Kamerayla/fotoğraf makinesiyle ne yaptın?What did you do with the camera?
Benim gözüm kamaştı.I was dazzled.
"Bu kamera ne kadar değer? " " Yaklaşık 100 dolar. ""How much is this camera worth?" "About 100 dollars."
Kamerayı dikkatsizce otobüste unuttu.He carelessly forgot the camera on the bus.
Önceki gün bir kamera kaybettim.I lost a camera the day before that.
Video kamerayı şu gruba yönlendirin.Aim the video camera at that group.
Askerler kamufle üniformalarla yürüdüler.The soldiers march in camouflaged uniforms.
Sokak büyük bir kamyon tarafından tıkanmıştı.The street was blocked by a huge truck.
Tom geçimini sağlamak için bir kamyon sürmektedir.Tom drives a truck for a living.
Mobilyamızı taşımak için bir kamyon kiraladık.We rented a truck to move our furniture.
Tom'un favori aracı bir 1960 Ford kamyondur.Tom's favorite vehicle is a 1960 Ford truck.
Beni ilkel bir ormanda yalnız bırakarak kampa geri döndün.You went back to the camp leaving me alone in the primeval forest.
Yeni kameranla çok sayıda resim çekebileceksin.You'll be able to take many pictures with your new camera.
Bu kamera ile ne yapacaksın?What will you do with this camera?
Kim Kardashian Türkiye karşıtı bir kampanya başlattı, bundan dolayı onu asla beğenmiyorum.Kim Kardashian started a campaign against Turkey, so I never like her.
Kamp gezisi gerçekten çadırdaydı.The camping trip was really in tents.
Kampanyayı unut. O tür şirket politikası neredeyse değişmez.Forget about the campaign. That kind of company policy is practically unchangeable.
Kıyı boyunca geçici kamplar yaptılar.They made temporary camps along the coast.
Gece kamp ateşinde oturdular.They sat at their campfires at night.
Onlar kamu sokaklarında, otobüslerde ya da trenlerde uyudu.They slept on public streets, buses, or trains.
Çok kampanya yapmayı reddetti.He refused to do much campaigning.
İstek başkanlık kampanyasında sıcak bir siyasi sorun haline geldi.The request became a hot political issue in the presidential campaign.
Kamuoyu baskısı orduyu hareket etmesi için zorladı.Public pressure forced the army to act.
O ordu kampına döndü.He returned to the army camp.
Kamuoyu değişmeye başladı.Public opinion began to change.
Bir sürü kampanya şarkıları yazıldı.Many campaign songs were written.
1937'de bir kamu oyu araştırması yapıldı.A public opinion study was made in 1937.
1880 yılının seçim kampanyası heyecan verici değildi.The election campaign of 1880 was not exciting.
Benjamin Harrison'un kampanyası iyi organize edilmişti.Benjamin Harrison's campaign was well-organized.
Komünizm kampanyada en büyük konu oldu.Communism was the biggest issue in the campaign.
Kampanyadaki en büyük konulardan birisi vergiydi.One of the big issues in the campaign was taxes.
Koministler büyük bir askeri kampanya başlattı.The Communists launched a major military campaign.
Ewondo, Kamerun'un Ewondo kabilesi tarafından konuşulan dildir.Ewondo is the language spoken by the Ewondo tribe of Cameroon.
O mutlu bir kampçı değildi.He was not a happy camper.
Ona, gömlek cebine sığmayacak kadar büyük bir kamera aldım.She bought him a camera that was too big to fit in his shirt pocket.
Ona bir kamera satın aldı.She bought him a camera.
Sanırım uygun bir kamera almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy a decent camera.
Sanırım yeni bir kamera almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy a new camera.
Bana başka bir kamera gösterin lütfen.Please show me another camera.
Ben kameraya film koymayı unuttum.I forgot to put film in the camera.
İtalya'da kampanyanın başarılı olduğunu düşünüyor musun?Do you think the campaign was successful in Italy?
Lütfen bana kamera için bataryalar verin.Please give me batteries for a camera.
O başka bir kamyonda.He's in the other truck.
Bizim şehir polisinin sarhoş sürücüleri hedefleyen yeni bir kampanyası var.Our city police have a new campaign targeting drunken driving.
Birçok insan kampla ilgileniyor.A lot of people are interested in camping.
İyi bir video kamera alır almaz, online koymak için videolar yapmaya başlayacağım.As soon as I can get a decent video camera, I'll start making videos to put online.
Yüzlerce asker kamp ateşlerinin etrafında sessizce yemek yediler.Hundreds of soldiers ate in silence around their campfires.
Güney Amerikalı bir kampçının bir anakonda tarafından yenildiğini duydum.I heard that a South American camper was eaten by an anaconda.
Sadece bisikletini kamyonun arkasına at ve ben seni arabayla eve götüreceğim.Just throw your bicycle in the back of the truck and I'll drive you home.
Her zaman yapmak istediğim bir şey ailemle kamp yapmaya gitmek.One thing I've always wanted to do is go camping with my family.
Bizim güvenlik kameraları sahte.Our security cameras are fake.
Bu kameranın fiyatı çok yüksektir.The price of this camera is very high.
Kampüsümüzde sigara içilmesine izin verilmez.There is no smoking allowed on our campus.
Bu kamera çok pahalıdır.This camera is very expensive.
Bu kamerada hiç film yok.There isn't any film in this camera.
Kamerada film yoktur.There's no film in this camera.
Bu kamerada film yok.There's no film in this camera.
Dikkat et! Bir hız kamerası var.Watch out! There's a speed camera.
Tom'a diğer çocuklarla birlikte kampa gitmesine izin verilecek mi?Will Tom be allowed to go camping with the other children?
Tom kamp ateşinin etrafında oturan çocuklarla birlikte şarkı söylüyordu.Tom was singing with the children sitting around the campfire.