Emeklemek zorunda kalsam da oraya ulaşacağım.Even if I have to crawl, I'll get there.
Derler ki eğer kendi yemeğimizi öldürmek zorunda kalsaydık hepimiz vejeteryan olurduk.It has been said that if we had to kill our own meat, we would all be vegetarians.
Yüzdelerde kalsak daha iyi olurduActually, I probably should've stayed in decimal world.
Bunu yapmak zorunda kalsam bile, yanlış anlaşılmaları halletmek zorundaydım.I had to do this to clear up any misunderstanding.
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?She was nearly hysterical when she looked at me and said,
Biraz daha kalsanıza !Stay a little longer!
Eğer ben utanç içinde kalsam ve Chris utanç içinde kalsa aynı şeyi hissederiz.If shame washes over me and washes over Chris, it's going to feel the same.
Ţebnem'e kalsa parti falan istemiyordu bile biliyorsun.You know,if you ask the Şebnem, she doesn't want a party.
Keþke yanýnda kalsaydým.I wish I'd stayed with you.
Oğlunun evinde kalsana.Sleep over at your son's place.
Eğer biz de sessizlik için beklemek zorunda kalsak, iletişim için önemli bir fırsatı kaçırabilirler.If we also have to wait for silence, they may miss a critical opportunity to communicate.
Bana kalsa şu an bunları bile konuşmazdık.Well, if it where up to me we wouldn't even be having this conversation.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.If I went in, then my heart, I thought it would hurt so much right here.
Beş parasız kalsan da sorun değil. Yap hemen.I like you even if you have nothing, so do it now.
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.And back here in the United States, we saw economic despair, deprivation.
Kalsaymışım dediniz.You said you should have stayed.
Dünyevi hayattan ne kadar uzak kalsan da ...Tien Yi Tong hakkında birşeyler duymuş olmalısınEven if you want to stay away from worldly matters ...you must have heard about Tien Yi Tong
Onunla kalsak iyi olur.We have to stay with her.
Geç kalsaydım ne olacaktı?What if I was late?
Elmalar için gittiğini düşündüm. Teknede kalsaydım etimiz olmayacaktı.We wouldn't have meat if I'd stayed on the boat
Bu gece kalsanız iyi olurYou better stay for a night.
Derler ki; "Aaa, gerçekten geri dönemem." Hayır, okulda kalsan iyi edersin.They're like, "I really can't come back." No.
Eğer tüpler orada kalsaydı tekrar şarkı söylememe imkan yoktu.If they stayed in, there was no way I would ever sing again.
Bana kalsaydı, açık standartlı ve açık kaynaklı versiyonuna sahip olmayı isterdim.And if I had my druthers, we would have an open-source version in addition to open standards.
Kulaklarınızı yeniler. Eğer her gün biraz sessizliğe maruz kalsanız, sürekli değil tabii,If you can encounter silence a little bit every day, not all the time,
Biraz daha kalsanýza.Stay a little longer.
Aynı odada kalsanız bile, bir şey olmayacak tarzda bir ilişki mi?Is it the kind of relationship where you two can be alone in a room and be fine?
"Kalsam mı, yoksa kaçsam mı?""Should I stay, or should I flee?"
Kendilerine kalsa izzet ve kuvvet vesilesi olsun diye, Allah'tan başka birtakım tanrılar edindiler.They have taken other gods apart from God that they might be a strength to them.
Sonra Allah cehennemdekilere der ki: “Size kalsa, dünyada kaç yıl kaldınız?” [30,55; 46,35]They will be asked: "How long did you live on the earth in terms of years?"
Bu da, bize kalsa hiçbir savaş çıkmayacağını gösteriyor.This fact indicates that there would be no wars if it were up to us.
Avrupa'da oynadıklarını görmek için yürümek zorunda kalsam bile umrumda olmaz.I don't care if I have to walk to see them play in Europe.
Başbakan görevinde kalsa da, muhalefet sandalye sayısını iki katından fazlasına çıkardı.The prime minister keeps his job, but the opposition more than doubles its number of seats.
Paris’te ne kadar uzun süre kalsa, çiçekler için Asya estetiği o kadar fazla olmuştur.The longer he was in Paris, the more he had an Asian aesthetic for flowers.
Erkekler ölene kadar doğurgan kalsa da, HPG ekseninin aktivitesi azalır.Although males remain fertile until death, the activity of the HPG axis decreases.
Tek başıma bir adada yaşamak zorunda kalsaydım,çok mutsuz olurdum.Wenn ich allein auf einer Insel leben müsste, wäre ich sehr unglücklich.
Biz ekalliyette (azınlıkta) kalsak dahi, mandayı kabul etmeyeceğiz.Und die Seele nach außen kehren/Uns ist kein Einzelnes bestimmt.
Ölsem de Bir Kalsam da Bir ve Unutulur ile büyük başarı elde etti.Wie durch ein Wunder überlebte er, noch lange zwischen Tod und Genesung schwebend.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Sie galt vorerst für ein Jahr.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Il y aurait demeuré au moins un an.
Çift bir süre ayrı kalsa da yeniden beraberdir.So what'ı kocasına yazmıştır.Quelques années plus tard, à nouveau divorcée, elle se lance dans l'écriture.
Biraz dışta kalsa da, Paris'in kentleşme açısına az da olsa hizmet ettii.Dernière gare très bien desservie en venant de Paris.
Bu sene kalsa biz bu eksiğini giderecektik.Il sortira cette année si tout va bien.
Bugün yatakta kalsan daha iyi olurdu.Sería mejor que te quedaras hoy en la cama.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Había enviudado un año antes.
Limanı işlev dışı kalsa da stratejik konumu nedeniyle ticaretinde etkili olmaya devam etti.La estación fue abierta inicialmente para el transporte de mercancías debido a su situación estratégica.
Bu maçta 120 dk. sahada kalsa da takımı penaltılarda rakibine boyun eğmiştir.Tras igualar a uno en 120' de juego tuvieron que irse a penales.
Biz ekalliyette (azınlıkta) kalsak dahi, mandayı kabul etmeyeceğiz.No discriminamos entre ellos, y nos sometemos a Él.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Un anno prima, non sarebbe potuto accadere.
Biz kalsak daha iyi.Мы лучше останемся.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Надо было год назад мне это делать!
Biz ekalliyette (azınlıkta) kalsak dahi, mandayı kabul etmeyeceğiz.Клянусь Аллахом, мы не встретили никого, кто был бы набожнее его».
Sonraki iki yıl, 1912'deki seyir Agadir krizinden dolayı yarıda kalsa da benzer çalışmalar yapılmıştır.Летом 1912 года из-за развившегося туберкулёза работу на два года пришлось прервать.
Çift bir süre ayrı kalsa da yeniden beraberdir.So what'ı kocasına yazmıştır.Пара съезжается, и через некоторое время он делает ей предложение, на которое та отвечает согласием.
Buna rağmen yapılan iddialar uzun süre gündemde kalsa da herhangi bir sonuç alınamayacaktır.وأي مبادرة يقومون بها فإنها لا تدوم طويلاً.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Parece provável que este tenha sido o caso, pelo menos um ano antes.
Doktor, kararsız kalsa da bunu kabul eder ve ekip olarak Ağustos 1947'deki Pencap'ta kendisini bulur.Embora Hesitante, ela concorda, trazendo ela e os outros ao Punjab em agosto de 1947.
Bu sene kalsa biz bu eksiğini giderecektik.Caso isto aconteça, este time é eliminado.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Hij zou zich daar minstens een jaar hebben opgehouden.
Sonraki sezon play-off'lara kalsalar da 1. Lig'e çıkamadılar.In het volgende seizoen werd Play-Off 1 niet behaald.