Ana içeriğe geç
Sözlük

kam ile cümle

kam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom neredeyse damperli bir kamyon tarafından eziliyordu.Tom was almost run over by a dump truck.
Tom, kamyon yeni arabama çarptığı zaman ona hayran oluyordu.Tom was admiring my new car at the time the truck crashed into it.
Eğer Tom isterse video kameramı kullanabilir.Tom may use my video camera if he wants to.
Tom benim video kameramı kullanmak isterse kullanabilir.Tom may use my video camera if he wants to.
Tom, eğer isterse video kameramı kullanabilir.Tom may use my video camera if he likes.
Tom sahilde kamp yapmayı sever.Tom likes camping on the beach.
Tom kamp ateşinde yemek pişirmeye alışkındır.Tom is used to cooking on a campfire.
Tom bir kamyon şoförü.Tom is a truck driver.
Tom'un üç kamerası var.Tom has three cameras.
Tom'un güzel bir kamerası var.Tom has a nice camera.
Kampa son gittiğinde Tom bir sürü sivrisinek ısırıklarına maruz kaldı.Tom got a lot of mosquito bites the last time he went camping.
Tom her yaz kampa gider.Tom goes camping every summer.
Tom bir kamyon tarafından çarpılmış gibi hissetti.Tom felt like he'd been hit by a truck.
Tom'un kampa gitmekten hoşlanan hiç arkadaşı yok.Tom doesn't have any friends who like to go camping.
Tom pahalı bir kamera istemiyordu.Tom didn't want an expensive camera.
Tom hangi kamerayı alacağına karar veremedi.Tom couldn't decide which camera to buy.
Tom kamp torbasını omuzunda taşıdı.Tom carried the duffle bag on his shoulder.
Tom hangi kamerayı alacağına karar veremiyor.Tom can't decide which camera to buy.
Tom bir kamyon tarafından ezilmenin eşiğine gelmişti.Tom came close to being run over by a truck.
Tom neredeyse bir kamyon tarafından eziliyordu.Tom came close to being run over by a truck.
Tom her yıl iki veya üç kamera satın alır.Tom buys two or three cameras every year.
Tom bu kamerayı eşi için değil, kendisi için satın aldı.Tom bought this camera for himself, not for his wife.
Tom, bu kamerayı makul bir fiyata satın aldı.Tom bought this camera for a reasonable price.
Tom onların her birine bir kamera satın aldı.Tom bought them each a camera.
Tom geçen yıl birkaç kamera satın aldı.Tom bought several cameras last year.
Tom kamerasını yaklaşık üç ay önce bu mağazada satın aldı.Tom bought his camera at this store about three months ago.
Tom kendine bir kamera satın aldı.Tom bought himself a camera.
Tom her birine bir kamera satın aldı.Tom bought each of them a camera.
Tom, çok iyi bir kamera satın aldı.Tom bought a very good camera.
Tom çok pahalı bir kamera satın aldı.Tom bought a very expensive camera.
Tom çok ucuz bir kamera satın aldı.Tom bought a very cheap camera.
Tom gezisinde almak için küçük bir kamera satın aldı.Tom bought a small camera to take on his trip.
Tom dün bir kamera satın aldı.Tom bought a camera yesterday.
Tom, aşırı fiyatlı bir kamera aldı.Tom bought a camera that was over-priced.
Tom Japonya'da yapılmış bir kamera satın aldı.Tom bought a camera that was made in Japan.
Tom satılık bir kamera aldı.Tom bought a camera on sale.
Tom eBay'da bir kamera aldı.Tom bought a camera on eBay.
Tom kamerayı alalı çok uzun zaman olmadı.Tom bought a camera not too long ago.
Tom sizinki gibi bir kamera satın aldı.Tom bought a camera like yours.
Tom sadece birkaç gün önce bir kamera aldı fakat çoktan kaybetti bile.Tom bought a camera just a couple of days ago, but he's already lost it.
Tom benim için bir kamera satın aldı.Tom bought a camera for me.
Tom, 500 dolara bir kamera satın aldı.Tom bought a camera for 500 dollars.
Tom buradan çok uzak olmayan bir mağazadan bir kamera satın aldı.Tom bought a camera at a store not too far from here.
Tom indirimli satışlarda bir kamera aldı.Tom bought a camera at a bargain sale.
Tom bir kamera ve sehpa aldı.Tom bought a camera and tripod.
Tom kampa güvenle geldi.Tom arrived at the camp safely.
Bu Tom'un resim çektiği kameradır.This is the camera that Tom took the pictures with.
Bu kamera, Tom'unki.This camera is Tom's.
Bu kamera Tom'unki, deği mi?This camera is Tom's, isn't it?
Bu kamera, Tom'un favorisi.This camera is Tom's favorite.
Bu, Tom'un geçen Perşembe aldığı kameradır.This camera is the one that Tom bought last Thursday.
O gün, Tom alabildiği kadar çok sayıda kamera aldı.That day, Tom bought as many cameras as he could afford.
O kamera Tom'un en değerli eşyası.That camera is Tom's most prized possession.
O kamera Tom'un en değerli varlığı.That camera is Tom's most prized possession.
Tom Mary'nin sahip olduğu kameranın onunki olduğundan emindi ama değildi.Tom was positive that the camera Mary had was his, but it wasn't.
Tom Mary'ye kamerasını ödünç verdi.Tom lent Mary his camera.
Tom kamerasını Mary'ye ödünç verdi.Tom lent his camera to Mary.
Tom Mary'nin bizimle kampa gelip gelmeyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know if Mary will go camping with us or not.
Tom'un Mary'den video kamerasını ona ödünç vermesi için isteme cesareti yok.Tom doesn't have the courage to ask Mary to lend him her video camera.
Tom Mary'nin sahip olduğu kameranın aynısını aldı.Tom bought the same camera that Mary has.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod