Sami mobilyalarını taşımak için kendi kamyonunu kullandı.Sami used his own truck to transport his furniture.
Sami bir balıkçının kamp yerindeydi.Sami was at a fisherman's campground.
Tom bir kamyon şoförü idi.Tom was a trucker.
Tom bir kamyon şoförüydü.Tom was a trucker.
Tom kamerasını erkek kardeşine gösteriyor.Tom shows his camera to his brother.
Tom kamerasını Mary'ye gösterdi.Tom showed his camera to Mary.
Tom, bir yarış arabası sürücüsü olmadan önce bir kamyon şoförüydü.Tom was a truck driver before he became a race car driver.
Kampus polisini çağırdı.She called the campus police.
Kampus polisini aradı.She called the campus police.
Hava kararıyor. Kampı kuralım.It's getting dark. Let's set up the camp.
Sami ve Leyla kamp yapmaya gittiler.Sami and Layla went camping.
Maalesef kameramın pilini bulamıyorum.Unfortunately, I cannot find the battery for my camera.
Ne yazık ki kameramın bataryasını bulamıyorum.Unfortunately, I cannot find the battery for my camera.
Tom kampüsteydi.Tom was on campus.
Tom bir kamera çaldı.Tom stole a camera.
Bir kamyonu sürebilir misin?Can you drive a truck?
Sami'nin bir dondurma kamyonu var.Sami has an ice-cream truck.
Şimdi kamyonu alamazsın.You cannot overtake the truck now.
Tom kamyonete bindi ve yola çıktı.Tom got into the truck and drove off.
Kampüs güzeldir.The campus is beautiful.
Tom kamyona bindi ve sürdü.Tom climbed into the truck and drove off.
Bu kampüs güzel.This campus is beautiful.
Benim öğretmenlik yaptığım üniversitenin güzel bir kampüsü var.The university where I teach has a beautiful campus.
Tom kamerasını bir gitar için sattı.Tom traded his camera for a guitar.
Keşke seninle kampa gidebilsem.I wish I could go camping with you.
Tom mutlu bir kampçı değil, değil mi?Tom isn't a happy camper, is he?
Tom kampa geri döndü.Tom walked back to the camp.
Tom yeni bir kamyon aldı.Tom bought a new truck.
Tom'un kamyoneti yüklemesine yardım et.Help Tom to load the truck.
Tom geçen hafta sonu kampa gittiğini söyledi.Tom said you went camping last weekend.
Arkadaşlarından herhangi birinin bir kamyonu var mı?Do any of your friends have a truck?
Sen ve ben birlikte kamp yaptığımızdan beri bir süre oldu.It's been a while since you and I've gone camping together.
Birkaç hafta sonu sonra arkadaşlarımdan bazılarıyla kamp yapmayı planlıyorum.I plan to go camping with some of my friends the weekend after next.
Hiç bir kamyon sürdün mü?Have you ever driven a truck?
Kamp çantan sugeçirmez mi?Is your pack waterproof?
Kamp çantan su geçiriyor mu?Is your pack waterproof?
Tom kamyonun sürücü koltuğuna tırmandı.Tom climbed into the driver's seat of the truck.
Tom Mary ile kamp gezisine gitti.Tom went on a camping trip with Mary.
Tom babasıyla kamp gezisine gitti.Tom went on a camping trip with his father.
Tom hiç kamyon sürmediğini söylüyor.Tom says he's never driven a truck.
Geçen hafta sonu kampa kimle gittin?Who did you go camping with last weekend?
Tom, Avustralya’dayken kamerasını kaybetti.Tom lost his camera when he was in Australia.
Sami kamerayı kapattı.Sami turned off the camera.
Sami'nin kamerayı açık tutması gerekiyordu.Sami should have kept the camera on.
Leyla göz kamaştırıcı başörtüleri satıyordu.Layla was selling gorgeous hijabs.
Tabanı motive edecek bir kampanya sloganına ihtiyacımız var.We need a campaign slogan that'll really energize the base.
Tom mobilyaları kamyona yüklememize yardım edecek.Tom will help us load the furniture onto the truck.
Kamyonu yüklememe yardım et.Help me to load the truck.
Kamyona yüklememe yardımcı ol.Help me to load the truck.
Benim işim toplantı sırasında alınan kararları kamuoyuna duyurmak.My job is to publicize the decisions made during the meeting.
Yaz kampına katılmak istiyorum.I would like to join the summer camp.
Bu kamera kimin?Whose is this camera?
Kameramı çaldın.You stole my camera.
Kamyon sürebilirim.I can drive a truck.
Bu kutuların hepsini kamyona yükleyin.Load all these boxes onto the truck.
Bu kolilerin tamamını kamyona yükleyin.Load all these boxes onto the truck.
Kameraya dokunma.Don't touch the camera.
Mülteci kampları haddinden fazla kalabalık.The refugee camps are overcrowded.
Sığınmacı kampları aşırı kalabalık.The refugee camps are overcrowded.
Bu kampüste kaç tane kafeterya var?How many cafeterias are on this campus?