Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Hun var næsten hysterisk da hun kiggede på mig og sagde,
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?절 바라보며 이렇게 말할 때, 엠마는 거의 발작 상태 같았어요.
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Neměla daleko k hysterii, když se na mě podívala a řekla: "Kdo za mnou přijde, když budu mít autonehodu?
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Privea cu disperare când s-a uitat la mine și a spus:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Sie war fast hysterisch, als sie mich ansah und sagte:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Szinte hisztérikus volt, ahogy rám nézett, és azt mondta:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Ze was bijna hysterisch toen ze me aankeek en zei:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Έκανε σχεδόν σαν υστερική όταν με κοίταξε και μου είπε,
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Её всю трясло, когда она взглянула на меня и спросила:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Тя беше почти пред истерия, когато ме погледна и каза:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?У неї була майже істерика, коли вона поглянула на мене і сказала:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?היא היתה כמעט היסטרית כשהיא הביטה בי ואמרה,
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?لقد كانت في حالة هستيرية تقريباً عندما تظرت إلي و قالت:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?「ひどい自動車事故に遭ったら 誰が来てくれるの?
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.Als ik mocht kiezen, zouden we een open-source versie hebben naast open standaarden.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.E se avessi la bacchetta magica, farei una versione open source in aggiunta agli standard aperti.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.Gdybym ja mogła wybrać, mielibyśmy oprócz otwartego standardu otwarty kod źródłowy.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.Ha választhatnék, inkább nyílt forrású verziók lennének a nyílt standardok mellett.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.저에게 바람이 있다면 공개 표준 뿐만 아니라 공개 소스 버전이 있었으면 하는 것입니다.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.Si c'était à moi de décider, l'outil aurait une version open source, en plus de standards ouverts.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.Şi dacă ar fi să îmi doresc ceva, am avea o versiune open-source pe lângă standardele deschise.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.Si yo pudiera escoger, tendríamos una versión sin costo adicional a la estándar.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.Und wenn es nach mir ginge, hätten wir zusätzlich zu offenen Standards eine Open-Source-Version.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.Και κατά τη γνώμη μου, θα μπορούσαμε να έχουμε ανοιχτού κώδικα εκδόσεις επιπρόσθετα των ανοιχτών προδιαγραφών.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.והאידיאל מבחינתי, הוא שתהיה לנו גירסת קוד פתוח נוסף על תקנים פתוחים.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.وإذا كان لدي خيار، يمكن أن يكون لدينا إصدار المصدر المفتوح بالإضافة إلى المواصفات المفتوحة.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.オープン標準に加えオープンソースのネットワークを選びます オープンソースということは
Beş parasız kalsan da sorun değil. Yap hemen.Akkor is szeretlek, ha nincs semmid, ezért tedd meg most.
Beş parasız kalsan da sorun değil. Yap hemen.Je t'aime même si tu n'as rien, alors fais-le maintenant.
Beş parasız kalsan da sorun değil.Είναι εντάξει και ας είσαι αδέκαρος.
Beş parasız kalsan da sorun değil.لا اهتم اذا افلست
Bunu yapmak zorunda kalsam bile, yanlış anlaşılmaları halletmek zorundaydım.Azért kellett ezt tennem, hogy tisztázzak egy félreértést.
Bunu yapmak zorunda kalsam bile, yanlış anlaşılmaları halletmek zorundaydım.Il fallait que je dissipe tout malentendu.
Bunu yapmak zorunda kalsam bile, yanlış anlaşılmaları halletmek zorundaydım.Ακόμα και αν πρέπει να κάνω κάτι τέτοιο, πρέπει να ξεκαθαρίσω την παρεξήγηση.
Bunu yapmak zorunda kalsam bile, yanlış anlaşılmaları halletmek zorundaydım.حتى ولو كان علي فعل هذا, كان علي توضيح سوء الفهم
Derler ki; "Aaa, gerçekten geri dönemem." Hayır, okulda kalsan iyi edersin.아이들은 이러죠, "진짜 돌아갈 수는 없는데." 맞아요, 학교에 있는 게 더 낫습니다.
Derler ki; "Aaa, gerçekten geri dönemem." Hayır, okulda kalsan iyi edersin.Те мислят, "Наистина не мога да се върна" Не. по-добре остана в училище.
Derler ki; "Aaa, gerçekten geri dönemem." Hayır, okulda kalsan iyi edersin.يفكّرون:"أنا بالفعل لا أستطيع العودة." لا، من الأفضل أن تبقى في المدرسة.
Derler ki; "Aaa, gerçekten geri dönemem." Hayır, okulda kalsan iyi edersin.決して冗談じゃありません
Derler ki eger kendi yemegimizi öldürmek zorunda kalsaydik hepimiz vejeteryan olurduk.Azt mondják, ha a húst magunknak kellene megölnünk, mind vegetáriánusok lennénk.
Derler ki eger kendi yemegimizi öldürmek zorunda kalsaydik hepimiz vejeteryan olurduk.È stato detto che se dovessimo uccidere la carne che mangiamo saremmo tutti vegetariani.
Derler ki eger kendi yemegimizi öldürmek zorunda kalsaydik hepimiz vejeteryan olurduk.Es wurde gesagt, dass, wenn wir unser Fleisch selber töten müssten, wir alle Vegetarier wären.
Derler ki eger kendi yemegimizi öldürmek zorunda kalsaydik hepimiz vejeteryan olurduk.Se spune ca daca am fi nevoiti sa ucidem pe cei ca noi, am fi cu totii vegetarieni.
Derler ki eger kendi yemegimizi öldürmek zorunda kalsaydik hepimiz vejeteryan olurduk.פעם נאמר, שאם היה עלינו להרוג את הבשר ,שאותו אנו אוכלים .אז כולנו היינו צמחוניים
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Azt mondják, ha a húst magunknak kellene megölnünk, mind vegetáriánusok lennénk.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Det har sagts att om vi var tvugna att döda vårt eget kött, så skulle vi alla vara vegetarianer.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.È stato detto che se dovessimo uccidere la carne che mangiamo saremmo tutti vegetariani.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Es wurde gesagt, dass, wenn wir unser Fleisch selber töten müssten, wir alle Vegetarier wären.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Il a été dit que si nous devions tuer notre propre viande, nous serions tous végétariens.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Jest powiedzenie, że jeśli sami zabijalibyśmy swoje mięso, bylibyśmy wszyscy wegetarianami
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Jika Telah dikatakan Bahwa kita telah membunuh daging kita sendiri, kita semua akan vegetarian.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.On sanottu, että jos joutuisimme tappamaan syömämme lihan, olisimme kaikki kasvissyöjiä.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Rečeno je bilo, da če bi morali sami ubjati naše meso, bi bili vsi vegetarijanci.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Říká se, že kdybychom si měli každý zabíjet maso co jíme, byli bychom všichni vegetariány.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Se dice, que si tubiésemos que matar a nuestro propio alimento, seríamos todos vegetarianos.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Se spune ca daca am fi nevoiti sa ucidem pe cei ca noi, am fi cu totii vegetarieni.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Η θανάτωση ενός ζώου είναι από μόνη της, μια ενέργεια προβληματική.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.Было сказано это, если мы имели убить наше собственное мясо, нас все были бы вегетарианцы.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.פעם נאמר, שאם היה עלינו להרוג את הבשר שאותו אנו אוכלים, אז כולנו היינו צמחוניים.
Eğer ben utanç içinde kalsam ve Chris utanç içinde kalsa aynı şeyi hissederiz.2人とも同じように感じるはずです ここにいる皆さんも 恥の感覚はご存知のはずです