Şu şekilde ifade etmek daha iyi; kalpten gelip kalbe geri gidiyor.אז נכתוב את זה כך: מהלב ואל הלב.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.A když tady mluvíme o různých myšlenkách - měl tu myšlenku, věřil, že hudba musí jít od srdce.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.Chúng ta nói về những ý tưởng khác nhau ông ấy đã có một ý tưởng rằng âm nhạc nên xuất phát từ trái tim
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.E parliamo di idee differenti - lui aveva questa idea, era convinto che la musica dovesse venire dal cuore.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.És ha különböző gondolatokról beszélünk -- volt egy gondolata, hogy a zenének a szívből kell szólnia.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.Falamos de ideias diferentes. Ele tinha a ideia de que a música deve vir do coração.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.Hovoríme o rozdielnych názoroch -- on si myslel, že hudba má vychádzať zo srdca.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.Kami berbicara mengenai ide-ide yang berbeda -- dia memiliki ide bahwa musik seharusnya berasal dari hati.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.우리는 다른 아이디어에 대해 이야기합니다. 그는 음악이 마음으로부터 나와야한다는 아이디어를 가지고 있었습니다.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.Mówiąc o różnych ideach --- jego ideą było, że muzyka powinna płynąć z serca.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.Og vi taler om forskellige idéer -- han havde denne ide, at han syntes musik skulle komme fra hjertet.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.Și vorbim despre diferite idei -- el a avut această idee credea că muzica trebuie să vină din inimă.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.We praten over verschillende ideeën. Zijn idee was dat muziek uit het hart moet komen.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.Y hablamos de ideas diferentes... él tenía esta idea pensaba que la música debería venir del corazón.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.Και μιλάμε για διαφορετικές ιδέες -- αυτός είχε την ιδέα πως η μουσική πρέπει να είναι από την καρδιά.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.И мы говорим о различных идеях: у него было убеждение, он думал, что музыка должна идти от сердца.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.И тъй като говорим за различни идеи - той имал тази идея, че музиката трябва да идва от сърцето.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.Іде мова про різні ідеї - він вважав, що вдумлива музика повинна іти від серця.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.ואנחנו מדברות על רעיונות שונים -- היה לו רעיון שהוא חשב שמוזיקה צריכה לבוא מהלב.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.و نحن نتحدث عن افكار مختلفة-- وكانت لديه تلك الفكرة و هى أن الموسيقى يجب ان تنبع من القلب.
Ve farklı fikirler hakkında konuştuk -- müziğin kalpten olması gerektiğini düşünen bir fikre sahipti.彼の考えは 音楽は心から出るものでなければならないというものでした 20世紀中頃の当時