Eğer tüpler orada kalsaydı tekrar şarkı söylememe imkan yoktu.אם הם היו נשארים בגרון שלי, אין סיכוי שהייתי שרה אי פעם.
Eğer tüpler orada kalsaydı tekrar şarkı söylememe imkan yoktu.وان اضطروا لإبقائها .. فإنه من المحال ان استطيع الغناء مجدداً
Eğer tüpler orada kalsaydı tekrar şarkı söylememe imkan yoktu.そこでクリニックでも名高い
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Aj keby som sa mala plaziť, dostanem sa tam.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Anche se devo strisciare, arriverò lì.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Även om jag skulle kräla, så skulle jag komma dit.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Chiar daca trebuie sa ma tarasc o sa ajung acolo.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Cho dù có phải bò đi nữa, mình cũng sẽ tới đó.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Ha mászva is, de megcsinálom.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.I kdybych se měla plazit, dostanu se tam.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.기어서라도 갈거야.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Même si je dois ramper, j'y arriverai.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Nawet gdybym miała się czołgać to tam dojdę
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Selbst wenn ich dort hin kriechen muss, komme ich an.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Selv hvis jeg skulle kravle, ville jeg nå dertil
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Tudi če bi morala tja prileziti, prišla bom.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Vaikka minun täytyy ryömiä, minä pääsen sinne.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Walaupun aku harus merangkak, aku tetap harus bisa melakukannya.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Zelfs als ik moet kruipen, ik zal het halen.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Ακόμα και αν πρέπει να συρθώ, θα φτάσω εκεί.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Даже если мне придётся ползти, я дойду до туда.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Дори и да пълзя, ще стигна до там.
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım..אפילו אני צריכה לזחול, אני אגיע לשם
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.حتى لو كان لا بد لي من الزحف ، سوف أصل الى هناك
Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.私も!
Geç kalsaydım ne olacaktı?Bagaimana jika aku terlambat?
Geç kalsaydım ne olacaktı?Co by było gdybym się spóźnił?
Geç kalsaydım ne olacaktı?E se arrivavo tardi?
Geç kalsaydım ne olacaktı? Hadi gidelim.¿Y si hubiera llegado tarde?, vamos.
Geç kalsaydım ne olacaktı? Hadi gidelim.¿Y si hubiera llegado tarde?, vamos.
Geç kalsaydım ne olacaktı?Mi lett volna, ha későn jövök?!
Halime sevinme, ey düşmanım! Düşsem de kalkarım. Karanlıkta kalsam bile RAB bana ışık olur.Glæd dig ej over mig, min Fjende! Thi jeg faldt, men står op; om end jeg sidder i Mørke, er HERREN mit Lys.
Halime sevinme, ey düşmanım! Düşsem de kalkarım. Karanlıkta kalsam bile RAB bana ışık olur.나의 대적이여 나로 인하여 기뻐하지 말지어다 나는 엎드러질지라도 일어날 것이요 어두운데 앉을지라도 여호와께서 나의 빛이되실 것임이로다
Halime sevinme, ey düşmanım! Düşsem de kalkarım. Karanlıkta kalsam bile RAB bana ışık olur.Neraduj se ze mne, nepřítelkyně má. Upadla-liť jsem, povstanu; sedím-liť v temnostech, svítí mi Hospodin.
Halime sevinme, ey düşmanım! Düşsem de kalkarım. Karanlıkta kalsam bile RAB bana ışık olur.Ne veséli se nad menoj, sovražnica moja! ako sem padel, zopet vstanem; ako sedim v temi, GOSPOD mi je luč.
Halime sevinme, ey düşmanım! Düşsem de kalkarım. Karanlıkta kalsam bile RAB bana ışık olur.Не радуйся ради меня, неприятельница моя! хотя я упал, но встану; хотяя во мраке, но Господь свет для меня.
Halime sevinme, ey düşmanım! Düşsem de kalkarım. Karanlıkta kalsam bile RAB bana ışık olur.אל תשמחי איבתי לי כי נפלתי קמתי כי אשב בחשך יהוה אור לי׃
Halime sevinme, ey düşmanım! Düşsem de kalkarım. Karanlıkta kalsam bile RAB bana ışık olur.لا تشمتي بي يا عدوّتي. اذا سقطت اقوم. اذا جلست في الظلمة فالرب نور لي.
Halime sevinme, ey düşmanım! Düşsem de kalkarım. Karanlıkta kalsam bile RAB bana ışık olur.我 的 仇 敵 阿 、 不 要 向 我 誇 耀 . 我 雖 跌 倒 、 卻 要 起 來 . 我 雖 坐 在 黑 暗 裡 、 耶 和 華 卻 作 我 的 光
Halime sevinme, ey düşmanım! Düşsem de kalkarım. Karanlıkta kalsam bile RAB bana ışık olur.我的仇敵阿 、 不 要 向 我 誇耀 . 我 雖 跌倒 、 卻要 起來 . 我 雖坐 在 黑暗裡 、 耶和華 卻作 我 的 光
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Bude ti lepšie zostať v škole.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin. Bunları şaka olsun diye söylemiyorum. Bu biraz da dayanıklılık meselesi.Але я не жартую з цього приводу, і тут йдеться про проблеми з твердістю характеру.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin. Bunları şaka olsun diye söylemiyorum.אבל אני לא צוחק על חלק מזה,
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Du har bare at blive i skole.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.É melhor ficares na escola."
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Faresti meglio a rimanere a scuola.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Lepiej żebyś został w szkole.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Mai bine să nu pleci."
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Nee, je maakt af waar je aan begonnen bent.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Nein, bleib in der Schule.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Nej, du ska stanna i skolan.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Nem, az iskolában kell maradnod.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.No. Mejor sigo en la escuela.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Tốt hơn hết là bạn nên ở trường.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Tu ferais mieux de rester à l'école.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Καλύτερα να μείνεις στο πανεπιστήμιο.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Нет, тебе лучше оставаться в школе.
Hayır, okulda kalsan iyi edersin.唔得,你要留返喺學校
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Daca intram, atunci inima mea, am crezut ca o sa doara atat de tare aici.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Gdybym weszła, wtedy moje serce, myślałam, że chyba by mi pękło.