
Bir kamyonun kaç tekerleği var?How many wheels does this truck have?
Tom bize kamaraya varır varmaz yemek yiyeceğimizi söyledi.Tom told us that we would eat as soon as we got to the cabin.
Tom yeni bir kamyonet satın aldı.Tom bought a new pick-up.
Bizimle kamp yapmaya gidebilseydin, sanırım hepimiz eğlenirdik.If you were able to go camping with us, I think we'd all have fun.
Kamyonetten in.Get out of the van.
Kamyonete bin.Get in the van.
Hayattaki yegâne gizem, kamikaze pilotlarının neden kask taktığıdır.The only mystery in life is why the kamikaze pilots wore helmets.
Tom bir kamyon kullanıyor.Tom is driving a truck.
Tom kamyona yükleme yapmayı bitirdi.Tom finished loading the truck.
Tom kamerası için etrafına bakındı.Tom looked around for his camera.
Tom onun kamerasını kaptı ve dışarıya gitti.Tom grabbed his camera and went outside.
Bir ayakkabı kutusuyla, bir iğne deliği kamerası yapabilirsiniz.You can build a pinhole camera with a shoe box.
Tom Mary'ye kendi kamerasını nereye koyduğunu sorması gerekiyor.Tom says he needs to ask Mary where she put his camera.
Onları nerede kamufle ettin?Where did you dazzle them?
Lütfen kamyonet kapısını kaydırarak açar mısın?Would you please slide the van door open?
Tom'u pikap kamyonumun arkasında hastaneye götürdüm.I took Tom to the hospital in the back of my pickup truck.
Kamyonda olacağım.I'll be in the truck.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kam ile cümle - Sayfa 9 - kam kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App