Tom kutuları kamyona yükledi.Tom loaded the boxes onto the truck.
Tom bu hafta sonu kamp yapmayacak.Tom won't go camping this weekend.
Tom bir kamera satın almayacak.Tom isn't going to buy a camera.
Tom'un kamyoneti oraya park edildi.Tom's van is parked over there.
Yeni bir kamera satın alacağım.I'm going to buy a new camera.
Tom'un yeni bir kamyonu var.Tom has a brand-new truck.
Tom kamyonu durdurdu.Tom stopped the truck.
Tom kamyonette.Tom is in the van.
Hem Tom hem de Mary kamp yapmaktan hoşlanıyor.Both Tom and Mary like camping.
Tom ve Mary ikisi de kamp yapmaktan hoşlanıyor.Tom and Mary both like camping.
Tom, önümüzdeki hafta sonu kampa gitmeyeceğini söyledi.Tom said that he wasn't going to go camping next weekend.
Tom, Mary'nin önümüzdeki hafta sonu kampa gideceğini söyledi.Tom said that Mary was going to go camping next weekend.
Tom, Mary'nin önümüzdeki hafta sonu kampa gitmeyeceğini söyledi.Tom said that Mary wasn't going camping next weekend.
Tom, önümüzdeki hafta sonu kamp yapmayacağını söyledi.Tom said that he wasn't going camping next weekend.
Bir kamyon şöföründen çok bir taksi şoförü olmayı tercih ederim.I'd rather be a taxi driver than a truck driver.
Tom önümüzdeki hafta sonu kampa gidecek.Tom is going to go camping next weekend.
Ne Tom ne de Mary'nin bir kamyoneti yok.Neither Tom nor Mary has a pickup truck.
Tom kamyonu yüklememe yardım edeceğini söyledi.Tom said he'd help me load the truck.
Tom kamyonu yüklemeye yardım edeceğini söyledi.Tom said he'd help load the truck.
Tom, Mary'nin kamyonu boşaltmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary unload the truck.
Tom çekici bir kamyon bekliyordu.Tom was waiting for a tow truck.
Tom çekici bir kamyon bekliyor.Tom is waiting for a tow truck.
Tom hiç kamp yapmadı.Tom has never been camping.
Tom bir kamyon kullanabilir mi?Can Tom drive a truck?
Tom çocuklarının bizimle kamp yapmasına izin vermeliydi.Tom should've let his children go camping with us.
Tom bir kamp arabasında yaşıyor.Tom lives in a camper.
Tom'un sürdüğü kamyon buzlu bir yolda kaydı ve bir ağaca çarptı.The truck Tom was driving slid on the icy road and crashed into a tree.
Tom, kamyonu bir ağaca çarptığında öldü.Tom died when his truck crashed into a tree.
Arkanı dön ve kamera için gülümse.Turn around and smile for the camera.
Tom, bizimle kamp yapmaya gitmek istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to go camping with us.
O zaman yanımda kameram yoktu.I didn't have my camera with me at that time.
Tom'un köpeği, Tom'un kamyonetinin arkasına binmekten hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom's dog seems to enjoy riding in the back of Tom's pickup truck.
Bu yaz kampa gideceğim.I'm going to camp this summer.
Tom kamp ateşinin nasıl başlatılacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to start a campfire.
Kamp yaparken iyi vakit geçirdim.I had a good time camping.
Artık Tom'la hiç kamp yapmaya gitmiyorum.I don't ever go camping with Tom anymore.
Bir kamyonetim var.I have a pickup truck.
Tom, dört tekerlekli bir kamyonet kullanıyor.Tom drives a four-wheel drive van.
Yeni bir kamyonum var.I have a new truck.
Bu kamera tamir edilmeye değmez.It isn't worth repairing this camera.
Nehrin yakınında kamp yapmak iyi bir fikir değildir.Camping so near the river isn't a good idea.
Sami kamyonunun kontrolünü kaybetti.Sami lost control of his truck.
Sami mahkumiyetini bozmak için bir kampanya başlattı.Sami launched a campaign to overturn his conviction.
Sami yıllardır kampüste yaşıyor.Sami has been living on campus for years.
Trafik kazasından sonra arabası bir vinç kamyonu tarafından çekilmek zorunda kaldı.After the traffic accident, his car had to be towed by a crane truck.
Sami kamerayı Leyla'dan çaldı.Sami stole the camera from Layla.
Sami bir mülteci kampında yaşıyordu.Sami lived in a refugee camp.
Sami gizli kameralarını kontrol etti.Sami checked his hidden cameras.
Sami kamyonuna doğru yürüyordu.Sami was walking towards his truck.
Sami bir kutu lateks eldiven çalarken kameraya yakalandı.Sami was captured on camera stealing a box of latex gloves.
Kamp ateşi etrafında dans ettiler.They danced around the campfire.
Kamera yukarıdayken Sami aşağıya bakıyor.Sami is looking down here while the camera is up there.
Sami kameraya bakıyordu.Sami was looking at the camera.
Sami kamyonun arkasına saklandı.Sami hid in the back of the truck.
Sami, kamyon şöförünün kapısını açıp kapattığını duydu.Sami heard the truck driver open and shut his door.
Sami son saniyede kamyondan atladı.Sami jumped out of the truck at the very last second.
Sami'nin arabası bir kamyona çarptı.Sami's car crashed into a truck.
Sami, Leyla'ya kamerası olan bir telefon verdi.Sami gave Layla a phone that had a camera.
Sami bir kamuflaj ceketi giyiyordu.Sami was wearing a camouflage jacket.
Sami hâlâ kampüste bir yerdeydi.Sami was still somewhere on campus.