Kamerayı ver, bakayım.Give me the camera. Let me see.
Kamerayı bana ver.Give me the camera.
İşte. Kameraya çekmemi ister misin?Here, you want your piece to camera?
Bunun için kameraya ne diyeceksin?What's your piece to camera for this one, huh?
Kameramı çıkardım, defterimi çıkardım, bir sandalye çektim ve bu davranışı gözlemlemeye başladım.I took my camera, I took my notebook, took a chair, and started to observe this behavior.
Ama sadece bu ağır kamyonlardaki teknolojik tasarruf bu oranı 2/3'e kadar yükseltebilir.But just the technological savings in heavy trucks can get to two-thirds.
Kamyonlar ve uçaklar gerçekten de hidrojen veya gelişmiş biyoyakıt kullanabilirler.The trucks and planes can realistically use hydrogen or advanced biofuels.
Hatta kamyonlar doğal gaz bile kullanabilir.The trucks could even use natural gas.
Kış kamuflajıyla boyanan bu tankta "Lembitu" yazan bir tabela vardır.Painted with winter camo it has a sign that reads "Lembitu"
Kamu özel ortaklığın sahip olduğu özsermayeyi çizeyim.Let me draw their equity.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.It was recognizing that public libraries are the last vestige of public free space.
Gerçek şu ki, aile politikası olarak kameraların karşısına çıkmıyorum.I don't like this run in with the cameras, especially if it's about my personal life.
Galiba bana sarıldığında kameralar çekmiş.There are videos of you hugging me.
Tabii ki müzenin içinde bir kameradan bakmalarıLook at the girl. Of course they have to look through a bloody camera in a museum.
Kamu polisi... ...iyi bir vatandaşa... ...bunu nasıl yapabilir?The public police... to a good citizen... can you do this?
Kamu polisiiyi, nasıl bir vatandaşına bunu zor kullanarak yapabilir?How could the public police use violence against a good citizen?
Gelecek Cuma ve Cumartesi kulübümüz 2 gece 3 gün kampa gidecek.Next Friday and Saturday, our Top Spin Club is going on an MT for two nights and three days.
Bari onlara kampa gideceğini söyle.So just tell them you're going to the MT.
Seung Jo ile kampa gitmek istiyorum.I want to go with Seung Jo to the MT.
Ama bu adam akýllý Kamil.But this guy is smart Kamil
Ah Kamil ah!Ahh Kamil
Güvenlik kamerasý kasetleri VHS olurdu eskiden.The security cassettes used to be VHS.
MTA kameranıza el koyacak."The MTA will confiscate your camera."
Bu esnada oturuken kameramın bu insanlardan daha iyi muamele gördüğünü düşündüm.I thought, my camera is getting far better treatment than these people.
(muhabir- kamera kapalı) Neden?(Interviewer - off Camera) And why?
Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.And he brought in people by the truckload into big halls.
Kamburu çıkmış.The drapery falling sort of slackly over her body.
Çobanlık yaptım. kamyon şöforlüğü Fabrikada işçi olarak çalıştım. temizlikçilik yaptım.I have been a shepherdess, a truck driver, a factory worker, a cleaning lady.
Bir görüş, güzel sanatlar için kamu desteğini büyük ölçüde azaltmak.One idea is to drastically reduce public support for the arts.
Ancak, güzel sanatlar için kamu kaynaklarını kaldırdığımızda, bazı dezavantajlar olacak.However, once we eliminate public funding for the arts, there will be some drawbacks.
Özgürlük peşine düştük ama güvenlik kameralarıyla örülmüş bir dünyada yaşıyoruz.We've pursued freedom, but we now live in a world that is more monitored by CC TV cameras.
Öğrendimki bu çok doğruymuş, bu kampanya üzerinde dünya çapında çalışma yaptık.I found out that's very true, working on this campaign worldwide.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.I hunched my shoulder, I picked my backpack up again and I started walking.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, sırt çantamı aldım ve Wisconsin Üniversitesine gittim.I hunched my shoulder, I got my backpack and I went on to the University of Wisconsin.
Orada bu kampanya vardı.We know they had this campaign.
Eğitim kampanyaları olduğu da doğru.It's true that they had an education campaign.
Bu kampanyayı tekrarlamak için çok fazla para harcıyoruz,We're spending so much money to try to replicate this campaign.
Ağabeyi bir taksi sırasında bir kamyon tarafından çarptı.His older brother got hit by a truck while in a taxi.
Hatta, demokratik olmayan hükümetler bile kamuoyunu daha çok önemsemekte.And even non-democratic governments are more sensitive to public opinion.
Kızlardan birinin kamerada babasının gözlerine bakıpI'll never forget that one girl looked in her father's eyes with that camera and said,
Kameramanı öldüremeyi.We can't be killing camera men.
Sen de takmadığını söyledin. - Burası kamuya ait. Polis misin?What is this big wheel called?
Önemli olan, kameramı çıkarmadan bile önceI have been walking around London
Hah! Belki de kamuya açık alanlarda film çekebilirsin.He was abusive to me!
Ben, kamuya ait bir alanda duran normal bir insanım.No? Why not?
Ayrıca Ulusal Kamu Radyosundaki bir editörle ulusal bazda tartışılan bir hikayeyi ele aldı.And she worked with an editor at National Public Radio to try to get a story aired nationally.
Odada dört adet gizli kamera var ve altı gizli mikrofon.[♪] The place is rigged with four hidden cameras and six concealed microphones.
Burası Arktik Okyanusu'ndaki balina kampı.This is out at whale camp, on the Arctic Ocean.
Yirmi dort yasinda bir kamyon surucusu.A 24-year-old truck driver.
McKnight'ın konvoyu hedefe gidecek ve esirleri kamyonlara bindirecek.Two tier-one personalities may be present:
Kamyona binip uzaklaşın. -Ama ben vuruldum yarbayım. -Herkes vuruldu.Sergeant Sanderson and a small Delta team...
Burada farkı yaratan şey mucit ve girişimci Dean Kamen'in söylediğine göre;What's going to make the difference here is what Dean Kamen said, the inventor and entrepreneur.
Kamu hizmetlerinde devrim yaratabilir.It could revolutionize the public services.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.And he pointed to the busloads of tourists that would show up everyday, with cameras ready usually.
Bu edinim, kamuya ait olan bir şeyin koleksiyona girişinin ilk örneğiydiIt was the first example of an acquisition of something that is in the public domain.
Mısır, şeker kamışı ve yengeç çimi.Corn, sugarcane, and crab grass.
Elektrik gibi temel kamu hizmetlerini alabilirler.They can get basic utilities like electricity.
En etkili sigara karşıtı kampanya buydu.The most effective anti-smoking ad was this one.
Kameramana da.Get the cameraman.
"Çünkü o nişanlanmasına yaşındayken gününde göndermek olacağını söyledi kamuya ilan etti."Because she has said that she would send it on the day when the betrothal was publicly proclaimed.