Tom kamera için gülümsedi.Tom smiled for the camera.
Tecavüz, üniversite kampüslerinde ciddi bir sorundur.Rape is a serious problem on college campuses.
Tecavüz, üniversite kampüslerinde ciddi bir sorundurRape is a serious problem on college campuses.
Kamyonet yeşil renge boyandı.The van was painted green.
Tom, bir kamyonu nasıl kullanacağını öğrenmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to learn how to drive a truck.
Tom bir kamyon kullanmayı öğrenmek istediğini söylTom says he wants to learn to drive a truck.
Bizimle kamp yapmaya gitmek istiyor musun?Do you want to go camping with us?
Bizimle kamp yapmaya gitmek istemiyor musun?Don't you want to go camping with us?
Gelecek hafta sonu bizimle kampa gitmek ister misin?Do you want to go camping with us next weekend?
Tom bizimle kamp yapmaya gitmek istediğini söyledi.Tom said he wanted to go camping with us.
Bu boyutta bir kamyonu park edecek bir yerin var mı?Do you have room to park a truck this size?
Sami kamyonunda donarak ölmüş bulundu.Sami was found frozen to death in his truck.
Çöp kamyonu burada.The garbage truck's here.
Şu kamerayı bana ver.Give me that camera.
Kamuoyu, destekçiler ve muhalifler olarak keskin bir şekilde bölündü.Public opinion has been sharply divided into supporters and opponents.
Kameranı getirmiyor musun?Aren't you bringing your camera?
Leyla, Sami'yi kamp gezisine götürdü.Layla took Sami on a camping trip.
Leyla sigarasını Sami'nin yeni kamyonunda söndürdü.Layla put her cigarette out on Sami's new truck.
Tom'un bizimle kampa gitmek istemediğini ne zaman öğrendin?When did you find out that Tom didn't want to go camping with us?
Biyolog, kartalların yuvasına bir kamera yerleştirdi.The biologist installed a camera inside the eagles' nest.
Tom çöp kamyonu kullanıyor.Tom drives a garbage truck.
Kamyonumu tamir edebilir misin?Can you fix my truck?
Sami kampüsteydi.Sami was on the campus.
Ve kameram nerede?And where's my camera?
Kılavuz kameranın tüm ayrıntılarını anlatmaktadır.The instruction manual describes all the particulars of the camera.
Erkek kardeşin geçen hafta pembe bir kamyonet aldı.Your brother bought a pink truck last week.
Yağmur yağmaya başlamadan önce bu kamyonu boşaltmamız gerekiyor.We've got to unload this lorry before it starts to rain.
Kamuoyu savaşa karşı çıktı.Public sentiment turned against the war.
O, kamera görüntüsünü kare kare gözden geçirdi.He reviewed the footage frame by frame.
Hem Tom hem de ben kamp yapmayı severiz.Both Tom and I like camping.
Tom Mary'ye eski kamerasını verdi.Tom gave Mary his old camera.
Tom'un neden bizimle kampa gidemediğini bilmiyordum.I didn't know why Tom couldn't go camping with us.
Tom gelecek hafta sonu bizimle kamp yapamayacağını söyledi.Tom said he couldn't go camping with us next weekend.
Kampa gitmeyi seven hiçbir arkadaşım yok.I don't have any friends who like to go camping.
Bacağım incimeseydi seninle kamp yapmaya giderdim.I'd go camping with you if my leg didn't hurt.
Tom kamyonun hâlâ yüklendiğini söylüyor.Tom says the truck is still being loaded.
Tom'la kampa gitmek istemedim.I didn't want to go camping with Tom.
Tom ile kamp yapmaya gitmek istedim.I wanted to go camping with Tom.
Tom, asla bir kamyon sürmediğini söyledi.Tom said he's never driven a truck.
Tom'un kamyonu çamurda sıkışmış.Tom's truck got stuck in the mud.
Kamyonun geldiğini görmedim.I didn't see the truck coming.
Tom kamyonundan indi ve kaçtı.Tom got out of his truck and ran.
Tom ve ben beraber kampa gittik.Tom and I went camping together.
Tom, kampüste çok popüler.Tom is very popular on campus.
Tom kamp yaparak iyi vakit geçirdi.Tom had a good time camping.
Tom, Mary'nin kamyonu yüklemesine yardımcı oldu.Tom helped Mary load the truck.
Senin kamyonun nerede?Where's your truck?
Tom'un ailesi kamp gezisine çıktı.Tom's family went on a camping trip.
Tom ve ben birlikte kamp yapabiliriz.Tom and I might go camping together.
Tom, 2013'ten beri kampa gitmedi.Tom hasn't gone camping since 2013.
Boston'da kameramı kaybettim.I lost my camera in Boston.
Bu kamera pahalıydı.This camera was expensive.
Tom kamyonetini maviye boyadı.Tom painted his van blue.
Bir kamera satın almak istiyorum.I'd like to buy a camera.
Tom'un en sevdiği şeylerden biri kamp yapmaktır.One of Tom's favorite things to do is camping.
Tom muhtemelen tek başına kampa gitmezdi.Tom wouldn't likely go camping by himself.
Tom en son ne zaman bir kamyon kullandı?When was the last time Tom drove a truck?
Tom çocuklarını bir kamp gezisine çıkardı.Tom took his children on a camping trip.
Tom kutuları kamyona taşıdı.Tom carried the boxes out to the truck.
Tom kutuları kamyondan boşalttı.Tom unloaded the boxes off the truck.